Blog

Ağu3

Parion Antik Kenti'nde 1900 yıllık otel dönemin tarihine ışık tuttu

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  BigaÇanakkaleKemer KöyüParion Antik KentiProf Dr Vedat Keleş



Bölgenin 2 bin 700 yıllık geçmişine ışık tutan Parion Antik Kenti'nde, kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığınca yılın 12 ayına çıkarılmasıyla çalışmalar sürüyor.


Çanakkale'nin Biga ilçesi Kemer köyü yakınındaki antik dönemin önemli liman kenti Parion'da sürdürülen kazılarda, 1900 yıllık mezar steli (taşı) bulundu.

 

Bölgenin 2 bin 700 yıllık geçmişine ışık tutan Parion Antik Kenti'nde, kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığınca yılın 12 ayına çıkarılmasıyla çalışmalar sürüyor.

Kazı Heyeti Başkanı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve desteği, Türk Tarih Kurumu ve ana sponsor İÇDAŞ AŞ'nin sağladığı imkanlarla kazılara devam ettiklerini söyledi.

Kazılara, başta Erzurum Atatürk Üniversitesi olmak üzere ülkenin değişik üniversitelerinden gelen heyet üyelerinin katkı sağlandığını anlatan Keleş, "2021 itibariyle Moskova Ekonomi Yüksek Okulu Klasik ve Doğu Araştırmaları Enstitüsünden de yabancı heyet üyelerimiz kazılarımıza katılmaya başladılar. Onlar da agora sektöründe çalışıyorlar. Kazılarımız her yıl olduğu gibi bu yıl da iyi bir şekilde devam ediyor. Bizim 12 aylık kazı olmamızın verdiği süreçle beraber, kazılarımızı aylara bölerek sektör bazında devam ettiriyoruz." dedi.

 

Parion'un güney nekropolünde gerçekleştirdikleri çalışmalarda "Anıt mezar-6" adı verilen son derece önemli bir mezar ile karşılaştıklarını dile getiren Vedat Keleş, "Burada 2004'te Kemer Köyü İlkokulunun yapımı sırasında bazı bölgeler kepçeyle kazılmış. Tahrip edilmiş alanlar vardı. O bölgeyi düzeltirken bir mezar odasına rastladık. Çalışmalarımızı devam ettirdikten sonra 1 metreye 1 metre boyutunda, kenarı yivli sütunlu bir mezar steliyle karşılaştık. İyi kondisyondaki bu stel, son dönemde bölgemizde ele geçirilen en iyi mezar stellerinden bir tanesi. Stel üzerinde iki ana figür var, sol tarafında oturur vaziyette kadın, hemen onun arkasında ise stelin orta bölümünde uzanmış bir erkek figürü yer almaktadır." ifadelerini kullandı.

- "Burada 4 gömü evresinin bulunduğunu tespit ettik"

Stelin sağ tarafında, mezar sahibi erkeğin hizmetçileri ve atına yer verildiğini vurgulayan Keleş, şöyle devam etti:

"Bu genel şemaya göre stelin sol tarafında mezar sahibesi kadın ve ona özgü eşyalar ile hizmetçisi, stelin sağ tarafında da mezar sahibi erkek ve ona ait eşyalar betimlenmiştir. Mezar stelinin alt bölümünde Latince bir yazı bulunmaktadır. İlk epigrafik analizlere göre, yazıtta 'Lucius'un azat ettiği Lucius Furnius Lesbonax, bu mezar stelini kendisi ve karısı Furnia Sympnerusa için yaptırdı' anlamında bir tanımlamaya yer verilmiştir. İlk değerlendirmelere göre mezar stelinin 1900 yıllık olduğu düşünülmektedir."

Prof. Dr. Vedat Keleş, burada yaptıkları çalışmalarda mezarın üzerinin 5 taşla kapatılmış olduğunu gördüklerini belirterek, "Burada 4 gömü evresinin bulunduğunu tespit ettik. Bu evrelerde toplam 10 bireyin gömüldüğünü belirledik. Antropologların verdiği bilgiye göre bunlardan birinin çocuk, diğer 9'unun yetişkin olduğu yönünde. Mezarların içinde de her birey için ayrı ayrı ölü hediyeleri bulundu. Bunların geniş konseptli bir mezar olduğunu tespit ettik." diye konuştu.

Stelin çok önemli bir buluntu olduğuna işaret eden Keleş, şunları kaydetti:

"Bu stel bize şunu gösterdi: Parion, güney nekropolünde Roma döneminde ve daha önceki dönemlerde de bölgenin yoğun şekilde kullanılmakta. Aynı zamanda mezar stelinin kondisyonuna ve şehre baktığımız zamanda da Roma döneminde antik kentin adına yakışır biçimde bir koloni kenti olmasıyla birlikte zengin bir kent olduğunu bize gösteriyor. Stel üzerindeki isimler oldukça önemli. Örneğin Lesbonax bir latin ismi değil. Karısının ismi de Latin ismi değil. Bunlar Greek isimler. Hatta Lesbonax isminin, Lesbos adasından yani şimdiki Midilli Adası'nda yaşayan biri olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar köleymiş ve sonrasında Roma vatandaşlığı verildiğini anlıyoruz. Romalıların da bu kente geldiği zaman burada bulunanları köleleştirdiğini, daha sonrada bu kişilere vatandaşlık verdiğini anlamış oluyoruz."


AA Burak Akay

 

www.arkeolojikhaber.com

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için