Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Sare

Strabon

Blog

Eki9

Arkeologlar Troia Atı’nın Kalıntılarını mı Buldu?

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

 

Efsanevi tarihi kent Troia’da kazı yapan Türk Arkeologlar, Hisarlık Tepesi’nde efsanevi Troia Atı’nın kalıntıları olduğu tahmin edilen büyük ahşap plakalar buldu. Antik gemilerin parçalarından oluşan ve 15 metreye varan uzunluklarıyla onlarca kalas ve tahta çubuklar Homeros’un Troia kentinin surlarının içinde ve sıra dışı biçimlerde bir araya getirilmiş halde bulundu. Düzenli aralıklarla açılmış deliklerin bulunduğu plakalar biraya getirildiğinde üst üste gelerek plakaların ip ve tendomlarla birbirine tutturulmuş olabileceği düşünülüyor.

 Homeros’un Odesa’sında geçen ahşaptan yapılmış olan Troia Atı’nın efsane olduğu düşünülüyordu. Fakat son keşif, anlatılan bu Yunan hilesinin gerçekleşmiş olabileceğini düşündürüyor. Bu yapı Homeros, Virgil, Augustus ve Quintus Smyrnaeus’un anlatıları ile de benzerlik gösteriyor.

Üzerinde “Eve dönmeleri için Yunanlılar bunu Athena’ya adadılar” şeklinde çevrilen bir yazı da bulunan ağır hasar almış bir bronz plaka da bu bölgede bulundu. Ve Troia Atı’nın varlığına ek bir kanıt oluşturuyor olabilir. Bu plaka aslında Quintus Smynaeus’un epik şiiri Posthomerica’da da anlatılıyor.

Boston Üniversitesi’nden arkeoloji profesörlerinin liderlik ettiği projede çalışan arkeologlar buluntuların efsanevi Troia Atı ile ilişkili olduğuna dair oldukça ikna olduklarını ve tüm test sonuçlarının teorilerini doğruladığını belirtiyor.

Arkeologlara göre karbon testleri ve diğer analizler tahta parçaları ile diğer buluntuların M.Ö. 12. ve 11. yüzyıllara ait olduğunu gösteriyor. Kazı ekibinden Profesör Morris’e göre bu tarihler tam da Eratosthenes veya Proclus gibi antik tarihçilerin Troia Savaşı için belirttikleri tarihlere denk düşüyor.

Heyecan verici yeni bulgular bölgenin arkeolojik bakımdan çekiciliğini de artırıyor. Zengin Alman işadamı ve arkeolog Heinrich Schliemann, 1868’de Hisarlık’ta yaptığı kazıda üst üste yapılmış birçok şehrin kalıntılarını ortaya çıkarmıştı. Mayıs 1873’te en alt tabakada zulalanmış altın ve değerli eşyaları bulan Schliemann bunlara yanlışlıkla Priam’ın Hazinesi adını vermişti.

En alt tabakanın üstündeki katmanların büyük bölümü bu süreç içerisinde maalesef tahrib olmuş. Schliemann’ın kullandığı dinamitle patlatma gibi kazı yöntemleri birçok önemli eserin yok olmasına sebep oldu. Yok olanların birçoğu da Troia’nın kalıntılarıydı. Ancak efanevi atın kalıntıları Schliemann’ın kazı yaptığı bölgeden metrelerce uzaktaydı ve tahrip olmaktan kurtuldu.

Efsanevi savaş makinesinin kalıntıları yeni bir sergi için İstanbul Arkeoloji Müzesine taşınacak.

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için