Blog
14.400 Yıl Önce Beş İnsan ve Köpekleri Bu Mağarayı Nasıl Gezdi?
Karanlık, dar ve ayıların kol gezdiği bir mağaranın derinliklerinde yer alan Gizemler Salonu adlı bir yere doğru ilerlediğinizi düşünün.
www.arkeofili.com
14.400 yıl önce beş avcı toplayıcının ve köpeğin Ayı Mağarası’nı nasıl gezdiğini öğrenmek için tehlikeli görev yeniden canlandırıldı.

Grubun tamamının yolunu aydınlatmak için her seferinde sadece iki küçük meşale yeterli oluyordu. C: Arobba et al. 2026.
Karanlık, dar ve ayıların kol gezdiği bir mağaranın derinliklerinde yer alan Gizemler Salonu adlı bir yere doğru ilerlediğinizi düşünün. Bir de yanınızda çocuklarınız var. En azından bir tür korumaya ve yolunuzu aydınlatacak bir şeye ihtiyacınız olurdu. Nitekim 14.400 yıl önce bu yolculuğa çıkan bir grup tarihöncesi avcı-toplayıcı da yanlarında köpeklerini ve özel olarak kurutulmuş bir tomar çam meşalesi getirmişti.
Grotta della Bàsura olarak bilinen mağara, kuzey İtalya’nın Liguria bölgesinde yer alıyor ve ayı iskeletleriyle, hatta birkaç ayı kürkü kalıntısıyla dolu. Mağaranın geçitlerinde ayrıca Epi-gravettian kültürüne ait beş tarihöncesi insanın (en az biri çocuk) ve bir köpeğin bıraktığı ayak izleri de bulunuyor.
Köpek evcilleştirilmesine dair dünyanın bilinen en eski kanıtını temsil etmenin yanı sıra bu izler, mağarada yaklaşık iki saat geçirdiği düşünülen bu gözü pek grubun çıktığı tehlikeli macerayı da ortaya koyuyor. Bu süre boyunca grup, girişten devasa Gizemler Salonu’na kadar yaklaşık 400 metre kat etti, ardından adımlarını geri izleyerek aydınlığa döndü.
Araştırmacılar, köpeğin büyük olasılıkla çocukları ayılardan ya da mağarada pusuda bekleyen başka tehditlerden korumaya yardımcı olmak için yanlarında getirdikleri güvenilir bir yoldaş olduğunu düşünüyor. Bu sırada duvarlarda ve tavandaki kömür kalıntıları, grubun yolunu aydınlatmak için bir tür meşale taşıdığına işaret ediyor.
Bu tarihöncesi mağaracıların kullandığı aydınlatma sistemini belirlemek için yeni bir çalışmanın yazarları işe Gizemler Salonu’nda bulunan eski polenleri analiz ederek başladı. Ayıların kürkünde takılarak içeri taşınmış olan polenler üç farklı çam türüne ait. Bu da o dönemde yerel manzaraya çam ormanlarının hâkim olduğunu gösteriyor.

Mağaranın içinde en iyi meşaleler, küçük çam dallarından yapılıyordu. C: Arobba et al. 2026.
Ekip mağaranın içinde, kısmen yanmış 56 küçük sarıçam dalı parçası da buldu. Önemli olan şu: bunların hiçbirinde mantar miselyumu yoktu. Bu da onların orman zemininden toplanmadığını, canlı ağaçlardan kesilip büyük olasılıkla meşale olarak kullanılmak üzere bilinçli biçimde kurutulduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar mağaranın içinde kendi deneylerini de yürütmeye karar verdi ve yollarını aydınlatmak üzere sarıçam dalları ve sürgünlerini tutuşturarak Gizemler Salonu’na doğru dikkatlice ilerlediler.
Çalışmanın yazarları, “İnsan ayak izlerinin de tanıklık ettiği gibi, beş kâşifin mağaranın her yerinde tek sıra halinde ve mağara duvarına yakın seyreden bir köpeğin eşliğinde ilerlemesi, karanlık ve bilinmeyen yer altı ortamlarında hareket ederken ayıların ya da kurtların da kullandığı en güvenli yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Böyle bir durumda, sönük bir aydınlatma bile tüm grubun görüşünü ve güvenliğini sağlamaya yetiyor” diyor.
Deneyler sırasında araştırmacılar şunu fark etti: “20-30 santimetre uzunluğundaki küçük dallar, kolayca taşınabilen, tutuşturulduktan sonra dişler arasına bile sıkıştırılabilen, ellerin serbest kalmasını sağlayarak elleri ve dizleri üzerinde ilerlemeye olanak veren bireysel ‘kibritler’ elde etmek için ideal.” Kalın dalların kullanılması ise pratik olmadı. Üstelik meşaleyi taşıyanlarn gözlerini kör eden, fazla güçlü bir ışık üretti.
Sonuçta ideal kibritler, yaklaşık 18 santimetrelik uzunluğunu dört buçuk dakikada yanarak bitirenler oldu. Bu da mağarada 100 metre ilerlemek için gereken süreye denk geliyor. Bu durumda Gizemler Salonu’na ulaşmak için eski grubun büyük olasılıkla meşalelerini yeniden yakmak üzere dört kez durmuş olması gerekiyor.
Araştırmacılara göre iki meşalenin ışığı, beş bireyin ve köpeklerinin yolunu aydınlatmaya yetiyordu. “Optimum durum, bir meşalenin sıradaki ikinci kişi, diğerinin ise en sondaki kişi tarafından taşınmasıyla elde ediliyor.”
Genel olarak, bu eski grup Gizemler Salonu’na ulaşmak için sekiz, mağaradan çıkmak için ise sekiz kibrit daha kullanmış olabilir. Dolayısıyla bu tehlikeli yer altı maceralarında yanlarında muhtemelen bir tomar küçük çam dalı taşıyorlardı.
IFL Science. 3 Haziran 2026.
Makale: Arobba, D., Caramiello, R., Starnini, E., Rellini, I., Avanzini, M., Salvador, I., … & Zunino, M. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >