Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

Ağu14

Jeolojik Devirler

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 1 yorum

etiketler  kayaç tiplerijeolojiJeolojik devirler

Jeolojik Devirler

Farklı kayaç tiplerinin jeolojik ilişkilerinin bilgisine sahip olmak isteyen ilk insan grupları madencilerdi. Madencilik, Romalıların son dönemlerine kadar ticari bir ilgi alanıydı. Fakat 1500ler ve 1600lere varıldığında, bu çalışmalar, bölgesel kayaç ilişkileri konusunda yeni bir ilgi alanı doğurmuştu bile.

Kayaç ilişkileri çalışmalarını bir kenara not ederken, Nicolaus Steno 1669’da iki temel jeolojik prensip tanımladı. İlk belirleme tortul kayaçların yatay düzende serilmiş olduklarıydı. İkinci belirleme, genç kayaçların daha eski kayaçların üzerine depolanmış olduklarıydı. Bu ikincisini görselleştirmek istersek, bir duvardaki boya katmanlarını düşünebiliriz. En eski katman duvara ilk uygulanmış ve en altta olandır; en yeni olan da en üsttedir haliyle.

Bunlara ek olacak bir kavram James Hutton tarafından 1795’de sunulmuş ve daha sonra 1800lerin başlarında Charles Lyell tarafından vurgulanmıştı. Bu, doğal jeolojik süreçlerin frekans ve büyüklük olarak zaman içerisinde bir düzenlilik teşkil ettiği fikriydi ve bu fikir “tek biçim oluşum prensibi” olarak bilinmektedir.(uniformitarian)

Steno’nun prensibi, 1600ler ve 1700lerin başlarında konu üzerinde çalışanların sıralı kayaç yerleşimlerini takip etmeleri yönündeki çalışmaların önünü açtı. Ancak, kayaçlar bölgesel olarak renk, çizgiler ve hatta kokusal olarak tanımlandıklarından, farklı bölgelerdeki kayaç sıralarının karşılaştırılmaları çoğunlukla mümkün değildi. Fosiller farklı coğrafi bölgeler arasında ilişkisellik kurulmasına olanak sağladı. Fosiller, yerkabuğunun olanca geniş kısmında bulunuyor olduğundan, bu konudaki katkısı tartışılmazdı.

Jeolojik devirler konusunda bir diğer önemli katkı, bir ölçümcü, kanal yapıcısı ve amatör jeolojist olan William Smith’den geldi. 1815’de, Smith, İngiltere’nin faunal yerleşimler prensibinin geçerliliğini gösteren başarılı bir jeolojik haritasını oluşturdu. Bu prensip, basitçe, fosillerin kayaçların içerisinde muntazam bir sırayla dizildiğinin ifadesiydi. Bu prensip, başkalarının da göreli jeolojik devir geçişlerini tanımlamak için fosilleri takip etmelerini sağladı.

Jeolojik devirlerin bölümleri hakkında

Yerkürenin jeolojik tarihi, hiyerarşik zaman dilimlerine ayrılır. En büyüğünden en küçüğüne bu hiyerarşi şu kısımları içerir: eonlar, devirler, periyodlar, bölümler ve çağlar. Aşağıda jeolojik zaman ölçeğinin parçaları olarak gösterilmiştir.

Phanerozoic eon, makroskopik organizmaların –algler, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar- hayatta olduğu süreyi gösterir. Jeolojik bir zaman dilimi olarak tanımlanması ilk önerildiğinde, Phanerozoic başlangıcı (542 milyon yıl önce) hayatın başlangıcıyla eş olarak düşünülmüştü. İşin aslı, bu eon, kabuk benzeri dışsal iskelet görünümüne sahip hayvanların ve omurgalılardakine benzer kemik elemanlarından oluşan iç iskelet yapısına sahip sonraki zaman hayvanlarının dönemine denk düşer. Phanerozoic öncesi dönem çoğunlukla Precambrian olarak bilinir ve üç eon’a ayrılır.

Phanerozoic 3 ana bölüme ayrılır: Cenozoic, Mesozoic ve Paleozoic Devirler. “-zoic” eki, anlamı hayvan demek olan “zoo”dan gelir. Bu “zooloji” ya da “zoolojik park”takiyle aynı köktür. “Cen-“ yakın tarihli anlamı taşır. “Meso-“ orta, “Paleo-“ antik anlamları taşır. Bu bölümlendirmeler antik fauna bileşenlerindeki ana değişimleri yansıtır. Her devir, baskın olan belli bir grup hayvan ile tanımlanır. Cenozoic, zaman zaman “Memeli Çağı” diye adlandırılır. “Mesozoic” “Dinozorlar Çağı”, “Paleozoic” ise “Balık Çağı” olarak.

Fakat bu üstünkörü basitleştirilmiş yaklaşım, yeni başlayanlar için bir değer ifade etse de, bir parça yanlış yönlendirmeye de mahal verebilir. Örneğin, Mesozoic devir boyunca yaşamış diğer hayvan gruplarını düşünün. Dinozorların yanında, memeli hayvanlar, kaplumbağalar, timsahlar, kurbağalar ve daha sayılamayacak çeşitlikte böcekler de ayrıca yaşam sürdürmekteydi. Ayrıca, bugün mevcut olmayan birçok bitki çeşidi de geçmişte bulunmaktaydı. Antik flora da büyük değişimler geçirmiş olsa da, hayvan gruplarının yaşadığı değişimlerle her zaman eşzamanlı gerçekleşmedi.

References and resources

  • Berry, W.B.N. 1987. Growth of a prehistoric time scale: Based on organic evolution. Revised edition. Blackwell Scientific Publications, Palo Alto. 202 pp.
  • See UCMP’s educational module on Understanding Geologic Time.
  • Visit the excellent set of on-line course notes for Pamela J.W. Gore’s Historical Geology class.

Kaynak: ucmp.berkeley.edu
Çeviren: Ali Keçelioğlu

Kaynak: http://www.evrimselantropoloji.org/jeolojik-devirler/

Bu yazı hakkında toplam 1 yorum bulunmaktadır. Sizde yorum ekleyebilirsiniz >

Yorumlar

Yavuz Ali Sakarya
Yazan: Yavuz Ali Sakarya   14.8.2017 21:06:08 - 21:06:07güzel ve doyurucu açıklamalar

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için