Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Sare

Strabon

Blog

Mar24

İztuzu’ndan sonra ikinci ‘özelleştirme vukuatı’ Göcek’te: Koylar ihaleye açılıyor

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  İztuzuGöcekDalamanKorumaİhalemesire yeriçevre ve şehircilik bakanlığı

İztuzu’ndan sonra ikinci ‘özelleştirme vukuatı’ Göcek’te: Koylar ihaleye açılıyor

 

Muğla’nın Dalaman ilçesinde bağlı Göcek Koyları, Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından ‘C tipi mesire yeri’ ilan edilerek ihaleye açılıyor.

Ormanlık alan 29 yıllığına kiraya verilecek

gocek1

Fotoğraf: Göcek / Facebook

Orman Genel Müdürlüğü Dalaman Orman İşletme Şefliği’nin ihalesi, Göcek Koyları diye bilinen Göbün, Akbük, Taşkaya ve Küçük Sarsala koylarında toplam 5.5 hektarlık ormanlık alanı kapsıyor. İhaleyle, koylar 29 yıllığına kiralanacak.

Kısa süre önce benzer biçimde Muğla’nın Dalyan ilçesindeki İztuzu Plajı’nın işletmesi özel şirkete devredilmiş, günler süren yerel direnişin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı geri adım atmak zorunda kalmıştı.

‘Holdingler girmesin’

Yine Muğla’da kıyıların özelleştirilmesinin gündeme gelmesiylechange.org’da bir imza kampanyası başlatıldı.

Kampanyada, “Bu güzel doğayla iç içe ve hiçbir yapı yapılmadan kullanılan bu yerlerin holdinglere satılmasını istemiyoruz. Holdinglere gitmesi halinde doğanın bozulup yerini beton yapılar alacağını biliyoruz. İhaleler ile 29 yıl boyunca kiralanması; halkımızın, yerlimizin, orada doğan insanların bu güzelliklerden faydalanamaması anlamına geliyor. Doğal güzelliklerin, yeşil bitki örtüsünün bozulmamasını, orada bulunan kır lokantalarının yıkılmamasını yerli halkın kazandığı ekmek parasını kaybetmesini istemiyoruz” deniliyor.

Bölge halkı gelişmesini sağladı

Bugün ihaleyi köşesine taşıyan Hürriyet yazarı Mehmet Y. Yılmaz, koylarda lokanta işleten Yörük ailelerinin de özelleştirmeyle mağdur olacağına dikkat çekti.

Yılmaz, Yörük ailelerinin koylara senelerdir koylara çok emek harcadığını belirterek bunları şöyle sıraladı: “Bu koyların her birini 30 yıla yakın süredir yörede yaşayan Yörük aileleri ortak olarak işletiyorlardı. Koylar İl Özel İdaresi tarafından kiralanıyor, her yıl mart ayında sözleşme, enflasyon oranında zamlanarak yenileniyordu. Bu aileler, bu güvence ile yıllardır su, elektrik, yol olmayan bu koylara kazançlarının önemli bir bölümüyle yatırım yaptılar. 7–8 kilometre mesafeden su getirdiler, güneş enerjisi ile elektrik üretmeye başladılar. Koyların her yıl kara ve deniz temizliğini yaptılar. Denizcilerin çöpünü sandallarıyla belediyeye teslim edip, Wi-Fi bağlantısı sunacak kadar yat turizminin gelişimine katkıda bulundular.”

‘Kar hırsıyla onlar gibi işletemezsiniz’

Yörük ailelerinin ihaleyi kazanmalarına imkan olmadığını belirten Yılmaz, “Belli ki bu koylara göz diken birileri var ve işlerini Ankara’dan halletmişler. Ama şunu söyleyeyim: Kâr hırsıyla o köylüleri yerlerinden etseniz bile onlar gibi işletemezsiniz. Ailecek çalışıyorlar, azla yetinmeyi biliyorlar” diye yazdı.

Bölgenin C tipi mesire yeri ilan edilerek içki yasağının da geleceğine dikkat çeken Yılmaz, “Bir yandan yüksek kiralar ve işletme giderleri ile pahalılaşacak koylar ve diğer yandan içki yasağının bir tek sonucu olur: Yat turizmi, o koylardan Yunan adalarına kayar, yatçılar enayi değildir. Bırakın da koylar, orada yaşayan köylülerce işletilsin, adamların üç kuruşuna da göz dikmeyin artık!”  (Kaynak: Diken.com.tr)

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için