Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

Eki4

Aktopraklık Höyüğü’ndeki 3 köyle ‘zamanda yolculuk’

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  BursaAktopraklık HöyüğühöyükAktopraklık Doğa Tarihi ve Arkeoloji Müzesiarkeoloji okuluneolitik

Aktopraklık Höyüğü’ndeki 3 köyle ‘zamanda yolculuk’...

Bursa’nın Merkez Nilüfer ilçesine bağlı Akçalar Mahallesi’nin doğusunda ve Uluabat Gölü’nün doğu teraslarından birinin üzerindeki Aktopraklık Höyüğü, eski  yerleşim merkezlerinin bulunduğu alanda oluşturulan Neolitik, Kalkolitik ve  Osmanlı dönemlerine ait 3 canlandırma köyüyle açık hava müzesine dönüştürüldü.

Köylerden biri 8 bin 500, diğeri 7 bin 500 yıl öncesinin verileri  ışığında uyarlanmış evlerden oluşurken, 200 yıllık ahşap evlerden kurulan Osmanlı  köyü de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Alana giden ziyaretçiler, geziye önce 8 bin 500 yıllık yerleşim  yerinden başlıyor. Ardından üzeri sarmaşıklarla kaplı “zaman tüneli”nden geçen  ziyaretçiler, 7 bin 500 yıllık köye, son olarak da Osmanlı köyüne ulaşıyor.

Kent merkezine yaklaşık 25 kilometre mesafedeki bu köylerdeki  yapıların içinde bölgedeki kazı alanlarında ortaya çıkarılan eşyaların  replikaları, ziyaretçilere o dönemdeki günlük hayat hakkında bilgi veriyor.

“8 BİN 500 YILLIK SÜREÇTEN BUGÜNE”

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim  Üyesi ve Kazı Grubu Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, Aktopraklık’taki arkeolojik kazının 15’inci yılını geride  bıraktıklarını söyledi.

Aktopraklık’ın hem arkeolojik bir kazının yürütüldüğü hem de açık hava  müzesi olarak düzenlenmiş ve arkeoloji okulu olarak işlev gören bir alan olduğunu  anlatan Karul, “Kazılara 2018’de de devam ettik ve diğer işlevler için de  birtakım düzenlemeler yaptık.” diye konuştu.

Karul, Aktopraklık’ın kazılarda açığa çıkarılan kalıntıların  canlandırmalarının yapıldığı birimleri içerdiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Buradaki en eski yerleşim tabakaları, MÖ 6500 yıllarına dayanıyor.  Kalıntıların bulunduğu yerin hemen yanında oradan elde ettiğimiz verilerden yola  çıkarak yapılmış 7 kulübe var. Bu kulübelerin içleri ve çevreleri yine kazılardan  elde edilen verilerle donatılmış durumda. Bu yerleşimin biraz ilerisinde  oluşturduğumuz yapay bir zaman tünelinden geçerek, 7 bin 500 yıl öncesine  geliyorsunuz. Burada kazıda açığa çıkardığımız kalıntıların yerinde korunmuş  örneklerini görme şansınız var. Ardından da onların canlandırmalarının olduğu bir  köye gidiyorsunuz. Bu sefer kulübeler yerine kerpiç, masif duvarlara sahip bir  yerleşim dokusunu 3 boyutlu görebiliyorsunuz.”

Buradaki canlandırma köylerinde, ziyaretçilere evlerin içine girme ve  evlerin içindeki maketlerle o dönemi algılama fırsatı sunulduğunu aktaran Karul,  şöyle devam etti:

“Yakın dönemi canlandıran, Eskikızılelma köyünden getirdiğimiz  yaklaşık 200 yaşındaki evlerle bölgedeki geleneksel köy yaşantısını  canlandırdığımız köy var. Bu canlandırma, sadece evlerden oluşmuyor. Buraya  getirip kurduğumuz, yeniden inşa ettiğimiz yapıların her biri aynı zamanda birer  müze. Biri köy konağı, her biri geleneksel dokuma tekniklerini, beslenmeyi,  masalları anlatan ayrı ayrı konseptte tanımlanmış müzeler. Buraya gelen  ziyaretçiler, 8 bin 500 yıllık süreçten bugüne kadar bu noktalarda durarak, o  dönemi yaşama, gözünde canlandırma ve üç boyutlu olarak hissetme fırsatını  bulacak.”

Karul, çalışmalar kapsamında “Aktopraklık Doğa Tarihi ve Arkeoloji  Müzesi” hazırladıklarını dile getirerek, “Buradaki açık hava müzesini  tamamlayacak bir müze çalışmamız vardı. Bunun inşaat faaliyetleri tamamlandı ve  içinin donatılması aşamasına geldik. Yıl sonu itibarıyla bu müzenin açılmasını  planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE İLK OLAN BİR YER”

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da açık hava müzesinin  Bursa için farkındalık oluşturacak ve kentin turizmine, geleceğine ciddi değer  katacak bir yer olduğunu dile getirdi.

8 bin 500 yıl öncesinin yaşam alanları yapılarak, buranın yaşayan bir  yer haline dönüşebilmesi için sosyal tesisleri, dinlenme alanları ve kazı  alanlarıyla burada mükemmel bir alan oluşturulduğunu ifade eden Aktaş, “Burası  Türkiye’de ilk olan bir yer. Artık toparlama aşamasındayız. Otoyol çalışmaları da  sonlandığında geliş güzergahının da rahat olduğu, etrafta yaşamın devam ettiği,  hemen batısındaki Gölyazı gibi özellikli bir yerin de seyrinin mümkün olduğu,  içinde bulunan sosyal tesisleriyle bir yaşam alanı olan bu açık hava müzesinin  Bursa turizmine ciddi değer katacağını düşünüyorum. Büyükşehir Belediyesi olarak  biz, 2009’da burası için devreye girdik. Artık son aşamalardayız.” diye konuştu.

(http://www.milliyet.com.tr)-www.arkeokultur.com

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için