Blog
Viktorya Dönemi Çocukların Okul Yazı Levhası Bulundu
İnşaat hazırlıkları sırasında araştırmacılar birkaç misket, bir kurşun kalem ve yüzeyine harfler kazınmış yeniden kullanılabilir bir tablet parçası buldu.
Zeynep Şoray - www.arkeofili.com
Londra’daki bir inşaat alanında, öğrencilerin çalışmaları ve oyunlarına dair diğer kanıtlarla birlikte Viktorya dönemi yazı levhası bulundu.

Arkeologlar, yüzeyine harfler kazınmış yeniden kullanılabilir bir tabletin parçasını keşfetti. C: MOLA
İnşaat hazırlıkları sırasında araştırmacılar birkaç misket, bir kurşun kalem ve yüzeyine harfler kazınmış yeniden kullanılabilir bir tablet parçası buldu.
Kazıyı yürüten Londra Müzesi Arkeolojisi’nden (MOLA) yapılan açıklamada araştırmacılar, “Arkeolojide doğrudan çocuklarla ilişkilendirebileceğimiz nesneleri sık bulmuyoruz. Ancak burada hem okul çalışmasına hem de oyuna dair kanıtlar bulmaktan büyük mutluluk duyduk” diyor.
Bazılarının üzerinde hâlâ renkli süslemeler bulunan misketler, “seramik alley” olarak bilinen, kaymaktaşından yapılmış gibi görünmesi için tasarlanmış küçük, pürüzsüz kürelerdi. Bunlar üzeri kapalı, tuğla döşeli bir drenaj kanalında bulundu. MOLA’ya göre bu durum, misketlerin muhtemelen “teneffüs oyununda” kaybedildiğini düşündürüyor.
Öte yandan tablet, muhtemelen not almak için kullanılan pratik bir araçtı. MOLA’nın açıklamasına göre “Çocuklar, tahtadan yazı kopyalamak veya yazı alıştırması yapmak için tebeşir ya da taş kalem kullanır, sonra da bir sonraki ders için yüzeyi silerek temizlerdi.”

Araştırmacılar, kaymaktaşından yapılmış gibi görünen çok sayıda seramik misket buldu. C: MOLA
Arkeologlar, çocuklara ait bu nesnelerin tam olarak ne kadar eski olduğunu henüz bilmiyor. Ancak yakın zaman içinde bunu belirlemeyi umuyorlar. Ayrıca tablet üzerindeki karalamaları da okumaya çalışıyorlar.
MOLA’dan kıdemli arkeolog Alex Blanks, “Şu anda bunu, sahadaki kazı sonrası çalışmalarımızın bir parçası olarak inceliyoruz. Bu yüzden yakında daha fazlasını paylaşabilmeyi umuyoruz” diyor.
Doğu Londra’da yer alan kazı alanı, yakında yeni bir sanayi ve lojistik merkezi olan SEGRO Park Wapping’e ev sahipliği yapacak. Ancak yüzlerce yıl önce burası, yoksul erkek çocuklar için ücretsiz bir okulun yanı sıra yoksul yaşlılar için konutların bulunduğu bir yerdi.
Araştırmacılar, bu yapıların 1536’da Londra’nın seçilmiş şeriflerinden Nicholas Gibson tarafından kurulduğunu; daha sonra da dul eşi Avice Knyvet’in, bu kurumlarla ilgilenmesi için Worshipful Company of Coopers’ı görevlendirdiğini belirtiyor.
Bu lonca, 1400’lerden itibaren Londra’da ahşap fıçı ve varil üretip onarımı yapıyordu. Ancak aynı zamanda hayır işlerini ve eğitim girişimlerini de destekliyordu. Topluluktaki birçok sakinin, mesleğe doğrudan bir bağı vardı: örneğin bir baba, eş veya oğul fıçı ustası olarak çalışıyordu.

Şarap şişesi mührünün bulunması, bölgenin daha önce düşünülenden daha karmaşık bir sosyal geçmişe sahip olduğunu gösteriyor. C: MOLA
MOLA’nın aktardığına göre, 1598 tarihli bir Londra incelemesinde bu yapılar şöyle tarif ediliyordu: “60 yoksul erkeğin çocuğunun eğitimi için, bir okul hocası ve bir yardımcıyla birlikte 50 sterlin … ayrıca … 14 yoksul yaşlı kişi için sadaka evleri; her birine her çeyrekte altı şilin sekiz peni ödenmek üzere, sonsuza dek.”
Kayıtlara göre evlerin ilk sakinleri ağırlıklı olarak yaşlı, dul kadınlardı. Ancak 1720’ye gelindiğinde erkekler de bu alanda yaşamaya başlamıştı. Her sakinin bir odası, bir mahzeni ve küçük bir bahçesi vardı.
Çocuklara ait eşyaların yanı sıra arkeologlar; bir şapelin, sıralı evlerin ve başka yapıların kalıntılarını, ayrıca eşyalarla dolu tuğla kaplı lağım çukurları ve kuyuları da gün yüzüne çıkardı. Blanks, kazının “koca bir topluluğun küçük bir mikrokozmosunu” ortaya çıkardığını söylüyor.
Kazı, Londra’nın Roma işgali döneminden (1. yüzyıldan 5. yüzyıla) Viktorya dönemine (1837–1901) kadar uzanan geniş bir zaman aralığına ait buluntular verdi. Bunlar arasında cam eşya parçaları, seramikler ve kil pipolar da var.

Kazı alanı. C: MOLA
Arkeologlar ayrıca, Château Margaux adlı üst düzey bir Fransız şaraphanesinde üretilmiş bir şarap şişesine ait mühür de buldu. Bu biraz şaşırtıcıydı; çünkü Blanks’in açıklamasına göre bir zamanlar “Sailor Town” (Denizciler Kasabası) olarak bilinen bu bölge, uzun süre “aşırı kalabalık ve tehlikeli” kabul edilmişti.
Blanks, “Ama bunun gibi buluntular, çoğu zaman önyargılı çağdaş kaynakların size inandıracağından daha karmaşık bir toplumsal tarihi ortaya koyuyor” diye ekliyor.
“Gerçekte burası, bugün East End’in olduğu gibi çok çeşitli bir bölgeydi. Arkeolojik kanıtlar… toplumun en zenginleriyle aynı lükslerin bir kısmından, farklı toplumsal düzeylerden insanların da yararlanmış olabileceğini düşündürüyor.”
Smithsonian Magazine. 3 Şubat 2026.


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >