Blog
İran’da Çömleklere Gömülmüş 6.500 Yıllık Fetüsler Bulundu
Çalışmada özellikle L522.1 gömütü vurgulanıyor: Bu gömüt, İran Platosu’nda bilinen en bütüncül tarihöncesi bebek gömütlerinden biri olarak tanımlanıyor.
Zeynep Şoray - www.arkeofili.com
İran’da bulunan 6.500 yıllık iki fetüs gömütü, aynı yerleşimde yanyana gömülmüş olmalarına rağmen farklı defin uygulamaları sergiliyor.

C: Alirezazadeh ve Bahranipoor 2026
İran’da bulunan ve MÖ 5. binyılın ortalarına tarihlenen iki olağanüstü iyi korunmuş fetüs gömütü, aynı yerleşimde birkaç metre arayla gömülmüş olmalarına rağmen farklı defin uygulamaları sergiliyor.
Dr. Mahdi Alirezazadeh ile Dr. Hanan Bahranipoor tarafından yürütülen bir çalışmada, Chaparabad yerleşiminden iki fetüs gömütü incelendi. Bunlar, L522.1 ve L815.1 kodlu iki “kap içine gömüt” örneğiydi.
Çalışmada özellikle L522.1 gömütü vurgulanıyor: Bu gömüt, İran Platosu’nda bilinen en bütüncül tarihöncesi bebek gömütlerinden biri olarak tanımlanıyor. İki fetüs gömütü yalnızca birkaç metre arayla bulunmasına karşın, birbirinden farklı gömüt uygulamaları taşıyor. Bu da Güneybatı Asya’daki tarihöncesi kültürlerde defin pratiklerinin tek tip olmadığını düşündürüyor.
Fetüs Gömütleri
Fetüs gömütlerine arkeolojik kazılarda zaman zaman rastlansa da, kemiklerin kötü korunması nedeniyle arkeoloji literatüründe genellikle “az temsil edilen” bir kategori olarak kalıyor. Buna rağmen, Güneybatı Asya’da, Bereketli Hilal ve İran’ın Merkezi Platosu boyunca, fetüs gömme uygulamasının Neolitik’ten Kalkolitik’e uzanan geniş bir zaman aralığında belgelendiği biliniyor.
Chaparabad’da 2021–2023 yılları arasındaki kazılarda iki fetüs “kap gömütü” ortaya çıkarıldı: L522.1 ve L815.1. Bu iki gömüt, yaklaşık 310 metrekarelik bir mimari alanın içinde bulundu. L522.1, “mutfak” olarak yorumlanan D yapısından; L815.1 ise muhtemelen bir depolama alanından çıkarıldı. Her ikisi de Dalma kültürü’ne (MÖ 5. binyılın erken evresi) ait seramik kapların içine yerleştirilmişti.
Dr. Alirezazadeh’e göre gömme kapları, daha önce gündelik ev içi işlerde kullanılmış gibi görünüyor. Örneğin L522.1 ile ilişkili kabın, Dalma geleneğinde iyi bilinen “Red Slip Ware” (kırmızı astarlı seramik) türünde olduğu; kabın dış yüzeyindeki is lekelerinin de daha önce bir pişirme kabı olarak kullanıldığına işaret ettiği belirtiliyor.
Alanda bulunan Dalma ve Pisdeli kültürü (MÖ 5. binyılın geç evresi) seramikleriyle birlikte değerlendirildiğinde, bu iki gömütün her iki kültürün etkin olduğu MÖ 5. binyıl ortalarında gerçekleşmiş olabileceği sonucuna varıldı.
İskelet Analizi ve Gömme Uygulaması
Kalıntıların olağanüstü derecede iyi korunmuş olması nedeniyle, özellikle de kemiklerin yaklaşık yüzde 90’ının korunduğu L522.1 örneği için, ayrıntılı nicel ve nitel analiz gerçekleştirildi.
Kemik kaynaşmaları ve uzun kemik ölçümlerine dayanarak, fetüslerin gebeliğin 36–38. haftaları civarında öldüğü tahmin edildi. Kemiklerde belirgin travma izine rastlanmadı; yalnızca L522.1’de sağ parietal kemikte (kafatasının bir parçası) bir kırık saptandı.
L522.1’in kaba yerleştirilme biçimi ve kırık kafatası parçasının kabın ağzına yakın konumu dikkate alınarak, kırığın büyük olasılıkla gömme sırasında/sonrasında kabın ağız kısmında oluşan toprak basıncından kaynaklandığı değerlendirildi.
Ancak asıl dikkat çekici nokta, aynı kronolojik bağlamda ve birbirine çok yakın (üç metreden az) mesafede olmalarına rağmen iki fetüse farklı muamele yapılmış olmasıydı. L522.1’e, koyun/keçi (ovikaprid) kalıntıları gibi mezar hediyeleri eşlik ediyordu. Bu kalıntıların bir kısmı kabın içine (ağız kenarına yakın), bir kısmı ise kabın altına yerleştirilmişti. Ayrıca gömütün yakınında işlenmiş bir taş da bulundu. Buna karşılık L815.1, mezar hediyesi olmadan ve mutfak dışında, bir depolama alanında gömülmüştü.
Dr. Alirezazadeh, bu farklılığın bölgede Dalma ve Pisdeli (Kalkolitik) dönemlerinde belgelenen daha geniş bir örüntüyle uyumlu olabileceğini söylüyor: bazı bebek/fetüs gömütlerinde mezar hediyeleri varken bazılarında yok.
Bu değişkenliğe örnek olarak Chagar Bazar’da sütten kesme kaplarından minyatür çömleklere uzanan farklı kap türleri; Tell as-Sawwan’da ise kapların genellikle ters çevrilmiş kaseler ve seramik parçalarıyla kapatılması gösteriliyor. Mezar hediyeleri de yerden yere değişiyor: Girdi Sheytan’da bir fetüsün taş boncuklarla gömülmesi; Ovçular Tepesi’nde bir gömütte üç bakır balta bulunması; Yarim Tepe’de (Dalma yakınlarında) 14 fetüs gömütünün hiçbirinde mezar hediyesi olmaması gibi örnekler aktarılıyor.
Çalışmaya göre bu çeşitlilik, Chaparabad için de geçerli olabilir. Dr. Alirezazadeh, iki gömütün birbirine çok yakın olması ve aynı döneme ait bulunması nedeniyle, “geniş ölçekli kültürel farklar” ya da “aile statüsü/rütbe farkı” gibi açıklamaları dışarıda bırakmanın daha mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak aynı zamanda önemli bir uyarı da ekliyor: Bu toplulukların içinde yaşamadığımız için, bir bebeğin mezar hediyeleriyle, diğerinin ise hediyesiz gömülmesinin nedenini kesin biçimde söyleyemeyiz; yorumlar yalnızca mevcut verilerin izin verdiği ölçüde yapılabilir ve konuyu aydınlatmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Antik DNA ve stabil izotop analizleri gibi gelecekte yürütülecek çalışmalar, bu iki gömüte ve daha genel olarak tarihöncesi bebek/fetüs gömme pratiklerine dair daha fazla ipucu sunabilir. Bu iki buluntu, tarihöncesi defin uygulamalarının ne kadar karmaşık olabileceğini ve fetüs bireylere atfedilen kültürel anlamın düşündüğümüzden daha güçlü olabileceğini bir kez daha hatırlatıyor.
Makale: Alirezazadeh, M., & Bahranipoor, H. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >