Blog

Haz21

Xiongnu Mezarlığında Asıl Belirleyici Kan Değil, Statüydü

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik DNAMoğolistanÖlü GömmeTamir MezarlığıXiongnu



Xiongnu Mezarlığında Asıl Belirleyici Kan Değil, Statüydü

Moğol bozkırının kıyısında, iki nehrin birleştiği yere bakan bir noktada eski bir mezarlık uzanıyor. İçine gömülen iki aile, antik DNA aracılığıyla altı kuşak boyunca izlenebiliyor.

 

www.arkeofili.com

 

Moğolistan’daki Tamir mezarlığı, gömme düzeninin akrabalıktan ziyade zenginlik ve siyasi güce göre şekillendiğini ortaya koydu.

Tamir’deki en zengin mezarlardan biri olan 36 numaralı mezar. C: Nicolas Sénégas

Moğol bozkırının kıyısında, iki nehrin birleştiği yere bakan bir noktada eski bir mezarlık uzanıyor. İçine gömülen iki aile, antik DNA aracılığıyla altı kuşak boyunca izlenebiliyor. Bu ailelerin çevresini ise onlarca “yabancı” sarıyor. Aşikar olan varsayım, burasının bir aile mezarlığı olduğu yönünde. Ancak yeni yapılan bir çalışma; makine öğrenmesi ve evrimsel biyolojiden ödünç alınmış bir tekniği kullanarak, asıl önemli olanın kan değil zenginlik, statü ve siyasi güç olduğunu ortaya koydu.

Antiquity dergisinde yayımlanan çalışmaya göre Tamir mezarlığı, “yalnızca biyolojik akrabalığa değil; göçebe bir imparatorluk dünyasındaki güç, ittifak ve sembolik aidiyetin etkileşimine” göre düzenlenmişti.

Bir imparatorluğun kıyısında bir mezarlık

Gobi Çölü’ne uzanan bozkırın kıyısında Tamir mezarlığı yer alıyor. Buraya gömülenlerin arasında, Orta Asya bozkırlarının ilk büyük göçebe imparatorluğu ve Çin’in Han Hanedanı’nın amansız rakipleri olan Xiongnu (Asya Hunları) üyeleri vardı.

Xiongnular siyasi hiyerarşilerini tipik olarak her biri oğullar ya da yakın akrabalar tarafından yönetilen “Sol” ve “Sağ” kollar halinde yapılandırıyordu. Ancak Toulouse Üniversitesi’nden Ameline Alcouffe’a göre Sol kol özellikle, “geleneksel olarak yöneticinin belirlediği varisle, sıklıkla Shanyu olarak bilinen yüce liderin oğullarından biriyle ilişkilendiriliyordu.” Bu sistemin ana hatları bilinmesine rağmen, günlük yaşamda veya ölümde nasıl işlediği hâlâ belirsizliğini koruyor.

Araştırmacılar bu sistemleri daha iyi anlamak için Tamir’e yöneldi. Han orduları Xiongnuları Gobi Çölü’nün kuzeyine sürdükten sonra MÖ 100’de kurulan mezarlık, imparatorluk çöktüğü sırada MS 100 civarında terk edildi. Tamir’in doğu kesimi yalnızca Moğolistan’da tamamen kazılmış nadir mezarlıklardan biri olmakla kalmıyor, kazıldığı ayrıntı düzeyi onu aynı zamanda bir bilgi hazinesi haline de getiriyor. Alcouffe’a göre “Bu birleşim nadir.”


47 ve 48 numaralı mezarların (P. Gérard), 24 numaralı mezarın (B. Noost), 40 numaralı mezarın (D. Nikolaeva) ve sit alanının stratigrafisinin bulunduğu taş çemberin kazı fotoğrafları. C: Alcouffe vd. 2026

Bir mezarlığı bilgisayar modelleriyle okumak

Tamir’de daha önce yapılan antik DNA analizleri, A ve B olarak adlandırılan iki aile soyu ile bunlara akraba olmayan, C olarak adlandırılan üçüncü bir grubu ortaya çıkarmıştı. Karmaşık ilişkiler ağını çözmek için ekip üç yaklaşımı birleştirdi: istatistiksel modelleme, makine öğrenmesi ve kültürel “soy ağacı” analizi.

İlk yaklaşım, mezar nesnelerinin birisinin akraba ya da zengin olup olmadığını ne kadar iyi öngörebildiğini ve bunun da nereye gömüldüklerini nasıl açıkladığını sınamak için insanları gruplandırdı. Makine öğrenmesi de benzer bir iş yaptı. Ancak ona kimin kimle akraba olduğu söylenmemişti. Son olarak “soy ağacı” yaklaşımı, genleri değil kültürel gelenekleri gruplandırdı.

Alcouffe, “Mezarların ya da cenaze geleneklerinin tıpkı genler gibi miras alındığını öne sürmüyoruz” diyor. Bunun yerine ekip, evrimsel soy ağaçları oluşturmak için kullanılan matematiği ödünç alarak onu mezar eşyaları ve beden duruşları gibi gömme geleneklerine yöneltti. Alcouffe, “Ortaya çıkan şey biyolojik bir soy değil, kültürel ilişkilerin bir ‘haritası'” diyor.

Araştırmacıların buldukları şey ise kanın değil zenginliğin kimin nereye ve neyle gömüleceğini belirlediğiydi. Araştırmacılara göre A ve B aileleri Xiongnu hiyerarşisinin Sol ve Sağ kollarını yansıtıyor bile olabilir. A Soyu’ndaki insanların çoğu, kuşak başına buraya gömülmüş yalnızca bir aile üyesine sahipti. Bu da kardeşlerin başka yerlere gömüldüğüne işaret ediyor.

Ancak bir istisna var: çok farklı biçimlerde gömülmüş iki kardeş. Biri eşi ve A ailesinden diğer üyelerle birlikte en zengin mezarlardan birine defnedilmişti; diğeri ise 200 metre uzakta, mezarlığın kıyısına gömülmüştü. Aynı kanı paylaşıyorlardı, ama farklı statülere sahiplerdi.

Bir başka durumda ise zengin bir adam yoksul bir kadınla birlikte defnedilmişti. Çiftler genellikle birbirine uyumlu bir muamele görüyordu fakat bu eşler farklıydı. Tamir’in son mezarları arasında yer alan bu mezar, MS 85 civarında Xiongnu’nun çöküşüyle neredeyse tam olarak çakışıyor. Bu dönemde mezar eşyaları azalıyor ve mezarlık sonunda terk ediliyordu.

Alcouffe’ye göre bu, evrimsel biyolojiye dayalı bir araç setinin bile eski mezarlıkları incelemek için kullanılabileceğinin bir “kavram kanıtı” niteliğinde.

Alcouffe, “Bir sonraki adım bu yaklaşımı, ayrıntılı cenaze veri setlerine sahip diğer arkeolojik alanlara uygulamak ve farklı kültürel ve tarihsel bağlamlarda benzer örüntülerin ortaya çıkıp çıkmadığını sınamak olacak” diyor.

Şimdilik Tamir; ailelerin kandan ibaret olmadığını ve Xiongnu imparatorluğunda gücün, sadakatin ve rütbenin mezara da taşındığını gösteriyor.


Makale: Alcouffe, A., Duchesne, S., Labba, C., Noost, B., Gérard, P., Trixl, S., … Crubézy, E. (2026). 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için