Blog
Güneydoğu Asya’nın En Büyük Dinozoru Keşfedildi
Yeni bir makalede tarif edilen dinozor, 10 yıl önce Tayland’ın kuzeydoğusunda bir göletin kenarında bulunan kemiklerden tanımlandı.
Zeynep Şoray - www.arkeofili.com
Yapılan bir çalışmada, bugüne dek Güneydoğu Asya’da bulunan en büyük dinozor olan yeni bir uzun boyunlu otçul dinozor türü tanıtıldı.

Nagatitan’ın sanatsal olarak canlandırması. C: Patchanop Boonsai
Yeni bir makalede tarif edilen dinozor, 10 yıl önce Tayland’ın kuzeydoğusunda bir göletin kenarında bulunan kemiklerden tanımlandı.
Araştırma ekibi; omurga, kaburga, leğen ve bacak kemiklerini, bunların arasında 1,78 metre uzunluğundaki bir ön bacak kemiğini (bir insan boyu kadar) inceleyerek dinozorun yaklaşık 27 metrik ton ağırlığında, yani yaklaşık dokuz yetişkin Asya filine eş, ve 27 metre uzunluğunda olduğunu tahmin etti.
Dinozora Nagatitan chaiyaphumensis adı verildi. Adındaki “Naga”, Tayland ve Güneydoğu Asya folklorunda mitolojik bir su yılanına gönderme yapıyor; “Titan” Yunan mitolojisindeki devleri, “chaiyaphumensis” ise fosillerin keşfedildiği Tayland’ın Chaiyaphum eyaletinden geldiğini, yani “Chaiyaphum’lu” anlamına geliyor. Bu, Tayland’da isim verilen 14. dinozor.
Dinozor, Diplodocus ve Brontosaurus’u da içine alan uzun boyunlu ve uzun kuyruklu otçullar olan sauropod ailesine ait ve bundan 100-120 milyon yıl önce Erken Kretase döneminde yaşıyordu.
Çalışmanın baş yazarı Thitiwoot (Perth) Sethapanichsakul, “Dinozorumuz, çoğu insanın ölçütlerine göre büyük. Büyük olasılıkla Diplodocus Dippy’den (Diplodocus carnegii) en az 10 metrik ton daha ağırdı. Yine de Patagotitan (60 metrik ton) ya da Ruyangosaurus (50 metrik ton) gibi sauropodların yanında cüce kalıyor” diyor.
“Nagatitan’a Tayland’ın ‘son titanı’ diyoruz. Çünkü Tayland’ın dinozor barındıran en genç kaya oluşumunda keşfedildi.”

Örneklerin sarı renkle gösterildiği iskelet rekonstrüksiyonu. C: Thitiwoot Sethapanichsakul vd. 2026.
“Dinozorların hüküm sürdüğü dönemin sonlarına doğru oluşan daha genç kayaçlar büyük olasılıkla dinozor kalıntısı içermez, çünkü bölge o zamana kadar sığ bir denize dönüşmüştü. Dolayısıyla bu, Güneydoğu Asya’da bulacağımız son ya da en yeni büyük sauropod olabilir.”
Erken Kretase döneminde çevre kurak ya da yarı kuraktı. Bu ortamlar uzun boyun ve kuyruklarının yüzey alanını ısıyı dışarı atmak ve vücut sıcaklıklarını düzenlemek için kullanarak gelişen sauropodlar için tercih edilen bir habitattı.
Örneklerin bulunduğu bölgenin aynı zamanda balıkları, tatlı su köpekbalıklarını ve timsahları barındıran menderesli bir nehir sisteminin parçası olduğu görülüyor.
Nagatitan, iguanodontlar ve Triceratops’un kuzenleri olan erken kollara ayrılan ceratopslar gibi daha küçük otçul dinozorlarla, carcharodontosaurianlar ve spinosauridler gibi büyük etçillerle ve nehirden balık avlayan teruzor adı verilen uçan sürüngenlerle birlikte yaşıyordu.
Nagatitan, yaklaşık 120 milyon yıl önce yaygınlaşmış bir sauropod alt grubu olan somfospondilan sauropoddu. Yazarlar dinozorun bunun da içinde somfospondilanlar arasında daha dar bir grup olan ve yalnızca Asya’da bulunan Euhelopodidae’ye ait olduğunu buldu.

Thitiwoot Sethapanichsakul ve ön bacak kemiği (humerus). C: Thitiwoot Sethapanichsaku
Nagatitan, omurgasında, leğen kemiğinde ve bacaklarındaki benzersiz özelliklerin bir araya gelmesiyle diğer türlerden ayrılıyor. Dinozorun gerçek boyutlu bir rekonstrüksiyonu, Bangkok’taki Asiatique’te yer alan Thainosaur Müzesi’nde sergileniyor.
Sethapanichsakul, “Hayalim, Güneydoğu Asya dinozorlarının uluslararası alanda tanınması için çalışmaya devam etmek. Tayland ile diğer kurumlar arasındaki uluslararası işbirliklerinin artması, bölgenin paleobiyolojisine dair anlayışımızı ilerletebilir ve bunu küresel bir bağlama uygulayabiliriz” diyor.
“Bunların hepsi önce bulduğumuz örnekleri tanımlamak ve betimlemekle başlıyor. Henüz resmi olarak betimlenmemiş büyük bir sauropod fosili koleksiyonumuz var. Bunların arasında pek çok yeni tür de olabilir.”
“Ben hep bir dinozor çocuğu oldum. Bu çalışma yalnızca yeni bir tür tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda bir dinozora isim verme yönündeki çocukluk sözünü de yerine getiriyor.”
Ortak yazar Profesör Paul Upchurch, “Bu keşif, UCL ile Taylandlı meslektaşlarımız arasındaki yeni bir işbirliğinden çıktı. Materyal hem Tayland’da hem de UCL’de incelendi. Üç boyutlu tarama ve baskı sayesinde örneği inceleyebiliyor ve seyahat etmeden veri toplayabiliyoruz (karbon ayak izini azaltmak için iyi)” diyor.
“Bu devasa otçulların evrimine uzun süredir ilgi duyuyoruz ve dünya çapındaki araştırmacılarla iyi işbirliği bağlarımız var. Taylandlı meslektaşlarımızla çalışmak ve Jura ile Kretase dönemlerinde Güneydoğu Asya’da neler olduğuna dair kavrayışlar elde etmeye başlamak harika.”
University College London. 14 Mayıs 2026.
Makale: Sethapanichsakul, T., Khansubha, SO., Manitkoon, S. et al. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >