Anasayfa > Dergi< Geri dönün

Daha ayrıntılı olarak görmek için ana resmin üzerinde fareyi hareket ettirin.

Bilim ve Ütopya Ekim 2012 - Sayı 220

Yayınevi: Bilim ve Ütopya

ISBN: 9771301671701

7,00 TL  (KDV Dahil)

Kargoya verilme süresi: 1 - 5 İş Günü

Ürün tükenmiştir!

Ürün temini hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İlişkili Ürünler

İlişkili ürün bulunamamıştır!

ISBN: 9771301671701
Yazar: Kolektif
Cilt tipi: Karton Kapak

  •  Robot denilince aklımıza pratik işlerde kullandığımız araçlar ya da anti-ütopik temalı filmlerdeki makineler gelir. Oysa robotlar ne mutfaktaki işlerimizi basitleştirecek kadar dar bir içeriğe sahiptir ne de pek çok filmde görüldüğü gibi “karanlık geleceğin” özneleridir.
  • Robot bilimi, teknolojik gelişmeye indirgenemeyecek kadar bilimin çeşitli dallarının yaratıcı olarak kullanıldığı bir alan. Bunun yanında teknoloji ile geleceğin önünü açan ve insanı zorunluluklarından adım adım kurtaran bir niteliği de var.
  • Bu bilim zihnimizi meşgul eden ve meraklandıran pek çok soru ile karşımıza çıkıyor. Bilinçli robotlar mümkün mü? İnsan beyninin yapısı ve işleyişi robotlara uyarlanabilir mi? Robotların ahlaki sorumluluğu kendilerine mi yoksa başkalarına mı ait? Kendini bilen robotların Frankenstein haline gelme olasılığı var mı? İnsandan daha zeki, daha işlevsel robotlar mümkün mü? Kapitalist sistemde robotların potansiyelleri insanlığın toplam çıkarları adına yeterince açığa çıkabiliyor mu?
  • Bu soruların önemli bir bölümünün yanıt arayışlarını dergimizin bu sayısında bulacaksınız. Arayışları diyoruz; çünkü bu, devam eden bir süreç.
  • Bilim insanları Darwin’den bu yana Evrim Kuramı’na sayısız katkı yapmış, eksikliklerini gidermiş ve kuramın bilimsel sağlamlığını geliştirmişlerdir. Bugün de söz konusu gelişim sürmekte ve kuram -“evrim bilimi” demek daha doğru olur- başka bilim dallarına da uygulanmaktadır. Bunun en heyecan verici alanlarından biri Evrimsel Robotik olarak adlandırılan ve dergimizin bu sayısında da yazarımız Çağrı Mert Bakırcı’nın geniş olarak işlediği alandır. Onlarca nesil öncesinin rasgele davranışlar gösteren robotlarından, bugün evrimsel seçilim ve üreme mekanizmaları uygulanarak, çevrelerine çok daha fazla uyum gösterebilen ve davranışsal olarak yüksek başarı gösteren robotlar meydana getirilmiştir. Tabi bu olguyu “yaradılışçılık” lehine bir argüman olarak kullanıp gerici tezlere dayanak sağlamak isteyenler hep olacak. Okurlarımıza çeşitli kategorileri göz önünde bulundurmalarını öneriyor, indirgemecilikle idealist tezlerin kanıtlanamayacağını bir kez daha paylaşmak istiyoruz.
  • Robotik biliminin gelişmesinde ortaya çıkan meselelerden biri de bilinçlilik ve özgürlük sorunu. İnsanın mutlak olarak özgür iradeye sahip olduğunu savunan kimi anlayışlar, robotlarda bu durumun mümkün olamayacağını iddia ediyorlar. Fakat bu sav, başlı başına tartışmalıdır. İnsan mutlak, canının her istediğini yapabileceği anlamında ya da zaman ve mekândan soyut bir “özgür iradeye” sahip midir? İnsanın zihinsel işleyişi, bu bağlamda robotlara ne denli aktarılabilecektir? Bir gün örneğin “özgür iradeye” ve ahlâki kaygılara sahip robotlar yapılabilecek midir? Görülmektedir ki ilk bakışta salt teknolojiye ilişkin gibi görünen robot bilimindeki gelişmeler, yeni felsefî tartışmalara da zemin hazırlamaktadır.
  • Gelişen ve her an muhteşem keşifler yapabilme potansiyeline sahip olan robotik bilimi, insanı doğanın ve iktisadın zorunluluklarında kurtararak özgürleşmesinin maddi zeminini sağlayacak olanaklara sahip. Elbette tek başına herhangi bir bilimsel ve teknolojik ilerlemeye kurtarıcı olarak bakılamaz. Fakat robotiğe geleceğin özgürlükler dünyasının, insanların değil yalnızca araçların yönetileceği dünyanın önemli bir keşfi olarak bakmak sanırız abartılı bir belirleme olmayacaktır. Ancak en genel anlamıyla böyle bir bakış, alana özgü sorunların kendiliğinden halledileceği ve robotlarla bir cennetin kurulacağı anlamına gelmiyor. Yaptığımız vurgu esas olarak insanın yaratıcı ve özgürleştirici gizilgücüne yöneliktir.

Türkçe

2012

96 Sayfa

21 x 29,5 cm.