{"product_id":"bilim-ve-utopya-dergisi-sayi-224","title":"Bilim ve Ütopya Dergisi, Sayı 224","description":"\u003cp\u003eAteizmin toplumsal ve felsefi kökeni – Sadık USTA\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eAteistler tarihin önemli dönemeçlerinde hep bilimsel ve toplumsal gelişmeden yana olmuşlar ve ayrıca ezilenle birlikte zalimlerin karşısında yer almışlardır. Yükselen sınıfların çıkarlarını savunmak, eskiyen dogmalara, kurum ve yöntemlere karşı çıkmak, doğayı ve toplumları bilimsel gelişmeler ışığında yeniden ve yeniden keşfetmek, ancak başı dik ve bilim aşkıyla donanmış, maddenin tekliğine, varlığına ve yüceliğine inanmış cesur insanlarla mümkündür.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eTanrı, tanrıtanımazlık ve tasarım üzerine – Prof. Dr. Semih KORAY\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eİdealizm ve materyalizm arasındaki mücadele, tarih boyunca sürmüş olan bir mücadeledir. Önlerinde kurulacak yeni bir gelecek olan sınıflar, maddeyi anlamak için maddenin kendisine yönelmiştir. Tarihsel ömrünü doldurmuş olan sınıflar ise, var olan toplumsal sistemi gökyüzünden indirilmiş “mutlak gerçeklik” gibi göstermeye çalışmışlardır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eYeryüzünün iktidarı insana devrolurken veya ekonomi politiğin anlamı – Doç. Dr. Metin SARFATİ\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eYeni, 17. yüzyılın sonuna doğru henüz tümüyle reddedilemeyen eskinin içinden, dipten doruğa büyük patlamalarla gün yüzü görecektir. Eski, coğrafi-teknolojik düzeydeki dönüşümlerle ama aynı anda zihinsel dünyadaki kırılma-kopmalarla reddedilecektir. Eskiden yeniye geçişte köprü olacak olan 17. yüzyıl, henüz gücünden hiçbir şey kaybetmediği düşünülmek istenilen tanrı merkezli algı ile ciddi bir hesaplaşmanın belirtilerinin görülmeye başlanıldığı dönem olacaktır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eMarx’ta din olgusu ve yabancılaşma kuramı – Prof. Dr. Hüseyin ÖZEL\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eMarx’ın dine yönelik eleştirileri, Aydınlanma düşüncesinin dine yönelttiği eleştirilerden farklı olarak, kapitalizm altında insan bütünlüğünün parçalanması ve insanın kendi doğasına aykırı bir yaşam sürmeye zorlanması sürecinin açıklanmasında temel bir yer tutmaktadır. Bu yazıda da Marx’ın din konusundaki düşüncelerinin, bu yabancılaşma ve fetişizm olgusuyla ilişkisi gösterilmeye, dolayısıyla da dine ilişkin olarak daha kapsamlı bir bakış açısı ortaya konmaya çalışılacaktır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eDinsel değerlerin psikolojik boyutları – Yrd. Doç. Dr. Gürsen TOPSES\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eDin, kör bir umuttur, geleceğe yönelik sürekli bir beklenti duygusudur, dolayısıyla da iyi olan ya da olması gereken koşulları düşündürür; bu yüzden insana güvenle karışık yapay bir mutluluk ve dinginlik duygusu verir. İnsanın toplumsal gerçeklik dünyasında yaşadıkları çözümlenmemiş sorunları artıkça, önünde kötümserlik bulutları yığıldıkça, insan beyni ve yüreği, o metafizik güçlere ya da güce daha çok sarılma; ondan umut ve çözüm bekleme sürecine girer.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eOsmanlı ilmiye sınıfında materyalist-ateist eğilimler – Prof. Dr. Ahmet Yaşar OCAK\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eRicaut’ya göre Osmanlı’da ateizm o kadar yaygındır ki, sultanın saray halkı içinde, yani haremde, hadım ağaları arasında, hatta bir kısım paşalar içinde bile gizli ateistler mevcuttur. Bunlar, işgal ettikleri mevkiler yüzünden, içinde bulundukları durumun ne gibi korkunç tehlikelere yol açacağını çok iyi bildiklerinden, birbirlerini iyi tanımakta ve aralarında müthiş bir dayanışma bulunmaktadır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eKemalizme göre din ve Allah - Derleme\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eKemalizmin din karşısındaki tutumu, iki farklı dönemde incelenebilir. Bu dönemlerden ilki, 1919–1924 yılları arasındaki Kurtuluş Savaşı ve Siyasal Devrim dönemi, ikincisi ise 1924’te halifeliğin kaldırılması ile başlayan, dinsel ideolojiyle ideolojik hesaplaşma dönemidir. Bizzat Mustafa Kemal’in yazı ve konuşmalarına dayanılarak hazırlanan bu derleme de, söz konusu dönemlendirmeye uygun olarak Kemalizmin dine karşı tutumunu tarihsel bir gelişim süreci içerisinde ortaya koymaktadır.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eİslamcıların işçi sorunlarına yaklaşımı – Yıldırım KOÇ\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eYoksul ve emperyalizmin sömürüsü altında bulunan bir ülkede, kapitalizmin üçüncü küresel krizinin yaşandığı bir dönemde, ülke ekonomisinin giderek artan dış bağımlılık sayesinde ayakta durduğu koşullarda insanlar sürekli daha fazla tüketmeye teşvik edilir ve borç batağına itilirse, onları İslam’ın sakinleştirici etkisiyle kontrol altında tutmak mümkün değildir. Halkın bu koşullarda sadakayla tatmin edilebilmesi de hayaldir.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eÇin’de hangi düşünce akımı kazanabilir – Prof. CHENG Enfu\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eMarksizm, bilimsel bir dünya görüşü ve metodoloji ve aynı zamanda sosyalist hareketin teorik temeli olarak Çin’e Özgü Sosyalizm pratiğimizi yönlendirmelidir. Marksizmi kılavuz olarak benimsemek demek, Marksizmin evrensel ilkelerini bugünkü tarihsel aşamadaki Çin’in gerçeklikleriyle birleştirmek, aynı zamanda yeni durumları incelemek, yeni deneyimleri kavramak ve karşımıza hayatın çıkardığı yeni sorunları çözmek anlamına gelir.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eBir rahip, “Güneş Kral” XIV. Louis, Antik Mısır güzelleri ve Moliére’in yolları ne zaman kesişir? – Prof. Dr. Tamer AKÇA\u003c\/p\u003e\u003cp\u003eBugün kullandığımız birçok tıbbi bilginin sadece ve sadece “tecessüs” sahibi insanlar tarafından ortaya konduğunu görmek mümkün. Bu insanlar kendilerine dayatılan formülleri kabul etmeyen, gerçekleri kendi akılları ile arayan, “bilimsel şüphe” duyan kişiliklere sahiplerdi. “Keşfetmek” için değil “araştırmacı doktor”, tıbbiye öğrencisi bile olmaya gerek olmadığını anlatır bilim tarihi bize.\u003c\/p\u003e","brand":"Bilim ve Ütopya","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":43108684398690,"sku":"9771301671701","price":7.0,"currency_code":"TRY","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0681\/0881\/2386\/files\/bilimveutopya.jpg?v=1783787609","url":"https:\/\/www.arkeolojisanat.com\/products\/bilim-ve-utopya-dergisi-sayi-224","provider":"Arkeoloji ve Sanat","version":"1.0","type":"link"}