Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

Eyl20

Bilim insanları diğer primatlarda konuşabilme yetisi konusunda anlaşmazlığa düştüler

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  primatkonuşma yetisikonuşma

Bilim insanları diğer primatlarda konuşabilme yetisi konusunda anlaşmazlığa düştüler

İnsan dışındaki primatların da bir gün insanlar gibi konuşup konuşamayacağı sorusu 1950’lerden beri bilimsel çevrelerde tartışılıyordu. Birleşik Devletler, Avusturya ve Belçika’dan bilim insanları artık bu sorunun cevabını bildiklerini iddia ediyor: Evet, fiziksel olarak bu mümkün ancak konuşmak için gerekli bilişsel yeteneklerden yoksunlar.

“Science Advances” Dergisi’nde yayımlanan çalışma, primatların vokal alanlarını analiz etmek amacıyla X-ray videoları üzerinden primatların hırıldamak için yaptığı hareketleri izlemenin yanı sıra ses çıkarmak için yüz, dil ve gırtlaklarını nasıl kullandıklarını gözlemledi.

Tecumseh Fitch tarafından önderlik edilen ekip, primatların sesleri anatomik olarak insanlarla benzer bir yoldan çıkardığını fark etti. Ölçümleri bir bilgisayara aktararak bir primat konuşacak olsa bunun nasıl olacağını simüle ettiler. Ekibin vardığı sonuca göre, primatların konuşamamasının nedeni bilişsel becerilerinin eksikliği.

Beklenildiği gibi, çalışma geçen yıl aralık ayında yayımlandığında geniş çapta medyanın dikkatini çekmişti.

Ancak Rhode Island’daki Brown Üniversitesi’nde bilişsel bilimci Philip Lieberman, bu buluşların yanlış olduğunu söyledi. Lieberman “Science Advances” dergisinde yayınlanan bir mektupta, Fitch ve ekibinin bulgularının “sunulan veriler ve varılan sonuç” itibariyle tutarsız olduğunu savundu.

1969 yılında primatların konuşma potansiyeli hakkında önemli bir çalışma yayınlayan Lieberman, Fitch ve ekibinin çalışmasını dil ve vokal yolunun analizi ve primatların mevcut anatomileriyle potansiyel olarak ne tür sesler üretebileceği gibi çeşitli açılardan inceliyor.

Sonuç olarak Lieberman, insan dışındaki primatların gerekli zihinsel yeteneklere sahip olması halinde dahi insana benzer bir konuşma üretemeyeceğini söylüyor. Ayrıca makakların ses aralığının önceden zannedilenden çok daha alçak olduğunu ve bilişsel becerileri olsa bile insan konuşması gibi bir sonuç vermeyeceğini ekliyor.

Primatların ses yolları primat sesi oluşturmaya becerikli fakat akıcı insan konuşmasının tam aralığına hakim değil. Lieberman şöyle diyor: ”Eğer primatların beyinleri insan konuşmasının içerdiği motor komutları öğrenmeye ve uygulamaya muktedir olsaydı, onların ‘maymun konuşması’ tam anlamıyla modern insan türünün sahip olduğu sesli iletişim kadar güçlü bir araç olmazdı.”

”İnsan konuşmasının evrimi, öğrenme ve bilinçli kompleks hareketler yapma kapasitesine sahip beyinler ve insan konuşmasının tam aralığını üretmeye imkan veren bir anatominin bir arada olmasını gerektirdi.” Sonuç olarak, insanların insanlar gibi konuşabileceğini düşünmüyordu.

Fitch ve meslektaşları Lieberman’ın mektubuna yanıt olarak aynı fikirde olmadıklarını söyledi: ”[Lieberman] Verilerimizi, metodlarımızı ve sonuçlarımızı kabul ettiği ve vardığımız şu ana fikirle aynı kanıda olduğu için memnun olduk: makaklar gerekli sinirsel kontrole sahip olsa idi makak ses yolları konuşma sesleri üretebilecekti. Bununla birlikte, Lieberman’ın 1969 tarihli baş çalışmasında aktarılan makakların fonetik potansiyelini bugün sekiz katına dek genişleten bulgularımızın onun çalışmasının bir ‘replikasyonu’ olduğu fikrine katılmamız hiçbir yolla mümkün değildir.”

Araştırmacılar insan dışındaki primatların konuşmasının, insan konuşmasıyla aynı olacağını iddia etmedi. ”Ortak hislerimiz ve çalışmamızın sonuçları ters düştüklerini söylüyor.” şeklinde yazdılar. Bu, primat konuşmasının geniş bir kelime dağarcığını destekleyebileceğine dair evrimsel argümandan farklı. “Çalışmamızdan çıkan makakların çokça genişletilmiş fonetik alanına bakılırsa cevabın evet olduğu sonucuna vardik.”

Mesele sesli harflerin insan dillerindekilerle aynı olup olmaması değil. Tıpkı İspanyolca, İngilizce, Danca veya Arrente dillerindeki sesli harf sistemleri arasındaki farkların dilsel iletişim açısından faydalarını etkilememesi gibi.

”Biz primat konuşmasının tam olarak insan konuşması gibi duyulacağını savunmadık ve savunmuyoruz. Sadece ses yollarının anlaşılır bir konuşma üretebileceğini söyledik.”

İnsanların evrimini gösteren bir dizi iskelet sunumu. Peabody Müzesi, New Haven, Connecticut, yaklaşık 1935

Primatlarda sosyal biliş üzerine çalışan Michigan Üniversitesi’nden Thore Bergman tartışmayı yorumlarken Newsweek Dergisi’ne esas meselenin bizi neyin insan yaptığının olduğunu söylüyor.

”Öte yandan, tam da bu kadar kişisel bir mesele olduğu için ben münakaşanın abartıldığını düşünüyorum.” diyor. ”Sadece birbirleriyle tartışmakla kalmıyor aynı zamanda, her zaman doğru olmasa da kendi araştırmalarının yaygın olarak nasıl anlaşıldığını düzeltmeye çalışıyorlar.”

Bergman, Lieberman’ın önceki çalışmalarının primatların anatomik olarak konuşma yetisine sahip olmadığı şeklinde yorumlandığını ve buldukları yanında bunun bir abartı olduğunu söylüyor. Ne var ki iki taraf da özünde maymunların konuşma seslerinin bazılarını üretebileceği konusunda anlaşıyor.

Bergman’a göre: ”Onlar sadece ifadenin belirli yönlerini vurgulamayı seçiyor. Lieberman maymunların yapamadığı seslere işaret ederek bunların konuşma için gerçekten kritik olduğunu söylüyor. Fitch ve meslektaşları yaygın benzerliklere işaret ediyor ve maymun anatomisinin daha az konuşmaya kabiliyetli olduğunu söylüyor. İkisi de doğru!”

“Bana kalırsa, önemli olan mesele bu tartışmanın dilin ve konuşmanın evrimiyle nasıl ilintili olduğu. İnsan dışındaki primatlara benzer bir anatomiyle dile doğru giden yolda ne kadar ilerlenebilir? Bu bir nevi tavuk ve yumurta problemine dönüşüyor. Neden primatlar rutin olarak çıkardıklarından daha fazla tür ses üretmeye yetkin?”

“Buradan yola çıkarak anatomik değişimin yokluğunda dahi karmaşık iletişimin ortaya çıkması için yeterli imkân var diyebiliriz. Buna rağmen konuşmak için elzem değilse neden yalnızca biz bu garip anatomiye sahibiz? Şüphesiz ki dil evrimi harekete geçtiğinde yeni seçici etkenler ses yolunda bir geri etki yarattı. O zaman anatomi ne kadar önemli? Bunun yanıtı dil evriminin hangi aşamasına ilgi duyduğunuza bağlı olacaktır.”

Çeviren: Emre Topçu
Kaynak: newsweek   / evrimselantropoloji

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için