Blog

Haz24

Kuzgunlar, 30.000 Yıldır İnsanların Yiyeceklerine Geliyor

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Avcı ToplayıcıÇekyaGravettianKuzgunLeşçilik



Kuzgunlar, 30.000 Yıldır İnsanların Yiyeceklerine Geliyor

Yabani hayvanlar, yaklaşık 10.000 yıl önce Neolitik dönemde ilk yerleşimlerin kurulmasından çok daha öncesinde insanlarla çeşitli etkileşimlere girdiler.

Erman Ertuğrul - www.arkeofili.com

Çekya’da 30.000 yıl önce yaşayan avcı-toplayıcı insanların artıkları, kuzgunların diyeti üzerinde önemli etkilere sahipti.


Kuzgunlar, en az 30.000 yıldır insanlar ile etkileşim içerisinde. C: Pixabay

Yabani hayvanlar, yaklaşık 10.000 yıl önce Neolitik dönemde ilk yerleşimlerin kurulmasından çok daha öncesinde insanlarla çeşitli etkileşimlere girdiler.

Uluslararası bir çalışma, kuzgunların 30.000 yıldan daha uzun bir süre önce Pavlov kültürü sırasında, günümüzde Çek Cumhuriyeti’nde Moravya olarak bilinen yerde insanlar tarafından bırakılan mamut leşlerini topladıklarına ve insanların artıklarını yediğine dair yeni kanıtlar sunuyor.

Alanlarda bulunan çok sayıda kuzgun kemiği, kuşların insanlar için ek bir besin kaynağı olduğunu ve bu insanların kültürü ve dünya görüşünde önemli hale gelmiş olabileceğini düşündürüyor.

Nature Ecology and Evolution dergisinde yayımlanan çalışma,

Archaeological and Anthropological Sciences’da yayımlanan daha önceki bir çalışmada Chris Baumann, hayvan-insan birlikteliğinin Pleistosen’e kadar uzandığını gösteren çalışma için genel bir çerçeve tanımladı. Makalede, bu tür ilişkilerin muhtemelen erken ekosistemleri şekillendirdiğini savundu.

30.000 yıl önce insanlar, kuzgunlar ve diğer hayvanlar arasındaki ilişkiler. C: Chris Baumann

Benzer bir gıda spektrumu

Kuzgunlar çok geniş bir besin yelpazesine sahip, davranış olarak meraklı ve esnekler. Kemikleri, güney Moravya’daki Předmostí, Pavlov I ve Dolní Věstonice I arkeolojik alanlarında büyük miktarlarda keşfedildi. Shumon T. Hussain, “Bu bölgelerdeki kuzgun kalıntılarının sayısı dikkate değer ve o dönem için çok sıra dışı.” diyor.

Araştırmacılar, kuzgunların belki de yerleşim faaliyetlerinden etkilenerek insanlara yakın yaşadıklarından şüpheleniyorlardı. Araştırma ekibi, arkeolojik alanlarda bulunan on iki kuzgunun kemiklerini inceledi ve kemiklerdeki nitrojen, karbon ve kükürde dayanıklı izotop bileşimlerini analiz ederek kuşların diyetini belirledi.

Chris Baumann, “Bu kuzgunlar, o zamanlar insanların yaptığı gibi, ağırlıklı olarak büyük otçulların, genellikle mamutların etleriyle besleniyordu. İnsan kamplarının yakınında bulunan mamut leşlerine ilgi duydukları sonucuna vardık.” diyor.

Ekibe göre, hayvanların davranışları, insanların çevrelerinde yaptıkları ile bağlantılıydı. İnsanlar da muhtemelen tüyleri ve etleri için kuzgunları yakalayarak bu durumdan yararlanıyordu.

Bu tür kanıtlar, erken avcı-toplayıcı ekosistemlerini anlamak için büyük önem taşıyor. Araştırmacılar, kuzgunun davranışının sinantropik (synanthropic: insan yaşam alanı çevresinde yaşayan canlılar) olduğunu öne sürüyorlar, bu da kuşların insan avcı-toplayıcılarla paylaşılan bir ekosistemden yararlandığı anlamına geliyor.

El değmemiş bir doğa efsanesi

Chris Baumann, “Erken insan toplayıcıların neredeyse hiç dokunulmamış bir doğal çevrede yaşadıkları varsayılır. Ancak, bu kesinlikle durumu fazlaca basitleştirmek anlamına geliyor. Artık insan davranışının en az 30.000 yıl önce ekosistemleri etkilediğini ve değiştirdiğini ve bunun diğer organizmalar için önemli etkileri olduğunu biliyoruz.” diyor.

İnsanlar tarafından bırakılan yiyecek artıkları, küçük çöpçüler için istikrarlı bir besin tabanı sağladı ve insanlara uyarlanmış yeni beslenme nişlerinin ortaya çıkmasını sağladı. Bu tür nişler zamanla kademeli olarak kullanıldı ve muhtemelen bazı türler için çok önemli haline geldi. Aynı zamanda, ilgili hayvanlar da insan kültürleri için daha önemli hale geldi.

Bu gelişmelerin olası bir yan etkisi, insanlar ve hayvanlar arasında bulaşabilen bulaşıcı hastalıklar olan zoonoz olasılığının artmasıydı.


University of Tübingen. 22 Haziran 2023.

Makale: Baumann, C., Hussain, S.T., Roblíčková, M.et al.(2023).

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için