Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Sare

Strabon

Blog

Nis21

El Resimleri, Avustralya’nın İlk İnsanlarıyla Bağlantılı Olabilir

Timor-Leste mağarasında yapılmış el şablonları, muhtemelen 65.000 yıl önce son Buzul Çağında Asya’dan Avustralya’ya olan göçe işaret ediyor.

Lene Hara Mağarası’nda bulunan ve Pleistosen’de yapıldığı düşünülen el şablonları. C: Standish et al. 2020.

Daha önce Doğu Timor olarak da bilinen Timor-Leste’deki bilinen tüm kaya sanatının, 11.650 yıl önce başlayan Holosen dönemine ait olduğu düşünülüyordu.

Şimdi ise yapılan bir araştırma, Timor-Leste’nin doğu ucunda Lene Hara Mağarası’ndaki 16 el şablonu hakkında detaylı bilgiler veriyor. Arkeologlar bu el şablonlarının, Holosen başlamadan önce “Buz Devri” olarak adlandırılan Pleistosen dönemde boyandıklarını düşünüyorlar.

(Aborjin Hikayesi, Anlatılan En Eski Hikaye Olabilir)

Southampton Üniversitesi’nden araştırmanın başyazarı Christopher Standish, “Bu el şablonlarını yeniden keşfetmek çok heyecan vericiydi.  Belki de incelenecek en ilginç kaya sanatı motifleri.” diyor.

“Şablonlar, onları yaratan insanlar ile somut bir bağlantı sağlıyor, binlerce yıl önce yaşayan gerçek bir kişinin elinin şablonuna bakıyorsunuz.”

Şablonların bulunduğu Timor-Leste’deki Lene Hara Mağarası. C: Standish et al. 2020.

Tabaka tabaka dökülen bir mineral kabuk üzerinde yapılan soluk desenler, oldukça kötü durumda ve eğitimsiz gözle neredeyse algılanamaz. Araştırmacılar, el şablonlarını tanımlayabildi ve bununla birlikte el şablonu olarak tespit edilemeyecek kadar parçalanmış daha fazla boya pigmentleri bulundu.

Yakın çekim fotoğraflar, bu şablonların mağaranın yüzeyine konulan bir elin üzerine kırmızı toz boya üflenmesiyle üretildiğini ortaya çıkardı.

Arkeologlar mağaradaki el şablonların, geometrik şekiller ve hayvanlar içerdiği bilinen Holosen sanatı ile belirgin farklılıkları olduğu için Pleistosen kökenli olduğunu düşünüyor.

(Gizemli Avustralya Kaya Resimleri 12.000 Yıllık Çıktı)

Başlıca farklılıklar, el şablonlarının mağaranın farklı bir bölümünde bulunup farklı sanatsal gelenekleri göstermesiydi. El şablonlarından biri, Holosen döneme ait bir güneş motifinin altında görünüyordu. Bu da ondan çok daha eski olduğunu gösteriyor.

Ayrıca tüm el şablonları, Holosen desenlerine göre çok daha fazla yıpranmış ve bozulmuştu. Bu da daha eski olduklarını işaret ediyor.

Üstteki görüntü şablonların orijinal fotoğrafı. Aşağıda özel dijital geliştirmeden sonra aynı fotoğraf var. C: Standish et al. 2020.

Standish, “Bu şablonlar, insanların Pleistosen’deki mağarayı 43.000 yıl önce iskan ettiğini gösteren bölgede elde edilen arkeolojik kanıtlarla tutarlı.” diyor.

Dahası, el şablonları yakındaki diğer adalarda ve Avustralya’da bulunan geniş el şablonu sanatı geleneğine de uyuyor.

Peki bunun Avustralya’nın Pleistosen’deki ilk insanlarıyla ne ilgisi var?

Araştırmacılar daha önce, insanların 65.000 yıl önce Buzul Çağı’nda Avustralya’ya ulaşmak için Güneydoğu Asya’dan iki ana ada arası geçebilecekleri bir kuzey ve bir güney olmak üzere ulaşım yolu düşünmüşlerdi.

O zamanlar deniz seviyeleri çok daha düşüktü ve Avustralya, Sahul adlı Tazmanya ve Yeni Gine’yi de içeren kara kütlesinin bir parçasıydı.

Kuzey rotasının, Endonezya’nın Sulawesi adasından başlaması daha kolay olduğu için daha çok güven veriyordu. Timor-Leste, güney rotasındaki son ada duraklarından biri olabilirdi ancak bu rotadaki deniz yolcuğu ve yoğun olan ada bitki örtüsü çok daha zor olurdu.

Daha da fazlası Güneydoğu Asya’daki bilinen tüm Pleistosen kaya resimleri, muhtemelen insanların gittiği yolu gösteren, araştırmacıların önerdiği kuzey dağılım rotasında bulundu. Şimdiye kadar güney yolunda hiçbir Pleistosen sanatı bulunamamıştı.

Standish, “Ortaya çıkardığımız kaya sanatı, Asya ile Sahul arasındaki sömürgeleştirme ve fikirlerin yayılmasını anlamak için kritik olabilir.” diyor. “Bilinen veya varsayılan Pleistosen kaya sanatının kuzey rotasına düştüğü varsayımı muhtemelen yanlış.”

Bununla birlikte, el şablonlarının ne zaman yapıldıklarını doğru bir şekilde bilmek için bilimsel olarak tarihlendirmek önemli bir sorun, çünkü kullanılan kırmızı pigmentler mineral bazlı olduğu için karbon tarihlendirmesi kullanılmasını engelliyor. Aynı zamanda şablonlarda, diğer izotop tarihleme tekniklerinin gerektirdiği karbonat mineralleri oluşmamış.

“Timor-Leste’de bunu anlamanıza yardımcı olacak, örnek teşkil edebilecek bilinen başka sanat bölgeleri de var” diye açıklıyor Standish. “Kötü korunmuş Pleistosen sanatının mevcut olduğu ancak şu anda tanımlanamadığı başka yerler de olabilir.”

Standish, “Homo sapiensin ilk önce kaya sanatını kuzey dağılımlı rota boyunca yapması kesinlikle mantıklı ve biz bu görüşe karşı değiliz. Ancak diğer güzergâhlardaki sanat eserleri göz ardı edilmemeli ve sanatın bu bölgedeki ortaya çıkışının tam bir resmini elde etmek için bugüne kadar yapılan girişimlere ihtiyaç duyulmalı.”


Makale: Standish, C. D., García-Diez, M., O’Connor, S., & Oliveira, N. V. (2020). Hand stencil discoveries at Lene Hara Cave hint at Pleistocene age for the earliest painted art in Timor-Leste. Archaeological Research in Asia, 100191.

Kaynak:Arkeofili.com

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için