Blog
İzmir Karaburun’da Sakız Ağacı Yeniden Yeşeriyor
İzmir’in Karaburun ilçesine bağlı Eğlenhoca Mahallesi’nde yürütülen yerel girişim, kırsal kalkınma ile doğal miras koruma pratiklerinin kesiştiği dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.
www.arkeolojikhaber.com
İzmir’in Karaburun Yarımadası’nda Eğlenhoca Mahallesi’nde yaşayan 25 kadın, tükenen sakız ağaçlarını yeniden yetiştirerek hem doğal mirası hem de yerel mutfak kültürünü canlandırıyor. Tarım ve Orman teşkilatının yürüttüğü proje sayesinde eğitim alan kadınlar, 6 yılda 350 ağaca ulaştı. Hedef, üç yıl içinde 1000 ağaca çıkarak sakızı ekonomik değere dönüştürmek.

Doğal Mirasın Geri Dönüşü: Eğlenhoca’da Sakız Ağacı Seferberliği
İzmir’in Karaburun ilçesine bağlı Eğlenhoca Mahallesi’nde yürütülen yerel girişim, kırsal kalkınma ile doğal miras koruma pratiklerinin kesiştiği dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor. İzmir merkeze 88 kilometre uzaklıktaki 250 haneli mahallede yaşayan 25 kadın, bölgenin tarihsel bitki örtüsünün önemli unsurlarından biri olan sakız ağacını (Pistacia lentiscus) yeniden üretmeye başladı.
Sakız ağacı, ticari değerinin yüksekliği nedeniyle “altın damlayan ağaç” olarak anılsa da mahallede zamanla yok olmuştu. Kadınlar, yaklaşık 6 yıl önce bu kaybı tersine çevirmek için kolektif bir çalışma başlattı.
Kurumsal Destek ve Eğitim: Projeyle Güçlenen Bilgi Birikimi
Kadınların ilk adımı, Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden temin edilen 10 fidanı toprakla buluşturmak oldu. Bu başlangıç, daha geniş bir üretim planının da kapısını araladı. Mahalleli, fidan sayısını artırabilmek için kamu kurumları ve özel kuruluşlarla temas kurdu.
Bu süreçte kadınlar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yürüttüğü “Yarımada Kadınları Sakız Ağacına Can Katıyor Projesi” kapsamında sakız üretimi ve bakım süreçlerine dair eğitimler aldı. Kurslarla birlikte, sakız ağacının yetiştirilmesi, korunması ve sürdürülebilir üretim tekniklerine yönelik pratik bilgi düzeyi yükseldi.
Proje kapsamında ve çeşitli destek mekanizmaları aracılığıyla 25 kadına toplam 340 fidan sağlandı. Böylece dikilen ağaç sayısı, ilk fidanlarla birlikte 350’ye ulaştı.

Kültürel Mirasın Mutfaktaki İzleri: Sakızın Yerel Kullanımı
Girişimin dikkat çeken boyutlarından biri, sakız ağacının yalnızca ekolojik bir geri kazanım değil, aynı zamanda somut olmayan kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından da işlev görmesi. Mahallede sakız, geleneksel tariflerin önemli bir bileşeni olarak yaşamaya devam ediyor.
Sakız; sütlü bulgur çorbasında, et yemeklerinde, nişan kurabiyelerinde ve sütlaç gibi tatlılarda düzenli olarak kullanılıyor. Kadınların bu üretimi artırması, hem mahallede dışarıdan sakız satın alma ihtiyacını azaltıyor hem de yerel gastronominin kuşaklar arası aktarımını güçlendiriyor.

“Kadın Harekatı”: Hedef 3 Yılda 1000 Ağaç
Çalışmanın simge isimlerinden 65 yaşındaki Habibe Eğmen, girişimin bir kooperatif ya da dernek yapısıyla değil, imece usulü sürdürüldüğünü vurguluyor. Eğmen’e göre sakız ağacı, yalnızca ekonomik değer taşıyan bir ürün değil; aynı zamanda toprağa bağlılığın ve yerel kimliğin de ifadesi.
Eğmen, hedeflerinin önce kendi sakız ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu, ancak üretim arttıkça ticari gelir elde etmeyi de planladıklarını belirtiyor. En güçlü vurgu ise miras meselesinde ortaya çıkıyor: Sakız ağaçlarının kadınlar tarafından büyütülmesini “kadın harekatı” olarak tanımlayan Eğmen, bu mirası özellikle kız çocuklarına ve gelinlere emanet etmek istediklerini ifade ediyor.
Mahalleli kadınlar, fidan yetiştirmeye de başlayarak ağaç sayısını 3 yıl içinde 1000’e çıkarmayı hedefliyor. 65 yaşındaki Yasemin Karabacılı da sakız ağacına “çocuk gibi baktıklarını” söyleyerek, bu emeğin torunlara bırakılacak bir miras olduğunun altını çiziyor.

Sakız Ağaçlari Vessa Köyü Sakız Adası Yunanistan Fotoğraf: Adnan Erdoğan
Kaynak : aa Fırat Özdemir


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >