Blog
Zeytin İtalya’da En Az 6.000 Yıldır Yaşamın Vazgeçilmezi
MÖ birinci binyılın ortalarından Roma dönemine dek zeytinyağı; mutfaktan tıbba, ritüellerden hijyene kadar her alanda kullanıldı.
Begüm Bozoğlu - www.arkeofili.com
Yeni araştırmalar, İtalya’da zeytin kullanımının 6.000 yıl, zeytinyağı üretiminin ise en az 4.000 yıl öncesine dayandığını öne sürüyor.

MÖ 1. yüzyılda İtalya’nın Toskana bölgesindeki Case Nuove yerleşiminde gerçekleştirilen kırsal zeytinyağı üretiminin canlandırması. C: Studio Inklink, Roman Peasant Project
İtalyan zeytini ve zeytinyağının zengin tarihi aslında ne kadar geriye gidiyor? American Journal of Archaeology dergisinde yayımlanan ve mevcut arkeolojik verileri sentezleyen yeni araştırma, zeytin ağacından faydalanma öyküsünün 6.000 yılı aştığını öne sürüyor. Hatta İtalya’daki ilk zeytinyağı üretimi, tahminlerin aksine 4.000 yıl öncesine dayanıyor olabilir.
Zeytin, antik İtalya’da yaşamın tam merkezindeydi. Hem yabani hem de evcilleştirilmiş türler, yenilebilir meyveler sağlıyordu. MÖ birinci binyılın ortalarından Roma dönemine dek zeytinyağı; mutfaktan tıbba, ritüellerden hijyene kadar her alanda kullanıldı.
Sofralık zeytin; kalori, lipid, vitamin ve mineraller açısından tam bir depo olmasının yanı sıra yüksek kalsiyum oranıyla da eşsizdi. Sadece meyvesi değil, zeytin ağacının yoğun dokulu odunu da el sanatlarında, inşaatta ve yakıt olarak değerlendiriliyordu. Hatta zeytin sıkımından elde edilen atık olan pirina, antik çağda kömürden daha az duman çıkarıp daha yüksek ısıda yandığı için evsel ve endüstriyel alanlarda popüler bir yakıt kaynağıydı.
Zeytin ağacının ve meyvesinin kullanım alanları çok çeşitliydi. Erken Roma İmparatorluğu döneminde (MS 1. yüzyıl civarında), Roma’nın hemen çevresindeki bölgenin yılda yaklaşık 9,7 milyon litre zeytinyağı üretmiş olabileceği tahmin ediliyor. Bugün İtalya, Akdeniz’in en önemli zeytin üretim bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor.
Antik polen analizleri, zeytin ağaçlarının 11.000 yıl önce, Pleistosen döneminde bile İtalya topraklarında bulunduğuna işaret ediyor. Ancak “yetiştiricilik” ile “faydalanma” arasındaki ayrımı doğru yapmak gerekiyor. İnsan müdahalesine işaret eden zeytin ağacı kömürleri, Sicilya ve Apulia’da 8.000 yıl öncesine, Mezolitik tabakalara kadar uzanıyor.
Zeytin kullanımının derin tarihi
Antik polen analizleri, zeytin ağaçlarının 11.000 yıl önce, Pleistosen döneminde bile İtalya topraklarında bulunduğuna işaret ediyor. Ancak “yetiştiricilik” ile “faydalanma” arasındaki ayrımı doğru yapmak gerekiyor. İnsan müdahalesine işaret eden zeytin ağacı kömürleri, Sicilya ve Apulia’da 8.000 yıl öncesine, Mezolitik tabakalara kadar uzanıyor.
Kuzey İtalya’da, Ligurya’daki Arene Candide mağarasında bulunan zeytin kömürleri; öğütme taşları ve orak bıçaklarıyla birlikte gün yüzüne çıkarıldı. Bu buluntular, ilkel bir hasat ve işleme sürecinin varlığını akla getiriyor. O dönem insanları; odunu yakıt yaparak, meyveleri toplayarak veya dalları yem için budayarak yabani zeytin ağaçlarının bulunduğu araziyi çoktan şekillendirmeye başlamıştı.
Neolitik dönemde (MÖ 6.000 ila 3.500) zeytin ağacının daha yoğun kullanımına dair kanıtlarda üstel bir artış görülse de, yerleşim alanlarında zeytin meyvesinin tüketimine dair daha ikna edici kanıtlar sunan en eski zeytin çekirdekleri Orta Neolitik döneme (MÖ 5.000 ila 4.000) tarihleniyor. Calabria, Apulia ve Sardinya bu konuda öne çıkan bölgeler arasında. Orta İtalya ve Veneto’da ise yalnızca sınırlı sayıda bulgu mevcut. Yine de, biriken kanıtlara rağmen, İtalya’da Neolitik dönemde zeytinyağı üretildiğine dair henüz kesin bir veri bulunmuyor.
İtalya’daki en erken zeytinyağı izleri
Zeytinyağı üretiminin izini sürmek, teknik zorluklar nedeniyle oldukça meşakkatli. Sicilya’nın Castelluccio bölgesinde, Erken Tunç Çağı’na (MÖ 2.000) ait devasa bir kil küp (pithos) içinde bitkisel yağ kalıntıları tespit edildi. Her ne kadar analizler bu yağın zeytinden elde edilmiş olabileceğini gösterse da, organik kalıntı analizleri Akdeniz’in korunma koşulları altında her zaman kesin sonuçlar vermeyebiliyor.

Sicilya’nın Castelluccio bölgesinde bulunan ve muhtemelen zeytinyağı depolamak için kullanılan Tunç Çağı’na ait çömlek (pithos). C: Fabrizio Garrisi/Wikimedia Commons
Zeytinyağına dair daha olası göstergelere, MÖ ikinci binyılın ortalarında Calabria (Broglio di Trebisacce) ve Apulia (Roca Vecchia) bölgelerindeki seramik saklama kaplarında rastlıyoruz. Tunç Çağı, zeytin yetiştiriciliğinin yabani ağaçların doğal olarak yetişmediği marjinal arazilere yayılmasına da tanıklık etti. MÖ 1.700 civarında Campania Tufariello’daki buluntular, o dönem insanlarının zeytine yönelik ilgisinin arttığını ve en azından küçük ölçekli bir yağ üretiminin başlamış olabileceğini gösteriyor.
Demir Çağı gelişmeleri
İtalya yarımadası, MÖ 1000 civarında bölgeden bölgeye farklılık gösteren büyüleyici bir gelişim sürecine sahne oldu. Güney İtalya’nın bazı kesimlerinde, muhtemelen değişen ekonomik ve kültürel dengeler nedeniyle zeytin yetiştiriciliğinde bir duraklama yaşanırken; İyon ve Adriyatik kıyıları tam tersi bir canlılığa sahipti. Bu bölgelerdeki arkeolojik kazılarda bulunan zeytin kömürü, çekirdekleri, yağ kalıntıları ve hatta seramikler üzerine kazınmış zeytin yaprağı izleri, o dönemin üretim zenginliğini kanıtlıyor.
Akdeniz’deki bilinen en eski taş döner zeytin değirmeni, Basilicata’daki Incoronata’da keşfedildi. MÖ 7. yüzyıla tarihlenen bu buluş, işleme kapasitesi ve verimlilikte devrim niteliğinde bir değişimin habercisiydi. Bu değirmenler, zeytinleri ezip kabuğu etli kısımdan ayırarak meyveyi preslenmeye hazır hale getiriyordu. Daha önce bu teknolojinin MÖ 6. veya 5. yüzyıl Ege kökenli olduğu düşünülse de, Incoronata’daki keşif bunun Orta Akdeniz’de doğmuş olabileceğine dair güçlü bir kanıt sunuyor.
Güncel araştırmalar, Fenikeliler veya Yunanlar gibi dış kültürlerin zeytin yetiştiriciliğini veya zeytinyağı üretimini tek başlarına başlattığına dair eski teorileri çürütüyor. Tıpkı İtalya’daki bağcılık ve şarap üretimi gibi, zeytincilik de yerel yenilik ortamında yükselmişti. Ticaret ve kolonizasyon yoluyla kurulan kültürel etkileşimler, farklı bilgi, teknoloji ve üretim fikirlerini bir araya getirerek mevcut süreci hızlandırmıştı. MÖ 600 ila 500 civarında ise Etrüsk toplulukları, Orta İtalya’da zeytinliklerin sistematik olarak kurulmasında ve kullanımında kilit bir rol oynamaya başladı.
Roma döneminde zeytin üretiminin konsolidasyonu ve ölçeklendirilmesi
Roma dönemi, zeytin yetiştiriciliğinin doğal biyoklimatik sınırlarını aştığı muazzam bir genişlemeye tanıklık etti. Zeytin ağaçları artık daha yüksek rakımlarda, farklı enlemlerde ve daha kurak bölgelerde, hatta subalpin bölgelerin marjinal arazilerinde bile yetiştirilmeye başlanmıştı.

İtalya’da bulunmuş, üzerine zeytin hasadı sahneleri işlenmiş Attika üretimi siyah figürlü amforalar. Eserler Antimenes Ressamı’na atfediliyor. Solda: Vulci’de bulunan bu amfora yaklaşık olarak MÖ 520 yılına tarihleniyor ve günümüzde British Museum’da yer alıyor. C: The Trustees of The British Museum. Sağda: Toscanella’da bulunan ve MÖ yaklaşık 530–510 yıllarına ait bu amfora, günümüzde Berlin Devlet Müzeleri koleksiyonunun bir parçası. C: J. Laurentius.
Arkeolojik veriler ve çevresel analizler, Roma Cumhuriyeti ve İmparatorluğu dönemlerinde, İtalya genelinde daha önce tahmin edilenden çok daha büyük ölçekli bir yağ pazarının geliştiğini gösteriyor. Bazı üretim tesislerinin devasa kapasitesi bu durumu açıkça özetliyor: Orta İtalya’daki seçkin Vacone villası gibi örneklerde görüldüğü üzere, bazı tesisler dört veya daha fazla prese sahipti. Apulia’da bulunan ve MÖ 1. yüzyıldan itibaren kullanılan bir tesiste, yaklaşık 47 adet devasa kil küpün (dolia) bulunduğu dev bir yağ mahzeni keşfedildi. Bu mahzenin toplam depolama potansiyeli 25.000 ile 35.000 litre arasındaydı.
Ancak üretim sadece bu dev tesislerle sınırlı değildi. Zeytin işleme, kentsel merkezlerden izole kırsal alanlara kadar her yerde, bazen Toskana’daki Case Nuove örneğinde olduğu gibi daha mütevazı ve geleneksel teknolojilerle de sürdürülüyordu.
Modern analitik ve bilimsel teknikler geliştikçe, İtalya’da zeytin ve zeytinyağının antik tarihi hakkındaki bilgilerimiz daha da derinleşecek; zeytinin hikayesine yeni nüanslar ve detaylar eklemeye devam edecektir.
The Conversation. Emlyn Dodd. 4 Şubat 2026.
Makale: Dodd, E. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >