Blog
İspanya’daki Bir Mağara 11.500 Yıl Boyunca Kutsal Sayılmış
En eski tarihleme, yaklaşık 13.700 yıl öncesine uzanıyor. Bu da alanın bilinen en eski kullanımını kesin biçimde Üst Paleolitik döneme yerleştiriyor.
www.arkeofili.com
İspanya’da bir mağaranın analizleri, alanın binlerce yıl boyunca tarihöncesi insanlar için kutsal bir yer olarak işlev gördüğünü gösteriyor.

Sala Keimada, Burgos, İspanya’da Palomera Mağarası’nın odası. C: Ortega-Martínez et al. 2026.
İspanya’nın kuzeyindeki Burgos bölgesinde yer alan Palomera mağarasının ulaşılması güç bir odası olan Sala Keimada’dan elde edilen yeni radyokarbon tarihlemeleri, kuşaklar boyu insanların Buzul Çağı’nın sonundan Demir Çağı’na uzanan bir süre boyunca bu kutsal alana geri döndüğüne ve geride sanat, yapı ve sunular bıraktığına işaret ediyor.
Çalışmanın baş yazarı Dr. Ana Isabel Ortega Martínez ve meslektaşları, “Palomera Mağarası, Ojo Guareña mağara sisteminin ana girişidir ve bu sistemde kaya sanatına sahip alanların çoğu burada yer alıyor” diyor.
“Sala Keimada adlı oda, mağaranın üçüncü düzeyinde, girişten yaklaşık 290 metre uzakta yer alıyor. Buraya, 13 metre genişliğinde ve 0,2 metre yüksekliğindeki geniş ve alçak bir geçit olan bir sürünme alanı boyunca ulaşılıyor.”
Yeni çalışmada araştırmacılar, Sala Keimada genelinde dağılmış kömür örnekleri, çizimler ve kemik kalıntılarından 18 yeni radyokarbon tarihlemesi elde etti.
En eski tarihleme, yaklaşık 13.700 yıl öncesine uzanıyor. Bu da alanın bilinen en eski kullanımını kesin biçimde Üst Paleolitik döneme yerleştiriyor.
En yeni tarihleme ise kemikleri küçük bir kayalık havuzda bulunan ve yaklaşık 2.100 yıl öncesine, Demir Çağı’na tarihlenen evcil bir domuz yavrusuna ait. Bu da hayvanın bir ritüel sunu olarak mağaranın derinliklerine getirilmiş olabileceğine işaret ediyor.
Bu iki uç arasında ise kanıtlar Neolitik, Kalkolitik Çağ ve Tunç Çağı boyunca yinelenen ziyaretlere işaret ediyor.
Önemli bir ayrıntı olarak, her ziyaretçi kuşağı kendinden önce gelenlerin bıraktığı sanat eserine saygı göstermiş; daha öncekileri olduğu gibi bırakarak yeni izler ve çizimler eklemiş gibi görünüyor.
Bilim insanları, “En önemli keşiflerden biri, dik biçimde yerleştirilmiş ve birbirine yaslanmış iki büyük kireçtaşı levhadan inşa edilmiş ve daha küçük taşlarla desteklenmiş karmaşık bir yapı” diyor.
“1,5 metre uzunluğundaki ana levhanın üst kenarı, ana boyama panosuna dönük bir hayvan figürünü andıran sivri bir profil oluşturacak şekilde özenle biçimlendirilmiş.”
“Hem bu levha hem de onu destekleyen taşların bir kısmı, yapının çevresindeki yoğun insan etkinliğine tanıklık eden oymalar ve kömür izleri taşıyor.”
“Özellikleri bakımından, daha büyük olmasına karşın Tito Bustillo Mağarası’nda (Ribadesella, Asturias) belgelenmiş başka bir Paleolitik levhaya yakından benziyor.”
Bulgular, Sala Keimada’yı, tarihöncesi insanların yüzyıllar boyunca kutsal saydıkları bir yere geri döndükleri İber Yarımadası’ndaki mağara kutsal alanlarının giderek artan listesine ekliyor.
Yazarlar, “Palomera Mağarası’nın ulaşılması güç ve en gizli tapınaklarından biri olan Sala Keimada’da sekiz ayrı evrenin saptanmış olması dikkat çekici. Bu, binlerce yıl boyunca insanların giriş alanlarını yaşam alanı olarak kullanmanın yanı sıra bu karmaşık yer altı dünyasını defalarca ziyaret etmiş olduğu anlamına geliyor” diyor.
Makale: Ortega-Martínez, A. I., Martín-Merino, M. Á., Ruiz-García, F., Galindo-Pellicena, M. Á., Vidal-Cordasco, M., & García-Diez, M. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >