Blog
Her 200 Erkekten Biri Gerçekten Cengiz Han’ın Soyundan mı?
Günümüz Kazakistan’ında hem yerel folklor hem de kraliyet mezarlarında gömülü olarak bulunan genetik kanıtlar, bölgenin Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu ile olan bağlarına ışık tuttu.
www.arkeofili.com
Genetik analizler, her 200 erkekten birinin Cengiz Han’la akraba olduğu iddiasının sanıldığı kadar güçlü olmayabileceğini gösteriyor.

Bölgede her 200 erkekten birinin Cengiz Han’la akraba olduğu yönünde popüler bir inanç var. C: Wikimedia Commons
Bulgular, Altın Orda elitlerinin öncelikle Antik Kuzeydoğu Asyalılardan geldiğini, ayrıca Kıpçaklar gibi Antik Kuzey Avrasya veya İskitlerle ilişkili popülasyonlardan da katkılar olduğunu ortaya koyarak, Moğol İmparatorluğu yöneticilerinin genomik geçmişine ışık tutuyor.
Günümüz Kazakistan’ında hem yerel folklor hem de kraliyet mezarlarında gömülü olarak bulunan genetik kanıtlar, bölgenin Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu ile olan bağlarına ışık tuttu.
Moğol İmparatorluğu’nun kuzeybatı uzantısı olan Altın Orda’nın yönetici elitlerine ait yeni bir DNA analizi, daha geniş Moğol İmparatorluğu’nun genetik kökeni açısından önemli sonuçlar ortaya koyuyor. Bulgular Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.
Çalışmanın baş yazarı Ayken Askapuli, “Önceki çalışmalar sayesinde Orta Avrasya’nın Orta Çağ’daki genetik manzarası zaten biliniyor olsa da, bunun Altın Orda’daki yönetici elitlerin genomik kökenini destekleyen ilk antik DNA kanıtı olduğuna inanıyoruz” diyor.
Altın Orda, Cengiz Han’ın en büyük oğlu Cuci ve onun soyundan gelenler tarafından kuruldu ve yönetildi. Yerel folklora göre, bu çalışma için analiz edilen dört mezardan biri Cuci’nin kendisine ait ve onun kalıntılarını barındırıyor. Bu çalışmada incelenen diğer üç mezar ise Altın Orda’nın başka yönetici elitlerine aitti ve Moğol kültürel uygulamalarının yerel kültürle harmanlandığına dair kanıt sağlıyor.
Bundan ilham alan Askapuli ve Kazakistan’daki arkeolog meslektaşları, Japonya’daki Ulusal Genetik Enstitüsü’nden araştırmacılarla iş birliği içinde, bu anlatıların doğru olup olmadığını incelemeye karar verdi.
Askapuli, “Bu aslında biraz adli tıp gibi. Genomlarını analiz ederek, bu dört Altın Orda bireyinin atalarının Moğol Platosu’na uzandığını belirledik. Y kromozomlarının C3* kümesinin bir dalının parçası olduğuna dair kanıt gördük” diyor.
Yaklaşık yirmi yıl önce araştırmacılar, Y kromozomu üzerinde bulunan ve C3* kümesi adı verilen DNA parçacıklarını, Moğol Platosu’nda Orta Çağ’da yaşamış insanlara kadar izlemişti. Bugün Orta Avrasya genelinde pek çok insan genomunda bu C3* kümesini taşıyor. Bazı araştırmacılar, C3* kümesinin bu kadar yaygın olmasının nedenlerinden birinin Moğol İmparatorluğu’nun çok geniş bir kontrol alanına sahip olması olabileceğini öne sürdü. Hatta bu durum, her 200 erkekten birinin Cengiz Han’la akraba olduğu yönündeki popüler inancı da besledi.
Ancak Askapuli ve çalışma arkadaşlarının verileri daha karmaşık bir olasılığa işaret ediyor: Yönetici elitlerin genomunda C3* kümesine dair kanıt bulmuş olsalar da, bu küme modern bireylerin genomunda çok daha düşük bir sıklıkla görülüyor gibi duruyor.
Makalenin ortak yazarı John Hawks, “Antik DNA sonuçlarıyla, birbirine yakın ama aynı olmayan genom dallarını ayırt edebiliyoruz. Askapuli’nin Altın Orda yönetici elitlerinde bulduğu şey C3* kümesinin bir dalı; fakat daha büyük dal kadar yaygın değil” diyor.
Bu da şu soruyu gündeme getiriyor: Cengiz Han’ın genomunda hangi genetik dal (eğer varsa) bulunuyordu? Bir imparatorluğun yönetici elit sınıfının benzer bir genomik arka planı paylaşması mantıklı olabilir. Altın Orda, Cuci’nin soyundan gelenler tarafından kurulduysa, bu elitlerin genomları ünlü hükümdarınkine benzer olabilir miydi?
Cengiz Han’ın kendi mezar yeri bulunana kadar araştırmacılar bunu kesin olarak söyleyemiyor. Ancak Wisconsin–Madison Üniversitesi ile Kazakistan ve Japonya’dan araştırmacılar arasındaki iş birliği sayesinde, bilim insanları artık yönetici sınıfın genomunun nasıl görünebileceğine dair daha iyi bir fikre sahip. Bu da onlara araştırabilecekleri daha fazla yol açıyor.
Askapuli, bu çalışmayı sürdürmeyi planlıyor; muhtemelen modern genom verilerini ve gelişmiş teknikleri kullanarak, bölgenin zaman içindeki genomik bağlantılarını daha iyi ortaya koymayı hedefliyor.
University of Wisconsin-Madison. 21 Şubat 2026.
Makale: A. Askapuli, H. Kanzawa-Kiriyama, T. Kakuda, A. Kassenali, S. Yessen, U. Schamiloglu, S.J. Schrodi, J. Hawks, & N. Saitou. 2026.


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >