Anasayfa > Kitap< Geri dönün

Daha ayrıntılı olarak görmek için ana resmin üzerinde fareyi hareket ettirin.

İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir

Yayınevi: Yem Yayınları

ISBN: 9786257008204

100,00 TL  (KDV Dahil)

Kargoya verilme süresi: 1 - 5 İş Günü

Adet Seçiniz

  Adet

ISBN: 9786257008204
Yazar: Doğan Kuban
Cilt tipi: Karton Kapak

Türkiye’nin yetiştirdiği, dünyaca ünlü mimarlıktarihçimiz, “Hocaların Hocası” olarak da tanımlanan Prof. Doğan Kuban’ın “İstanbul1600 Yıllık Bir Müzedir” başlıklı kitabı YEM Yayın’dan çıktı.

Kitap, Doğan Kuban’ın, geçmiş yıllarda “Kent veMimarlık Üzerine İstanbul Yazıları” adıyla yine YEM Yayın tarafından farklıformatlarda yayımlanan eserinin yeni kuşakların da bu eşsiz içeriğeulaşabilmesi amacıyla, yeni baskı, kağıt teknikleri ve boyut seçilip kapaktasarımı yenilenerek yayımlandı.

Prof. Doğan Kuban, 1953’ten bu yana İstanbul kentinintarihçisi ve yazarı olan bir İstanbullu’nun gözüyle, İstanbul’u, betimlemedençok eleştirel gözlemlere ağırlık veren bir üslupla irdeliyor. Mimarın,plancının ve bilinçli aydınların içinde yaşadıkları bu kenti sevmeleri kadarsorgulamalarının da önemine dikkat çekiyor.

Doğan Kuban,İstanbul’un Romalı-Bizanslı kimliğinden bugüne uzanan süreçte yaşadığı gelişimve değişimi yapılar, meydanlar, mimarlar, hükümranlık kuran kültürler veonların yaklaşımları üzerinden çok geniş bir perspektifte ele alıyor; adetakadim kentin tam anlamıyla bir biyografisini sunuyor. Kentin kültürelkimliğinden planlamasına, arkeolojisinden ulaşımına, Batılılaşma çabalarındanyasadışılığa karşı verdiği savaşa kadar çok ayrıntılı bir değerlendirme yapıyor.

Bir yandan geçmişin gurur veren fakat giderek varlığı yenikent kaosu içinde kaybolan mirasını, öte yandan geleceğin düşündürücükaranlığını dile getirdiği kitap aracılığıyla, okuyucuları tarihe sevgibeslemeye ve geleceği eleştirel bir yaklaşımla ele almaya davet eden Kuban, İstanbul’u “tam olarak anlamak”isteyenlere şöyle sesleniyor:

“Topografyanınve tarihin mirası olmasa, İstanbul’da güzeli bulmanın artık çok zor olduğunuitiraf etmeliyim. Ancak İstanbul’un hâlâ yok edemediğimiz doğal mekânları var.Deniz ve tepelerle oluşan, kıyılarla insanın gözünü uzaklara sürükleyenmekânlar. Üsküdar’la Beşiktaş ve Eminönü arasında gidip gelirken, Bebek’tenKandilli’ye geçerken, Kadıköy’den Köprü’ye gelirken, Sarayburnu’ndan Boğaz’abakarken, köprülerden geçerken, kıyı yollarında dolaşırken, Boğaz’danKaradeniz’e açılır ya da Karadeniz’den Boğaz’a girerken, Marmara’dan ya daSalacak’tan İstanbul’a bakarken, hangi kültür tabakasından gelirseniz gelinbakmaya doyamayacağınız güzellikler var. Hele bunları baharın dumanlakirlenmemiş bir sabahında, güneş sizi ısıtmaya başladığı zaman, İstanbul’un birkıyısında, bir kahvesinde, hafif sisler içinde, Sisley’den bir tablo gibialgıladığınız zaman insanların yaptığı bütün kötülükleri unutabilirsiniz. Hafifbir kader ezikliğiyle belki affedebilirsiniz bile. Düşünceyi katmadığınız safalgı anlarında İstanbul’dan daha güzel bir kent olmadığını, dünyayı buradayaşadığınız için şanslı olduğunuzu bile düşünmeye başlayabilirsiniz...”

Türkçe

2021

372 Sayfa

16,50 x 24 cm