Blog
Antik Mısır Prensesleri Silah Kullanmış Olabilir
Araştırmacılar, neredeyse 4.000 yıl önce Mısır’ın Orta Krallık döneminde yaşamış altı saraylı bireyin kalıntılarını inceledi.
www.arkeofili.com
Mısır prenseslerine ait yaklaşık 4.000 yıllık iskelet kalıntıları, saraylı kadınların üst beden kaslarını sürekli kullandığını gösteriyor.

Prenses Ita ile birlikte gömülen ve şu anda Mısır Müzesi’nde sergilenen hançer. C: Sameh Abdel Mohsen
Tartışmalı yeni bir çalışmaya göre, yaylar, oklar ve bir hançerle gömülen birkaç antik Mısır prensesi, yaşamları boyunca bu silahlarla eğitim görmüş, belki de onları avlanırken ya da okçuluk çalışırken kullanmış olabilir.
Araştırmacılar, neredeyse 4.000 yıl önce Mısır’ın Orta Krallık döneminde yaşamış altı saraylı bireyin kalıntılarını inceledi. Bu kemikler üzerindeki kas bağlanma bölgelerini analiz eden araştırmacılar, belirgin bazı alanların okçuluk ve silah kullanımı gibi yinelenen etkinliklerle bağlantılı olabileceğini öne sürüyor.
Çalışmanın ilk yazarı, Mısır’daki Beni-Suef Üniversitesi’nde arkeolog olan Zeinab Hashesh, “Kraliyet ailesinin üyeleri, özellikle de kadınlar, okçuluk ve avcılık gibi ustalık ve fiziksel güç gerektiren etkinliklere etkin biçimde katılıyordu” diyor.
Frontiers in Environmental Archaeology dergisinde yayımlanan bulgu, kadınların mezarlarına konan silahların büyük ölçüde törensel olduğu varsayımına meydan okuyor. Ayrıca saraylı kadınların sağlığı ve fiziksel etkinlikleri hakkında yeni bilgiler de sağlayabilir.
Ancak çalışmada yer almayan biyoarkeologlar, iskelet değişimlerinin belirli bir etkinliği güvenilir biçimde gösteremeyeceğini söylüyor. Yaş, beden büyüklüğü, genetik ve diğer yinelenen hareketlerin de benzer sonuçlar yaratabileceğini belirtiyorlar.
Müze bodrumunda yeniden keşfedilen saraylılar
1890’larda Fransa’dan arkeolog Jacques de Morgan, firavunlar II. Amenemhat ve III. Amenemhat’ın mezarının yakınındaki bir alanda kazı yaptı. De Morgan bu kazılardan, kısmi kalıntıları daha sonra Kahire’deki Mısır Müzesi’nde saklanan çeşitli saraylı bireyler buldu.
Kalıntılar on yıllar boyunca unutuldu. Ama 2020’de müze çalışanları, bir müze düzenleme projesi sırasında kemikleri yeniden keşfetti. Koleksiyonda Kral Hor, Prenses Ita, Khenmet, Itaweret ve Noub-Hotep’in yanı sıra, Prenses Sathathormeryt (aynı zamanda Sithathoriunet olarak da yazılıyor) olabilecek kimliği belirsiz bir kadın da vardı. Kadınlardan dördünün, firavun II. Amenemhat’ın kızları olduğuna inanılıyor.
Ancak araştırmada yer almayan Southampton Üniversitesi’nde biyoarkeolog olan Sonia Zakrzewski’ye göre, iskeletlerin kimlikleri büyük ölçüde o 19. yüzyıl etiketlerine dayanıyor. Bu da “gerçekte ne kadar güvenilir olduklarından emin olamayacağımız anlamına geliyor.”
Bireylerin çoğunun kafatası eksikti ve her iskeletin yalnızca yaklaşık yüzde 22 ila 58’i günümüze ulaşmıştı. Yumuşak dokuları büyük ölçüde çürüyüp toza dönüşmüştü ama kalan kemikler ekibin cinsiyeti ve yaşı tahmin etmesine ve yaralanmaları, hastalıkları ve fiziksel etkinlik izlerini aramasına olanak tanıdı.
Silah eğitiminin izleri mi?
Araştırmacılar, röntgen taramaları ve farklı malzemeleri tanımlamaya yardımcı olabilen özel bir kızılötesi spektroskopi kullanarak kasların, tendonların ve bağların kemiklere bağlandığı yerleri inceledi. Yinelenen kas kullanımı, bağlanma bölgelerinin büyümesine ya da belirginleşmesine katkıda bulunabilir.
28 ila 34 yaşları arasında ölen Prenses Ita’nın sağ omzunun, kolunun ve elinin bazı kısımlarında belirgin bağlanma bölgeleri vardı. Ekip, bu değişimlerin, belki de mezarında bulunan süslü hançeri de içeren, yinelenen kavrama ve silah kullanımını yansıtabileceğini öne sürüyor.
40’lı yaşlarının başında ölen Prenses Noub-Hotep’in ön kollarında ve sağ elinde güçlü biçimde gelişmiş bağlanma bölgeleri vardı. American Anthropologist dergisinin 1896 tarihli bir sayısına göre, de Morgan prensesin mezarında “kancaları şaşırtıcı derecede iyi korunmuş oklar” bulmuştu.
Benzer biçimde, Prenses Itaweret omzu ve göğsü çevresinde sağlam bağlanma bölgeleri gösteriyordu. Khenmet ise kollarında ve omuzlarında belirgin özellikler taşıyordu. Kral Hor da bedeninin sol ve sağ tarafındaki kas bağlanmaları arasında farklılıklar sergiliyordu.
Yazarlar, bu örüntülerin, bir yay kirişini geriye çekme sırasında yer alan hareketlere uyduğunu; bu sürecin de sol ve sağ üst beden arasında kassal bir asimetri yaratabileceğini savunuyor. Ayrıca bu kassal örüntülerin, hançer ya da topuz gibi nesneleri kavramaktan kaynaklanabileceğini öne sürdü ve saraylılarla birlikte gömülen silahların yalnızca simgesel olmadığını ileri sürüyor.
Bazı uzmanlar kuşkulu
Bu bireylerin kemiklerindeki belirgin bağlanma bölgelerine rağmen Zakrzewski, saraylıların bu kaslı yapıya okçulukla mı yoksa başka bir etkinlikle mi ulaştığının bilinmediğini söylüyor.
Zakrzewski’ye göre, kemiklerdeki bölgeler, belirli kasların tekrar tekrar kullanılmış göründüğünü, ama bu kullanımın gerçek nedeninin belirsiz olduğunu gösteriyor. “Dolayısıyla bu iskelet değişimlerinin mutlaka silah kullanımıyla ilişkili olduğunu söyleyemeyiz. Özellikle de araştırmacılar Nil Vadisi’nden ya da başka yerlerden karşılaştırma grupları incelemediği için.”
Zakrzewski, ok gibi eserlerin mezarlara neden konduğunun da bilinmediğini ekliyor. “Belki de bunlar, ölen kişiyle ilişkili bireyler tarafından kullanılmak için düşünülmüştü.”
Çalışmada yer almayan, Torino Üniversitesi’nde biyoarkeolog olan Scott Haddow, iskelet değişimlerinden bazılarının kalıntıların her iki tarafında da bulunduğunu belirtiyor.
Haddow, “Okçuluk son derece asimetrik bir etkinlik. Bazı kemiklerde genelleşmiş, iki taraflı bir sağlamlık bulmak (diğer bazı kemiklerde bir miktar asimetri gözlemlense de), bu bireylerin okçuluk yaptığına dair özellikle güçlü bir kanıt oluşturmuyor” diyor.
Bireylerin ölüm yaşları da farklılıkları açıklayabilir. Khenmet öldüğünde 35 ila 45 yaşları arasındaydı, Noub-Hotep ise yaklaşık 40 ila 44 yaşındaydı. Haddow’a göre kas bağlanma bölgeleri, beden büyüklüğü ve genetiğin yanı sıra yaşlanmadan da etkilenir.
Live Science. 17 Temmuz 2026.
Makale: Hashesh, Z., Gabr, A., & Walker, R. 2026.


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >