Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

Ara27

Antik Yunanlar Bağırsak Parazitleriyle Boğuşuyordu

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  antik yunanlılarbağırsak parazitlerihipokratkırbaç kurdukılkurdutenyaarkeoloji haberleri

Antik Yunanlar Bağırsak Parazitleriyle Boğuşuyordu

Modern tıbbın babası olarak kabul edilen Antik Yunan Hipokrat’ın binlerce yıl önce öğrencileriyle birlikte gözlemlediği ve tedavi ettiği hastalıklardan biri de bağırsak parazitleriydi.

Antik Yunan insanına bulaştığı düşünülen bağırsak parazitleri kırbaç kurdu (sol) ve yuvarlak kurt (sağ) yumurtaları. F: Elsevier

Günümüz bilim insanları “Hippocratic Coprus” metninde anlatılan parazit kurtlarının gerçekte yuvarlak kurt, kılkurdu ve tenya olduğunu düşünmüş ama bu şüphelerini somut bir kanıtla destekleyememişlerdi.

Fakat arkeologların yakın zamanda keşfettiği antik bir dışkı, tarihçilerin Hipokrat’ın teşhis konusundaki bu hüneri üzerine attıkları teoriyi destekliyor.

Çözünüp toprağa dönüşmüş olan dışkı, Yunanistan’ın Neolitik dönemde MÖ 4.000 yılından MS 330 yılına kadar uzanan kalıntılara ev sahipliği yapan Kea adasındaki bir mezarlıkta pelvis kemiğine yapışmış halde bulundu. Araştırmacılar dışkı kalıntılarında iki tür bağırsak parazitinin, kırbaç kurdunun ve yuvarlak kurdun yumurtalarını buldular ve böylece Hipokrat’ın 2.500 yıl önceki teşhisinin ismini koyup Antik Yunan’daki parazit kurtlarına dair ilk kanıtları sunmuş oldular.

Cambridge Üniversitesi’nde biyolojik antropoloji alanından Evilena Anastasiou, “Neolitik döneme kadar uzanan bağırsak parazitlerinin yumurtalarını bulmak, alanımızda önemli bir gelişme sağladık demek oluyor.” diyor.

Antik Yunan’daki tıp metinlerinde parazit kurtları için genellikle üç terime başvurulurdu: Helmins strongyle ‘’büyük yuvarlak kurt’’, Helmins plateia ‘’düz kurt’’, Ascaris de ‘’küçük yuvarlak kurt’’ demekti. Bilim insanları bu isimlerin günümüzde yuvarlak kurtları (Ascaris lumbricoides)Taeniafamilyasındaki tenyaları ve kılkurtlarını (Enterobious vermicularis) işaret ettiğini düşünüyor.

Bu yorumları biraz daha incelemek isteyen bilim insanları, 4000 yıllık 25 mezarı çözünmüş insan dışkısı izlerini içeren tortuları ayırarak analiz etti. Dört bireyde yuvarlak kurt ya da kırbaç kurduna ait olan yumurtalarla karşılaşan araştırmacılar Hipokrat’ın 2500 yaşındaki tıp metinlerinde bu kurtlardan bahsettiğini doğrulamış oldular.Çalışmanın baş yazarı Piers Mitchell, “Antik Yunan metinlerinde bahsi geçen Helmins strongyle muhtemelen bugün Kea’da bulduğumuz yuvarlak kurt oluyor.’’ diyor.Çalışmanın baş yazarı Piers Mitchell, “Antik Yunan metinlerinde bahsi geçen Helmins strongyle muhtemelen bugün Kea’da bulduğumuz yuvarlak kurt oluyor.’’ diyor.

Çalışmada kullanılan numuneler Yunanistan’ın Kea adasındaki Ayia Irini sitesinde yapılan kazıda bulundu. F: University of Cincinnati, Klasikler Bölümü

Yine de Hipokrat’ın metinlerinde sık görülen iki ayrı paraziti bir olarak yazmış olabileceği de düşünülüyor.

Mitchell, “Antik tıp metinlerinde bahsedilen Ascaris kurdu iki paraziti, kılkurdunu ve Kea’da bulduğumuz kırbaç kurdunu anlatıyor olabilir.” diyor.

Zamana karşı neden sadece kırbaç kurdunun ve yuvarlak kurdun dayandığının bir açıklaması, yumurtaları yok olmaktan kurtaran sağlam dış membranları olabilir. Zaman içinde kancalıkurt ve kılkurdu gibi daha hassas yumurtaları olan bağırsak parazitleri parçalanmış da olabilir.

Önceki araştırmaların kancalıkurtların ve yuvarlak kurtların evrim süreci boyunca insanların vücutlarına girdiğini gösterdiğini ve Kea adasına gelen ilk yerleşimcilerle bu bağırsak parazitlerinin de gelmiş olabileceklerini söylüyor yeni çalışmanın araştırmacıları. Bulguları Hipokrat’ın yuvarlak kurtlar tarifini doğrulamaya ek olarak ayrıca kırbaç kurtlarının binlerce yıl önce bölgede parazit olarak görüldüklerini de öne sürüyor.

“Bu zamana kadar, Antik Yunan tıp metinlerinde anlatılan parazitlerin türlerine dair sadece tahminler vardı elimizde. Araştırmamız tarihçilerin düşüncelerinin bazı noktalarını doğrulamakla kalmayıp kırbaç kurtlarının varlığı gibi hiç beklenilmeyen bazı yeni bilgiler de sağlamıştır.” diyor Mitchell.

“Bu araştırmayla birlikte ilk tıpçıların ve doktorların keşiflerini daha iyi anlamak için arkeoloji ve tarihi nasıl bir araya getirebileceğimizi ortaya koyuyoruz.”


Live Science. 14 Aralık 2017.

Makale: Anastasiou, E., Papathanasiou, A., Schepartz, L. A., & Mitchell, P. D. (2017). Infectious disease in the ancient Aegean: Intestinal parasitic worms in the Neolithic to Roman Period inhabitants of Kea, Greece. Journal of Archaeological Science: Reports.

Kaynak: Arkeofili

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için