Anasayfa > Dergi< Geri dönün

Daha ayrıntılı olarak görmek için ana resmin üzerinde fareyi hareket ettirin.

Bilim ve Ütopya Dergisi, Sayı 226

Yayınevi: Bilim ve Ütopya

ISBN: 9771301671701

7,00 TL  (KDV Dahil)

Kargoya verilme süresi: 1 - 5 İş Günü

Ürün tükenmiştir!

Ürün temini hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İlişkili Ürünler

İlişkili ürün bulunamamıştır!

ISBN: 9771301671701
Yazar: Anonim
Cilt tipi: Karton Kapak

 Bilim ve Ütopya’nın yeni sayısı, 1 Nisan’dan itibaren bayi ve kitabevlerinde! Modern insanın diğer insansılarla etkileşiminin incelendiği derginin kapak sloganı ise, “Yaradılış Efsaneleri Çıkmazda: ADEM’İN KAYIP KARDEŞLERİ”… 

Dergide, modern insanın yakın zamana dek yeryüzünü Denisova insanı, Flores insanı ve Neandertal insanı gibi akrabalarıyla paylaştığı, bilimsel dayanaklarıyla sergileniyor. Dergideki kapak makaleleri ve diğer yazılar şu şekilde:

İnsanın serüveni: Adem’in kayıp kardeşleri-Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ
Uzun yıllardan beri sürdürülen kazılar ve çıkan binlerce fosil bize, insansı (hominidae) ailesinin dik yürüme kapasitesine sahip olan ilk üyelerinin yaklaşık 7 milyon yıl önce dünya sahnesine çıktığını, alet yapan ve görece yüksek bilişsel kabiliyetleri olan Homo cinsinin 2,5 milyon yıl önce evrimlendiğini ve son yedi milyon yıl boyunca insanın doğrudan atası olan ya da olmayan çok sayıda türün mevcut olduğunu göstermiştir. 

Denisova buluntusu-Prof. Dr. Erksin GÜLEÇ
Denisovalılar da Neandertaller gibi modern insanla bazı genetik özellikleri paylaşmaktadır. Günümüzde Malenezya’da yaşayan modern insanlarda Denisovalılara ilişkin DNA bulgularına rastlanmıştır. Denisovalılar bizim çok yakın zamana kadar dünyadaki tek tür olmadığımıza ilişkin önemli bir ipucudur.

Homo neanderthalensis-Doç. Dr. İsmail ÖZER
Bazı araştırmacılar son dönemlerde günümüz insanın gen havuzundaki Neandertal genlerinden yola çıkarak Neandertallerin modern insanın gen havuzu içerisinde asimile olduklarını, diğerleri ise doğum ve ölüm oranlarındaki gelişmeler, kültürel ilerlemeler, gelişmiş sosyal ilişkiler ve beslenme çeşitliği gibi avantajlara sahip modern insanların Neandertallerin habitatlarını parçalayıp küçülttüklerini ve bu türün diğer birçok Geç Pleistosen megafaunası gibi tümüyle soyunun tükendiğini savunmaktadırlar. 

Homo floresiensis (95/74 bin-12 bin)-Doç. Dr. Ayşen AÇIKKOL YILDIRIM
Yayınlandığı ilk günden bu yana Flores kalıntılarının cüce, mikrosefal ya da tiroit bozukluğu olan (kretin) modern insanlara mı yoksa yeni bir insan türüne mi ait olduğu konusundaki tartışmalar sürmektedir. Peki, Flores insanı modern insanla karşılaştı mı? Bu sorunun yanıtı “çok büyük ihtimalle evet”tir. Çünkü anatomik açıdan modern insanlar Avustralya kıtasına 50 bin yıl önce geçtiler. Üstelik Liang Bua Mağarası’nın Holosen tabakalarında da modern insanlara ait iskeletler bulundu.

Chavez’in dönüşen Venezuelası-Dr. Noyan UMRUK
Chavez döneminde gerçekleşen atılımlar sonucu Venezuela’da insanların yüzü gülmeye başlamıştır... Güler yüzlü sosyalizme doğru, aceleci olmadan yelken açan bir yolculuk... Sermaye ve sermayeye yakın çevrelerin serzeniş ve şikâyetleri var, ama artık göze çarpan bir gerginlik yok...

İstatistikler Chavez’in Venezuelası hakkında ne anlatıyor?-Chris CARLSON
Venezuela’nın durumuyla medyanın son yıllarda çizdiği tablo arasında dağlar kadar fark vardır. Toplumsal değişiklikler çok hızlı gerçekleşmiş, bu da ulusal ekonomiyi, yerel üretimdeki etkileyici artışa karşın büyüyen talebi karşılayamaz hale getirmiştir. Chavez muhalifleri ve özel medya kuruluşları bu sorunlara dikkat çekerlerken, sorunların ardındaki önemli bir toplumsal gerçekliği gizlemektedirler: Venezuela’nın yoksulları, artık daha iyi koşullarda yaşıyorlar.

İlk ve ortaoğretim kurumlarında matematik öğretimi (1)-Prof. Dr. Timur KARAÇAY
Matematiğin ilgi alanı sınırlanamaz. Kişiyi günlük yaşamında etkileyen basit olgulardan başlayıp, evrenin yapısına kadar giden düşüncelerin hepsinde matematik vardır. Ona verilebilecek nitelikler de pek çoktur. İnsanlığın ortak düşünme aracıdır, evrensel dildir, bilimdir, sanattır… O, insan aklının güzelliğini ve yüceliğini gösteren yetkin bir yapıttır.

Evrim Ağacı: Kusursuzluk iddiasının geçersizliği üzerine…-Çağrı Mert BAKIRCI
Evren’in bildiğimiz hiçbir köşesinde -ve muhtemelen tamamında- kusursuzluk (mükemmellik) bulunmamaktadır. Eğer ki bir yapı, olgu, olay bize mükemmel geliyorsa, bunun tek sebebi sanrılarına yenik düşmekte uzman olan beynimizin zayıf analiz ve işlem gücüdür. Ne zaman ki bir şeye “kusursuz” olarak yaklaşmaya meyledersek, o zaman hata yaptığımızı fark etmemiz ve tarafsız olarak durumu değerlendirmemiz gerekir.

YAŞAM AĞACI
ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu’nun hazırladığı “Yaşam Ağacı”, popüler bilim gündeminin nabzını tutuyor! Bilim ve Ütopya’nın dergi içi eki Yaşam Ağacı’nda bu ay: “Vücudumuz bir ekosistem mi?”; “Sağır farelerde ses algılayan ses hücreleri yeniden üretildi”; “Soyu tükenmiş hayvanların yaratılmasında ilk başarı”; “Bu canlıyı tanıyor musunuz: Yapraklı deniz ejderi”; “Bilimsel mitler: Sara nöbeti soğan koklatarak geçer mi?”; “Biyografi: Rita Levi-Montalcini”; “Bilim tarihinde bu ay” ve çok daha fazlası… 

Evrimi ve ‘mem’i tanı-Seçkin EROĞLU
Gene dayalı evrim araştırmalarının ortaya çıkardığı büyük bilimsel birikim, ‘mem’e dayalı kültürel evrimin araştırılabilmesi için büyük bir fırsat sunuyor. Bu da bize insanın ve kültürünün araştırılmasına pozitif bilimin yöntemlerinin daha fazla sokulabileceği bir zemin yaratıyor.

Jeolojik miras ve doğa tarihi müzeleri-Prof. Dr. Nurdan İNAN
Doğa tarihi örneklerinin korunması, onların taşıdığı anlamın da korunması demektir. Bu sayede, yok olan türler, organik evrimin mekanizmaları, paleoiklim, paleocoğrafya ve paleoekoloji, güncel biota hakkında bilgi edinilir. Doğa tarihi müzeleriyle, bir anlamda doğanın arşivlenmesi gerçekleştirilmiş olur. Bu müzelerde, evrenin ve yaşamın evrimi, geçmişten günümüze doğru sistematik bir düzende sergilenir. 

Çağdaş düşünce sisteminin oluşmasında arkeolojinin yeri-Erkan ILDIZ
Bilginin kaynağı arkeolojik dolgulardır. Arkeolojik dolgular, verinin ham olarak elde edilmesini sağlayan laboratuarlardır. Verinin çok az bir kısmı korunabilmiştir ancak bilimsel sonuç bu verilerin değerlendirilmesi ile elde edilir.

“İstanbul’u tarihöncesi çağlardan Osmanlı Dönemi’ne arkeolojik kazılarla tanımak”-Aysun İLGEN
İstanbul Arkeoloji Müzeleri, inşaat uygulamalarından önce araştırma yapmakta ve arkeolojik bulguların saptanması durumunda kazı çalışmalarını başlatmaktadır. Özellikle Marmaray ve metro projeleri çerçevesinde Yenikapı, Cağaloğlu, Sirkeci ve Üsküdar’da yapılan kapsamlı arkeolojik kazı çalışmalarında İstanbul tarihine ışık tutan pek çok buluntu ele geçirilmiştir. 

Tıp kökenli bir bilimsel felsefeci: Prof. Dr. Yaman Örs-Feyziye ÖZBERK
Prof. Dr. Yaman Örs, yalnızca bir bilim adamı, bir yazar değil; bir Cumhuriyet aydınıdır. Tüm özellikleriyle ülkemizin kıymetli değerlerinden biridir. Bilim ve Ütopya için de vazgeçilemez bir dosttur. Ondan çok şey öğrendik. Daha da öğreneceğiz…

 

Türkçe

2013

95 Sayfa

21 x 30 cm .