Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

Kas19

3500 Yıl Önce Kenan ve Mısır Arasındaki Büyük Çaplı Balık Ticareti

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  AkdenizBalıkÇipuraBardawil GölüDoradeİsrailKenanMısırTicaret

3500 Yıl Önce Kenan ve Mısır Arasındaki Büyük Çaplı Balık Ticareti

Günümüzde İsrail’deki arkeolojik alanlarda bulunan 100 balık dişinin analizine göre, 3.500 yıl önce Akdenizin güneydoğusunda aktif bir balık ticareti vardı.

Durophagous diş yapısından oluşan dişlerden meydana gelen çene ve kalın diş minesine sahip çipura (spratus aurata): Geniş azı dişi oksijen izotop analizi ve balığın boyutunu belirlemek için kullanıldı. C: Guy Sisma-Ventura, Israil

3.500 yıl önce, Akdeniz’in güneydoğusundaki yerleşim yerlerinde aktif bir balık ticareti oluyordu. Şu an İsrail sınırları içerisindeki çeşitli arkeolojik sit alanlarında bulunan 100 balık dişinin analiz edilmesiyle bu sonuca ulaşıldı.

Dişlerin sahibi olan çipura balığı, aynı zamanda ‘dorade’ olarak da biliniyor. Bu balıklar Güney Sinai kıyısında Bardawil gölünde yakalanıp sonrasında Mısır’dan, Güney Levant’taki bölgelere getiriliyordu. Bu balık taşımacılığı 2000 yıl boyunca, Bronz çağının çökmeye başladığı zamanlardan Bizans döneminin başlangıcına kadar (yaklaşık olarak 1300’den MS 600’e kadar) sürdü.

Johannes Gutenberg Üniversitesi’nden Thomas Tütken, “Araştırmamızda incelediğimiz dişler gösteriyor ki, bu çipuralar, Akdeniz’in suyuna göre çok daha tuzlu olan bir yerden geliyordu.” diyor.

Bardawil gölü; 4000 yıl önce, son buzul çağından sonra su seviyesi en nihayetinde sabit hale geldiğinde şekillenmeye başladı. Bu gölde yoğun bir şekilde balık tutuluyordu ve geniş çaplı balık ticaretinin başlangıç noktasıydı.

Arkeolojik bulgulara göre balık tutmak antik kültürler için önemli bir ekonomik faktördü. Güney Levant’ta çipura (sparus aurata) bölgedeki balıkçılar tarafından 50.000 yıldan beridir avlanıyordu. Mesela Nil levreği gibi daha egzotik olan balıkların ticareti de Mısır ve Kenan arasına 5.000 yıldan uzun süredir yapılıyordu.

Yeni yapılan çalışma ise, Bronz çağının çöküşünde başlayıp Bizans dönemine kadar süren 2.000 yıllık ticaretin büyük boyutunu gösteriyor. Göttingen Üniversitesi’nden araştırmanın eş yazarı Profesör Andreas Pack, “Bardawil gölü görünüşte balığın ana kaynağı ve bugünkü İsrail olan Kenan’a (bu bölgede çipura yakalanabiliyor olmasına rağmen) balık ulaşımının başlangıç noktası.” diyor.

İsrail’deki analiz edilen çipura dişlerinin bulunduğu arkeolojik bölgelerin haritası. C: Thomas Tütken

Balık dişleri 2000 yıllık ticareti belgeliyor

Çipura yenilebilen bir balıktır ve çoğunlukla midye ve yengeçlerle beslenir. Çipuralar düğme biçiminde durophagous dişleriyle eti elde etmek için kabukları kırar. Çalışmanın amacına ulaşmak için, 100 tane geniş kabuk kıran çipura dişi incelendi. Bu Neolitik dönemden, Bizans dönemine kadar olan zamana ait dişler; Güney Levant’ta bazıları denizden uzak, bazıları ise kıyıda olan 12 arkeolojik bölgeden alındı.

Araştırmacıların bir yaklaşımı; çipuraların diş minesindeki oksijen izotoplarının (18O ve 16O) içeriğine bakmak yönündeydi. Bu oranlar, bize buharlaşma hızıyla ilgili ve böylece balıkların yaşadığı suyun civarındaki tuz içeriği hakkında bilgi sunuyor. Kabuk kıran dişlerin boyutunu baz alarak araştırmacılar balıkların boyutuyla ilgili tahminde bulunabiliyorlar.

Analizler gösteriyor ki bazı çipuralar Güney Akdeniz kökenli ama yaklaşık olarak her 4 balıktan 3’ü tuzlu suda yaşamış olmalı. Olay yeri olarak tek gündeme gelen su kaynağı olan Bardawil gölünün yüzde 3.9 ile 7.4 tuz içeriğine sahip olması, buranın çipuraların büyümesi için mükemmel bir ortam olduğunu gösteriyor. Sinai kıyısındaki Bardawil gölü yaklaşık olarak 30 kilometre uzunluğunda, 14 kilometre genişliğinde ve maksimum derinliği 3 metre. Akdeniz’den küçük bir kum engeliyle ayrılıyor.

Tütken, “Burdan Kenan’a giden bir ana yol vardı ama muhtemelen balıklar önce kurutulup sonra deniz yoluyla taşınıyordu.” diyor. O dönemde ne kadar yenildiği tam olarak tahmin edilemese de çipura büyük ihtimalle popüler yenilen balıklardı. Bununla birlikte, görünüşe göre Bronz çağının son dönemlerindeki balık ticareti önceki dönemlere göre çok daha azdı.

Araştırmacılara göre, balıkların vücut ölçüsündeki düşüş, balıkçılığın yoğun bir şekilde artmasının (günümüzde olduğu gibi) bir göstergesi. Tütken, “Görünen o ki balıkçılık ve balık ticareti önemli şekilde genişlemiş ve balıkların büyüyebilmeleri için şansları kalmamış.’’ diyor ve bunun balıklara yapılan sistematik ticari istismar –bir tür 2000 yıl boyunca sürmüş ilk ticari balık yetiştiriciliği- olduğunu belirtiyor.


Phys. 16 Ekim 2018.

Arkeofili

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için