Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

Eyl19

Antalya’daki Arykanda Antik Kenti’nde 8 Odalı Dubleks Villa Bulundu

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  AntalyaArykanda Antik KentiDubleks VillaFinikevilla

Antalya’daki Arykanda Antik Kenti’nde 8 Odalı Dubleks Villa Bulundu

Antalya’nın Finike ilçesindeki Arykanda Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Pierus adında bir kişiye ait olan ve 1600 yıllık iki katlı villa kalıntıları ortaya çıkarıldı.

Topografik özellikleri nedeniyle teraslar üzerine inşa edilmiş bir antik kent olan Arykanda Antik Kenti, adını hemen eteğinde kurulu olduğu büyük kayalıktan alıyor ve “yüksek kayalığın yanındaki yer” anlamına geliyor.

Kazı Başkanı Doç.Dr. Macit Tekinalp, çoğu antik kentte kurucularının ismi yer alırken burada yer ismi verildiğine belirtiyor ve 47 yıldan beri bölgede kazı çalışmalarının devam ettiğini söylüyor.

Zevkine düşkün insanların kenti Arykanda

Arykanda Antik Kenti’nin bazı kaynaklarda “zevkine düşkün insanların yaşadığı yer” olarak bildirildiğini belirten Tekinalp, “Bu antik kentte 6 hamam bulunuyor. ‘Zevkine düşkün ifadesi’ çok sayıdaki hamamdan dolayı söylenmiş olabilir. Bir dağın yamacındaki bir kent ulaşımı zor bir yer. Elimizde çok lüks bir yaşam olduğuna dair çok fazla kanıt yok.” diyor.

Arykanda’nın Büyük İskender’in rotası üzerinde olmayan ve çok fazla savaş görmemiş bir antik kent olduğunu anlatan Tekinalp, burada anayol üzerinde bulunmanın tüm avantajlarının kullanıldığını dile getirdi.

1600 yıllık dubleks villa

Kazılarda MS 435’lerde yapıldığı belirlenen bir villa yapısı ortaya çıkarıldığını da belirten Tekinalp, bir yangında tahrip olduğu düşünülen villanın arkeolojik olarak kendilerine dönemle ilgili ilginç veriler sunduğunu söyledi.

Tekinalp;

“Villanın MS 435 civarında yangınla tahrip olduğunu düşünüyoruz. Arkeolojik olarak bize ilginç veriler sundu. Yangın ve deprem yaşamış antik kentler biz arkeologlar için çok önemli. Çünkü insanların alıp götüremedikleri eşyalara ulaşabiliyoruz. Bu villayı kullanan kişinin adını da bulduk. Binanın tabanında çıkan mozaik üzerindeki yazıtta burayı kullanan kişinin bilgileri yer alıyor. Yazıtta adı geçen kişi Pierus. Pierus’un büyük bir ailesi olmalı. Ortaya çıkarılan yapı 8 büyük odası olan, yangında tahrip olduğunu düşündüğümüz bir ikinci katı da olan büyük bir villa.”

Prestijli bir villa

Villanın dönemine göre kente hakim bir manzaraya sahip ve en prestijli konutlardan biri olduğunu anlatan Tekinalp, şöyle dedi:

“Pierus’un kendisi ve ailesi için kullandığı özel bir de hamamı var. Aile kendisi için kullanmadığı sürelerde bu hamamı ticari olarak kullanıyor. Kiraya veriyor. Villa ilerleyen dönemlerde ikişer odalı konutlara dönüşmüş. Villanın avlusunda da bir havuz var ve bu havuz manzaralı bir havuz. Bu buluntular bize 4. yüzyılda bir aristokratın günlük yaşantısına ışık tutan bir kaynak.”

Villanın ikinci katının ahşap üzerine yapıldığını düşündüklerini ve ahşap üzerine mozaik işlendiğini belirlediklerini de kaydeden Tekinalp, buna kazılarda ilk kez rastlandığını belirtti.

Arykanda Antik Kenti tiyatrosu.

Üç villa kalıntısı daha var

Antik kentte üç villa kalıntısı daha belirlediklerini belirten Tekinalp, Geç Roma Dönemi’nde buraların sahiplerinin imtiyazlı kişiler olduğunu söyledi.

Arykanda Antik Kenti’nin ormanın içinden geçen bir vadide kurulmuş bir şehir olduğunu da anlatan Tekinalp, burada en önemli gelirin orman ürünleri ve ticaret olduğunu belirtti.

Şehirde orta büyüklükte bir yerleşim yeri olmasına karşın 6 hamam yer aldığına dikkati çeken Tekinalp, şöyle devam etti:

“Hamamlar bir kente cazibe merkezi yaratıyor. Kıyı kesimdeki insanlar bu dağ yamacındaki kente gelerek hem serinlemeyi hem de temizlenmeyi tercih etmişler. Yayla olarak kullanılmış bölge. Döneminde iç turizmin olduğu bir yer olarak düşünüyoruz. 6 hamamın varlığını başka şekilde açıklayamayız. O kadar hamam için yeterli bir nüfus yok. Orta Likya bölgesinin kıyı ve Anadolu platosu arasında en önemli bağlantı yolu. Bu yol üzerinden gelip gidenlerin konakladıkları bir yer. Finike ile Anadolu Platosu arasında kalan bir bölgede yer alması buradan gelip geçenlerin dinlendiği ve bu kenti kullandıkları bir yer yapmış.”

Tekinalp, Helenistik dönemde Mısır ile Likya arasında ilişkilerin yoğun olarak yaşandığını vurgulayarak, kazılarda Mısır inançlarına ilişkin buluntular elde edildiğini de sözlerine ekledi.

 

 

AA

Kaynak: arkeofili

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için