Anasayfa > Arkeopera Mağaza< Geri dönün

Daha ayrıntılı olarak görmek için ana resmin üzerinde fareyi hareket ettirin.

Dokuma Duvar Panoları

Marka: Ayla Salman

Ürün Kodu: AS-001

2.000,00 TL  (KDV Dahil)

Kargoya verilme süresi: 1 - 5 İş Günü

Renk Seçiniz

Beden Seçiniz

Adet Seçiniz

  Adet

İlişkili Ürünler

İlişkili ürün bulunamamıştır!


1995'den bu yana Anadolu Uygarlıklarındaki motiflerden dokuma-duvar panoları oluşturan Prof. Ayla Salman, üzerinde yaşadığımız coğrafyanın, insanlığın var olmasından bu yana kesintisiz bir motif ve desen hazinesi olduğunu, bu zenginliklerden çağdaş bir bakış açısıyla dünya tekstil sektörünün talepleri doğrultusunda yararlanmamız durumunda tasarım piyasalarında söz sahini olabileceğimizi söylüyor. 

Anadolu eşsiz bir kültür hazinesi. Uygarlıkların beşiği olan bu topraklarda yer alan her medeniyet, topluluk, kendi kültürünü de bu topraklarda bırakarak, eşsiz kültür mozaiğinin oluşumuna katkıda bulunmuş. Yapılan kazı ve araştırmalar, Anadolu topraklarının ve dolayısıyla bugünkü Türkiye sınırlarının taş devrinden bu yana hayatla iç içe olduğunu gösteriyor. Motif ve desenlerin, sadece kendileri bize kadar ulaşamazlar. Onlarla beraber, ait oldukları zaman, ekonomik ve sosyal değerleri de bizlere ulaşırlar. Günümüzden on bin yıl önce oluşturulan motif ve desenler bu nedenle, nasıl bir teknikle yapılırsa yapılsın son derece önemli birer belge niteliğindedirler. İlk çağlardan bu yana, doğa insan ilişkisinin zaman içerisinde önce insan-doğa daha sonra da insan-insan ilişkisine dönüştüğünün altını çizen Ayla Salman, "Kişi bu süreçte karşıtı ve kendisi ile yüzleşti. Bu karşılaşma süreçleri etkilenmeyi, karar vermeyi ve uygulamayı dayattı. Sonuçta bilginin uygulamaları yanı ve uygulamalar sonucu, uygun malzeme, uygun araç, gereç ve bilinçle yüksek noktalara erişmeyi getirdi. Yoğun insan emeği, emeğin sonucu ürün, toplumsal var oluş süzgeçlerinden süzülerek damıtıldı, tortular ayıklandı, eksikler giderildi, yeni katkılarla elde edilen öz, geliştirilerek yeniden yorumlandı, imgelere simgelere, tekil fakat çoğulu tanımlayacak erginliğe ulaştı. Bu haliyle var olan bu tür motifler desenler tekil kimlik ve kişiliklerin bağımsız olarak uygarlık tarihinin belirli bir döneminde veya günümüze dek varlıklarını sürdürdüler." diyor. Yaşadığımız bölgenin kültürel hazinesinden yola çıkarak günümüz motiflerine ulaşmanın heyecan verici yolculuğuna Osmanlı'dan Bizans'a, Selçuklu'dan Roma'ya kadar tüm uygarlıklara eşit uzaklıkta olmak gerektiğini savunan Ayla Salman, "Mirasçısı olduğumuz atalarımız yerleşik yaşam kurmaya karar verdiklerinde günümüzü de etkileyecek uygarlığını önemli bir adımını da atmış oldular. Yerleşik olmak beraberinde, kesintisiz sürecek yaşamın içerik ve biçimini var etti. Bu durum yaşam içinde uygulamalarla oluştu. Uygulandıkça, gelişerek ve değişerek günümüze kadar geldi, bu nedenle biz yaşadığımız coğrafya ve dünyada var olan tüm kültürlerin mirasçısı ve sahibiyiz. Bu varlıklardan yola çıkarak yeni ürünler ve uygulamalar yapıyoruz. Bu önemli hazineyi atalarımız bizim kullanmamız, değerlendirip yaşatmamız için var ettiler. Yerleşilen yer, insan yaşamını en verimli ve güvenli olacağı kabul edilen toprak parçasında, coğrafyada var oldu. Yerleşmeye bağlı olarak barınma, beslenme ve örtünme insanın kendine ve topluluğuna yeterli ve giderek denetlediği, geliştirdiği, değiştirdiği bir boyut kazandı. Asla Salman, kare formda dokuduğu motiflerin pek çoğunun Türk kültürünün yansımaları olduğunu belirterek "Söz konusu desen ve motiflerin bir kısmı ilk çıkış zamanından bu güne kadar kendisini korudu, bir kısmının izi silindi ve hatta bir kısmı kayboldu denebilir. Aslında silinen veya yok olduğunu sanılan desen ve motifler, farklılaştığı işlem yerleri, kullanım alanları değiştiği için böyle algılanıyor. Belki büyük bir kısmı değişim göstererek yaşamımızda yerini alıyor. Etkisini sürdüren ve sürdürmeyenlerin bir kısmı, biçimlerini aynen korur veya içerikleri aynen dururken biçimlerinde değişiklik oldu. Bir kısmı da değişik disiplinlerden alanlarına dağıldılar. Farklı sanat ve üretim disiplinlerinden gelenlerin yine aynı disiplin içinde veya farklı disiplin ve alanlarda kullanmak, çağdaş yaşam için yeniden üretmek, uygar olmanın gerekliliği ve atalarımızdan miras aldığımız bu değerli hazineyi gelecek kuşaklara taşımanın da sorumluluğudur." diyor. 

Boyutlar : 60 x 56 cm.

El dokuma

Pamuklu Kumaş