Blog
Bilecik’teki Tümülüs, Kral Midas’ın Ailesinden Birine Ait Olabilir
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden arkeolog Hüseyin Erpehlivan, “Tarihsel olarak Frigya, genellikle Assur ya da Urartu imparatorluklarına benzer merkezi bir krallık olarak görülmüştü” diyor.
www.arkeofili.com
Bilecik’teki Karaağaç Tümülüsü, MÖ 8. yüzyılda yaşamış ve efsanevi altın dokunuşu ile tanınan Kral Midas’ın ailesinden birine ait olabilir.

Tümülüste bulunan süslü mezar eşyaları arasında, Frig mezarlarının ayırt edici bir özelliği olan değerli bronz kaplar da yer alıyor. C: Hüseyin Erpehlivan
Frigya Krallığı’na (MÖ 1.200 – 675) ait, muhtemelen kraliyet statüsünde olan bu mezar, krallığın başkenti Gordion’un yaklaşık 160 kilometre batısında yer alıyor. Yeni bir çalışmaya göre bu uzak konum, Frig toplumunun siyasi açıdan başkentte toplanmadığını gösteriyor. Bunun yerine, Orta Anadolu’daki antik krallık boyunca siyasi gücün daha dağınık biçimde paylaşıldığı anlaşılıyor.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden arkeolog Hüseyin Erpehlivan, “Tarihsel olarak Frigya, genellikle Assur ya da Urartu imparatorluklarına benzer merkezi bir krallık olarak görülmüştü” diyor.
Ancak Erpehlivan’a göre Bozüyük ilçesinde yer alan Karaağaç Tümülüsü’ndeki bu mezar bunun tersini düşündürüyor. Başkentten bu kadar uzakta seçkinlere ait anıtsal bir mezarın inşa edilmiş olması, “Frig siyasi örgütlenmesinin Gordion’da sıkı biçimde merkezileşmiş, kent odaklı bir sistemle sınırlı olmadığı” fikrini destekliyor.
Yine de Erpehlivan, mezardaki gösterişli buluntuların illa ki kraliyet gömütüne işaret etmeyebileceğini; bunun yerine, bölgenin valisi gibi kraliyet bağlantıları olan önemli bir kişiyle yapılan bir “kraliyet hediyeleşmesi”nin sonucu olabileceğini söylüyor.

Bilecik Üniversitesi’nden arkeologlar, on yılı aşkın bir süredir tümülüsün bazı kısımlarını kazıyorlar. C: Hüseyin Erpehlivan
Uzak bir tümülüs
Tümülüs bugün, doğal bir tepeciğin üzerinde yaklaşık 8 metre yükseliyor ve çevredeki düzlükten 30 metreden fazla yüksekte duruyor. Çapı ise yaklaşık 60 metre. 2010’da uydu fotoğraflarında yağma kaynaklı hasarın görülmesiyle keşfedilen tümülüste araştırmacılar 2013’ten bu yana akademik kazılar yürütüyor.
American Journal of Archaeology dergisinin Ocak sayısında yayımlanan tümülüse ilişkin yeni incelemede Erpehlivan, mezarın mimarisini ve mezar hediyelerini analiz etti.
Erpehlivan, tümülüsün içindeki ahşap odalı mezarın anıtsal mimarisinin Gordion yakınlarındaki seçkin gömütlerle karşılaştırılabilir olduğunu; mezardaki buluntuların da başkentteki kraliyet gömütlerinde bulunanlara benzediğini söylüyor.
Erpehlivan’a göre Karaağaç Tümülüsü’ndeki bu gömütün özellikleri, “yalnızca yerel, seçkin olmayan bir bireyden bekleneni aşıyor. Bunun yerine Frig güç sistemi içinden bir figüre işaret ediyor.”
Erpehlivan ve meslektaşları, mezar hediyeleri arasında çok sayıda seramik kabın bulunduğunu, bunlardan birinin üzerinde bir Frig adı yazılı olduğunu; ayrıca birkaç situla (sıklıkla savaş, av ve alay sahneleriyle bezeli, özenle işlenmiş bronz kaplar) olduğunu belirledi. Bu situlalar, mezardaki kişinin yerel bir kraliyet rütbesine sahip olabileceğini ya da Midas’ın kraliyet ailesiyle bağları bulunabileceğini düşündürüyor.
Situla’nın varlığı önemli, çünkü bu çalışmadan önce belgelenmiş tek örneklerin, Gordion’daki Midas Tümülüsü’nde bulunduğu biliniyordu. Bu mezarın büyük olasılıkla Midas’ın babası Gordias’a ait olduğu düşünülüyor. Erpehlivan, eserlerin mezarı MÖ 740 ile 690 arasına tarihlendirmeye de yardımcı olduğunu söylüyor.

Arkeologlar ayrıca biri Frigce bir isim taşıyan çömlekler buldular. C: Hüseyin Erpehlivan
120’den fazla tümülüs
Midas bugün en çok, dokunduğu her şeyi altına çeviren “Altın Dokunuş” ya da “Midas Dokunuşu” mitiyle biliniyor. Bu ibretlik öykü, MÖ 4. yüzyılda antik Yunan filozofu Aristoteles tarafından açgözlülüğe örnek olarak aktarılmıştı. Mit daha sonra başka yazarlarca genişletildi.
Ancak Midas aynı zamanda Orta Anadolu’da, MÖ 8. yüzyılda yaşamış Frigya’nın gerçek bir kralıydı. Antik Yunanlar onun inanılmaz zengin olduğunu düşünüyordu ve efsanenin bu kısmı doğru görünüyor. Birçok Frig kraliyet mezarında süslü metal işçiliği, takılar, seramikler, nadir ahşap mobilyalar ve kaliteli tekstillere ait izler bulundu. Gordion yakınlarında 120’den fazla tümülüs var. Bunların yaklaşık yarısı incelendi. Ancak Midas’ın mezarı henüz bulunmuş değil.
Farklı dönemlere ait kalıntılar
Erpehlivan ve ekibi Karaağaç Tümülüsü’nün içinde insan kalıntıları buldu; fakat bunların mezarın asıl sahibine ait olduğunu düşünmüyorlar. Kemiklerin bir kısmı, alanda önceden var olan eski bir mezarlıktan geliyor. Diğerleri ise Frig tümülüsü ve mezarı inşa edildikten sonra yapılmış gömütlere ait.
Pennsylvania Üniversitesi’nden arkeolog Brian Rose, “Yeni keşfedilen tümülüs, neredeyse üç bin yıllık bir döneme yayılan mezarlar içermesi bakımından benzersiz” diyor. Rose, son çalışmada yer almıyor fakat onlarca yıldır Gordion’da mezar kazıları yapıyor. “Özellikle memnuniyet verici olan şey, bu mezarın MÖ 8. yüzyılın sonlarında Kral Midas’ın hüküm sürdüğü döneme tarihlenmesi. Çünkü Frig başkenti Gordion’da yeni kazılan iki tümülüs daha aynı döneme tarihleniyor” diyor.
Live Science. 11 Ocak 2026.
Makale: Erpehli·van, H. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >