Blog

May7

Maymunlar Bulaşıcı Hastalık Varken Daha Az Temas Ediyor

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Bulaşıcı HastalıkHastalıkMaymunParazitVervet Maymunu



Maymunlar Bulaşıcı Hastalık Varken Daha Az Temas Ediyor

Araştırmalar, bir maymunun bulaşıcı hastalık taşımasının, sosyal davranışını önemli ölçüde etkileyebildiğini gösteriyor.

Sosyal tımar vervet maymun toplumunda önemli bir rol oynar ve somut sosyal bağlara yardımcı olduğu gibi bir hayvanın üreme şansını da artırır. Antropolog Brandi Wren’in araştırması, bazı gastrointestinal parazitlerden muzdarip maymunlar, parazitsiz maymunlar kadar bu etkinliğe katılmıyor. C: Purdue Üniversiteesi Brandi Wren.

 

Brandi Wren, maske takma zorunluluğu gelmeden ve sosyal mesafe kuralları konulmadan önce enfeksiyonlar üzerine çalışıyordu. 

Purdue Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde misafir araştırmacı olan Wren, bir yılını Güney Afrika’daki vahşi vervet maymun topluluklarını inceleyerek geçirdi. Hem sosyal bakım hem de parazit sorunlarını gözlemledi. Elde ettiği sonuçlar, belirli gastrointestinal parazitleri taşıyan maymunların diğerlerini tımar etmediğini ve bulaşma yollarının biyologların düşündüğü kadar belirgin olmayabileceğini gösterdi. 

Hem hayvan davranışı hem de insan sağlığı için etkileri olan Wren’in sonuçları, yeni araştırmalar için yollar ve eski araştırmaların tekrar gözden geçirilmesi için olanaklar sağlıyor. Vervet maymunları, insanlarla şaşırtıcı benzerlikler barındırıyor. Tüm primat türleri için geçerli olan insan DNA’sının yüzde 90’ından fazlasını paylaşmalarına ek olarak, vervet maymunlarının diğer hayvanlara kıyasla anksiyete ve hipertansiyon da dahil olarak insanlara daha tanıdık durumlar sergiledikleri de biliniyor. Biyologlar, vervet maymun fizyolojisi; genetiği ve davranışı üzerine çalışmanın insan biyolojisinin bazı yönlerine ışık tutabileceğini keşfettiler. 

Wren, ‘’Çok sayıda davranışsal benzerliğimiz var. Sosyal davranışların kökenleri ve nüansları özellikle maymunlardan insanlara doğru tüm primatlarda benzerlik taşıma eğiliminde.’’ diyor. ‘’Bu çalışma, kendimizi hasta hissettiğimizde kimseyle konuşmak istemediğimiz gibi benzerliklerden bazılarını gösteriyor. İnsanların ve maymunların kendi grupları içinde nasıl etkileşimde bulunduklarına dair birçok benzerlik görüyoruz.’’ 

Vahşi hayvanlar tipik olarak nominal bir parazit taşır. Biyologlar uzun zamandır bu enfeksiyonların zararsız olduğunu, asemptomatik olduklarını ve hayvanın sağlığını önemli ölçüde etkilemediklerini varsaydılar. Daha da ilginç olanı, Wren’in üzerinde çalıştığı parazitlerin (whipworm veya Trichuris) tipik sosyal temas yoluyla yayılan parazitler olmaması. Bunlar genellikle bozulmuş toprak veya ortamdaki maddeler yoluyla yayılan gastrointestinal parazitlerdir. Ancak Wren’in araştırması, bunların sosyal temas yoluyla yayılabileceklerini ve bir bireyin sosyal davranışını önemli ölçüde etkileyebileceğini gösteriyor. 

Vervet maymunları üzerinde çalışmak, bilim insanlarının insan biyolojisini anlamalarına yardımcı olabilir. Vervet maymunları, DNA’larının yüzde 90’ından fazlasını insanlarla paylaşır ve diğer hayvanlara kıyasla anksiyete ve hipertansiyon da dahil olarak insanlara daha tanıdık durumlar sergiledikleri bilinir. C: Purdue Üniversitesi Brandi Wren.

 

Wren, ‘’Enfekte bireyler biraz uyuşukluk gösteriyor, ancak ilginç olan şey diğer bireylerin onları tımar etmelerine izin vermeleri. Sadece onlar başkalarını tımarlamıyorlar. Ayrıca diğer maymunlarla çok fazla temasta bulunmuyorlar. Görünüşe göre kendilerini iyi hissetmiyorlar.’’ diyor. 

Wren ve ekibi, Güney Afrika’daki Loskop Barajı Doğa Koruma Alanı’ndaki menzilleri boyunca Chlorocebus pygerythrus adındaki üç vervet maymunu topluluğunu takip etti. Ekip, maymunların etkileşimlerini ve tımarlama alışkanlıklarını kapsamlı bir şekilde katalogladı. Dışkı örneklerinden alınan enfeksiyon bilgileri ile çapraz referans vererek, whipworm ile enfekte olmuş maymunların diğer maymunları tımar etmek için daha az zaman harcadıklarını çözmeyi başardılar. Tımar edilmeyi kabul ettiler ama arkadaşlarını tımar etmediler. 

Wren, bu davranış farklılığının sadece maymunları gözlemleyerek fark edilecek kadar keskin olmadığını belirtiyor. Yalnıza tımar davranışını titizlikle gözlemleyerek, dışkı örneklerini kapsamlı bir şekilde inceleyerek ve bu sonuçları birbirleri ile ilişkili olarak analiz ederek bu ilişkiyi çözebildi. 

Wren, ‘’Sadece gözlem yoluyla hangi maymunların enfekte olduğunu anlamamızın bir yolu yok.’’ diyor. ‘’Sosyal davranış dışında enfeksiyonun başka hiçbir belirtisi yok. Ve değişikliği tespit etmek çoğu zaman çok zor. Tek bir bireyi uzun bir süre takip etmek ve verileri toplamak gerekir. Etkisi, bu karmaşık etkileşimler ağında gizli.’’ 

Wren, keşfinin hayvan araştırmacılarının aklında bulunması için önemli olduğunu söylüyor. Hayvan kişilikleri üzerine yapılan araştırmalar popülerlik kazanmaya başladıkça parazit durumu ve hormon profilleri gibi bilgilerin bu çalışmalara dahil edilmesinin önemini vurguladı. Aksi taktirde ortada gerçekten aktif bir enfeksiyon olduğunda biyologlar davranışları kişilik özellikleri ile yanlış değerlendirebilirler. 

Wren, ‘’İzlediğiniz bazı bireyler var ve izlerken şunu düşünüyorsunuz, ‘Tanrım, bu adam tam bir ahmak! Her zaman herkesin onu tımar etmesine izin veriyor ama kimseyi tımarlamıyor.’ Kişiliğe veya tutuma atfettiğimiz şey onun parazitlerle dolu bir bağırsağa sahip olması olabilir.’’ 

Wren, salgın sırasında grubun davranışı ile insan davranışı arasında paralellikler kuruyor. Maymunlar gibi, insanlar da daha çok tokalaşma, çakma ve sarılma olsa da sosyal teması arzular. Aynı şekilde maymunlar da insanlar gibi sosyal temas yoluyla hastalıkları yayabilir. Bir hastalık durumunda ise biraz geri çekilme, geride durma eğilimindedir. Maymunların aksine insanlar bulaşıcılığı, hijyen ve temizliği artırmak veya teması azaltmak ile ilişkilendiriyorlar. 

Wren,’’ Tüm bu sosyal davranışlar sağlığı pratik olarak etkiliyor. COVID-19’un yakın sosyal temas yoluyla yayıldığını biliyoruz. Diğer türleri incelemenin büyüleyici bir yanı, her zaman yeni şeyler öğrenmemiz. Her zaman öğrenecek daha çok şey var. Biz bile önceki araştırmalara baktığımızda, sonuçları anladığımızı düşündüğümüzde bile resmin tamamını görmüyor olabiliriz.’’ diyor.

 

www.arkeofili.com

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için