Anasayfa > Dergi > Bilim ve Ütopya< Geri dönün

Daha ayrıntılı olarak görmek için ana resmin üzerinde fareyi hareket ettirin.

Bilim ve Ütopya Mart 2013 Sayı 225

Yayınevi: Bilim ve Ütopya

ISBN: 9771301671701

7,00 TL  (KDV Dahil)

Kargoya verilme süresi: 1 - 5 İş Günü

Ürün tükenmiştir!

Ürün temini hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İlişkili Ürünler

İlişkili ürün bulunamamıştır!

ISBN: 9771301671701
Yazar: Anonim
Cilt tipi: Karton Kapak

 Bilim ve Ütopya’nın yeni sayısı 1 Mart’ta bayilerde ve kitabevlerinde! Dergide bu ay işlenen kapak konusu ise, "Gericiliğin Üstadı Necip Fazıl"...

Bilim ve Ütopya, bir kez daha putları kırıyor! Dergi, Mart ayı kapak dosyasını, gericiliğin “Üstad” kabul ettiği Necip Fazıl Kısakürek’e ayırdı. Dergide Necip Fazıl’ın, AKP dönemi uygulamaları ile örtüşen devlet ve toplum ülküsü olan “Başyücelik Devleti”, “aksiyoner” bir gerici olarak siyasal serüveni, AKP önderliğiyle ilişkileri, “orducu” İslam inkılâbı anlayışı ve “darbe” destekçiliği ile iniş çıkışlı yaşam öyküsü ve şairliği inceleniyor. Dergide ayrıca, Evrim Kuramı’ndan uygarlıklar tarihine, astrolojiden tıbba, pek çok farklı konuda aydınlatıcı makaleler de yer alıyor. Dergideki kapak makaleleri ve diğer yazılar şu şekilde:

Necip Fazıl, AKP, sanat ve şeriat – Prof. Dr. Taner TİMUR

Öyle ya da böyle, merhum Mürşid’in ne İslamcı tefekkürü, ne de yaşam tarzı kitlelere yol gösterici bir nitelik taşıyor; buna karşılık, iktidar partisinin yönetici kliği, Ortaçağ dünyasına göz kırpan uzun yürüyüşünde gençlik sevdalarını yeniden canlandırıyor ve mistik şairi bayrak yapıyor. Kuşkusuz bu yüceltme içtenlikten yoksun sayılamaz ve riyaya da dayanmıyor. Fakat, bugün, böylesinin daha iyi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Necip Fazıl Kısakürek ya da bir mürşid uydurmak – Özdemir İNCE

Necip Fazıl Kısakürek bir çilekeş değil, tam anlamıyla bir siyasal İslâm militanı. Bu militanlığında da düzmecelik, simülatörlük ve simülasyon var. Çağının çağdaşı şair, bir mümin olsa da Allah ve dini aşmış şairdir. Gerçek şair ne Allah’a ne de dine teslim olur. Tıpkı Hallâc-ı Mansûr, Nesimî, Aboul Alaa El Maari, Abu-Nuwas ve Yunus gibi.

Necip Fazıl’ın Başyücelik Devleti: İslami bir biyo-politik ütopya – Yrd. Doç. Dr. Fatih YAŞLI

Erdoğan ısrarla “en az üç çocuk” istemekte, kadınların çalışma hayatından dışlanması ve anneliğe hapsedilmeleri için çeşitli mekanizmalar devreye sokulmakta, evlilik ve çocuk sahipliğini teşvik etmek için devlet yeni önlemleri devreye sokmaktadır. Tüm bunlar ise bize Necip Fazıl’ın Başyücelik Devleti’nin hayaletinin Türkiye’nin üzerinde dolaştığını açık bir şekilde göstermektedir.

Para ve cinnet buhranları içinde çırpınan hâdi: Çirkeften efsaneye – Mecit ÜNAL

Necip Fazıl’ın karşısına konulduğu, en verimli yıllarını hapishanede geçiren Nâzım Hikmet’in, hiçbir devlet görevlisinden ne merhamet, ne de para dilenen tek satırı yoktur. Menderes, Necip Fazıl’ın yalvaran, üstü kapalı tehdit eden mektuplarına cevabı örtülü ödenekten para olarak verirken aynı zaman diliminde Nâzım Hikmet’i de, vatan haini ilan ederek vatandaşlıktan çıkaran hükümetin başbakanıdır.

Çile şairi – Cafer YILDIRIM

Necip Fazıl’da Tanrı düşüncesi sıradan insanın algı düzeyinin sınırları içindedir. On üçüncü, on dördüncü yüzyılın tasavvuf şairlerininki kadar olsun felsefi bir içerik taşımaz. Onun şiirlerinde teolojik felsefenin hiçbir izine rastlanmadığı gibi Tanrı’nın algılanış, sorgulanış ve benimseniş biçiminde de bir orijinallik söz konusu değildir.

Anti-komünizmden yabancı düşmanlığına, tarih yazımından “aksiyoner” gericiliğe: “Üstad”tan inciler… - Derleme

Bu derlemede, gericiliğin “üstad”ı Necip Fazıl Kısakürek’in bazı görüşlerini, kendi kaleminden okuyacaksınız. Okuyacağınız satırlar, Türk sağında şeriatçılık, muhafazakârlık, yabancı düşmanlığı ve gerici milliyetçiliğin, büyük ölçüde geçişli olarak kullanılabilen ideolojik söylemler olduklarını göstermeleri bakımından ilgi çekicidir. Necip Fazıl, muhafazakâr yazında sunulanın aksine, “batıl”ın gadrine uğramış kendi halinde imanlı bir şair ve mütefekkir değil, eylemli ve eylemci, kendi deyişiyle “aksiyoner” bir gericidir. Derlememiz, gericilik tarafından tarihdışı bir biçimde yüceltilen nam-ı diğer “Üstad”ın kendisinin bir “çilekeşlik” sosuna bulama çabası hariç pek de gizleme derdinde olmadığı gerçek kimliğinin anlaşılabilmesi açısından dosyamızla tamamlayıcı olacaktır. 

Sumer, Babil, Assur ve Hitit kanunlarında kadına yönelik cinsel suçlar ve cezalar – Binnur ÇELEBİ

Sumer, Babil, Assur ve Hitit toplumlarında kadının bekâretinin ve namusunun korunmasını, evlenmeden önce baba, erkek kardeşler ve tüm diğer erkek akrabalar üstlenirlerken, evlenmesiyle bu görev kocaya intikal etmektedir. Bakirelik erkek egemen güç tarafından tabu haline getirilerek bir ayrımcılık yaratılmış, kadınların namus ve utanç duyguları ile baskı altına alınmaları sağlanmıştır.

Hitler’in astroloji tutkusu – A. Kerim SOLEY

İkinci Dünya Savaşı öncesinde, bütün bunalım dönemlerinde olduğu gibi Almanya’da da astrolojiye inananların sayısı hayli fazla idi. Özünde ‘büyüsel’ ve ‘kaderci’ bir uğraş olan astroloji, Nazi gizemciliği için bulunmaz bir araçtı. O nedenle de inanmaya çoktan istekli duruma getirilmiş, tek yönlü propaganda ile kandırılmış Alman halkının duygu, umut ve özlemlerini yozlaştırmada kıyasıya kullanıldı.

TÜBİTAK’ın evrimle imtihanı – Çağrı Mert BAKIRCI

“Uçak, füze diyoruz.” İşte, TÜBİTAK’ın bilimden anladığı bundan ibarettir. Bir uçak, iki füze… Hâlbuki tüm teknolojiyi olduran unsur olan temel bilimler, ülkemizde on yıllardır göz ardı edilmekte, küçümsenmekte, ülkemiz sınırlarından uzak tutulmasına uğraşılmaktadır. Böylesine karanlık günlerde, TÜBİTAK başkanı bunların yeniden okullarımızda okutulmasına, halkımız tarafından anlaşılmasına uğraşacağına, füzeye, rokete, uçağa odaklanmış, diğer her gerçeğe kulaklarını tıkamıştır. 

Evrimsel analiz - Prof. Dr. Nurdan İNAN

Modern evrim kuramında evrimin her zaman ilerleme anlamına gelmediği kabul ediliyor. Ekolojik faktörlerdeki değişime bağlı olarak, en gelişmiş organizmalar yok olurken, daha az gelişmiş olanlar hayatta kalabiliyor. Evrim, düz bir çizgi üzerinde ilerleyerek küçük ve basit olandan, daha büyük ve karmaşık olana doğru gitmiyor.

Atatürk ve hekimler: 14 Mart ruhu üzerine bir güzelleme – Prof. Dr. Tamer AKÇA

14 Mart 1919’da büyük bir kutlama yapar Tıbbiyeliler. Okullarının, üzerinden sadece 3 ay geçmiş işgaline inat, 1827’nin 14 Mart’ında açılan Tıbbiyelerinin yıldönümünü coşkuyla kutlarlar. Ve bu kutlama dev bir gösteriye dönüşür ilkin. Sonra da o günlerin anısına tıp bayramına. 

İki Romalı hekim: Pedianos Dioscorides ve Cladius Galenos – Arş. Gör. Serpil AHMETKOCAOĞLU

Daha çok tıbbî bir botanikçi olarak kabul edilen Dioscorides, bu alanda neredeyse iki bin yıl nihai otorite olarak kabul ediliştir. Deneysel fizyolojinin kurucusu sayılan Galenos ise, 17. yüzyıla kadar, bütün devirlerin en iyi tıbbi deneycisi olmuştur. 

İçeriği ‘öncülleri’nden belli bir plan: “Onuncu Kalkınma Planı” - Prof. Dr. Alkan SOYAK

Onuncu Kalkınma Planı, hazırlık aşamasındaki öncülleri itibariyle dahi, Türkiye’de kalkınma politikası ve planlamasında son 20 yıldır yaşanan neoliberal dönüşümün izlerini taşımakta ve bu dönüşümün daha da derinleşeceğine dair işaretleri içinde barındırmaktadır. Türkiye’de bu konuda yaşanan yegâne yeni şey, DPT’nin yerine, ismi yeni içi eski bir bakanlığın kurulmuş olmasıdır.

Gustave Le Bon ve sosyal psikolojinin Türkiye’ye girişi - Prof. Dr. Remzi DEMİR

II. Meşrûtiyet ve Erken Cumhuriyet Dönemleri’nde, Fransız araştırmacı ve psikolog Gustave Le Bon’un (1841–1931) fikirleri, Türk Aydınlar arasında büyük bir alakaya mazhar olmuş ve kitaplarından bir kısmı Türkçeye aktarılmıştır. 

Ayrıca Kitap Kurdu, Çetin Ceviz Problemleri ve Ödüllü Sözcük Bulmacası… Bulmacanın bu ayki ödülü, M. Şehmus Güzel’den, “İnsan Yılmaz Güney”… 

 

Türkçe

Mart 2013

95 Sayfa

21 x 30 cm .