Blog
2.000 Yıl Önce İskoçya’da İnsanlar Bir Cesedin Beynini Çıkarmış
Kemiklerin kadının ölümünden sonra üzerinde işlem yapıldığı açık olsa da birisi onları doğru anatomik konumlarda mezara geri yerleştirmeye özen göstermişti.
www.arkeofili.com
İskoçya’daki 2.000 yıllık iskeletlere yapılan analizler, ölü bedenlerin manipülasyonunu içeren sıra dışı bir cenaze ritüelini ortaya koyuyor.

1 numaralı bireyin kafatasının iç kısmında, muhtemelen beyin çıkarılması sırasında yapılmış kesik izleri görülüyor. C: Castells Navarro et al. 2026.
Yeni bir analize göre yaklaşık 2.000 yıl önce, İskoçya’nın kuzeyinde bir kadın beyni çıkarıldıktan ve kemikleri yontularak alete dönüştürüldükten sonra gömüldü. Son derece sıra dışı bu uygulama, arkeologlara tarihöncesi Britanya’daki toplumsal ağlar ve cenaze gelenekleri üzerine yeni bir anlayış sağlıyor.
Arkeologlar; tavşanların topraktan gün yüzüne çıkardığı insan kemiklerinin yerliler tarafından bulunması üzerine 2000 yılında kuzey İskoçya’daki Loch Borralie Gölü yakınlarındaki alçak bir taş mezar alanını kazdı. Taş yığınından oluşan dikdörtgen biçimli tümülüs, her ikisi de MÖ 1. yüzyıl ile MS 1. yüzyıl arasında, Demir Çağı’nda gömülmüş bir yetişkin ile bir gencin kısmi iskeletlerini barındırıyordu.
Başlangıçtaki rapor Loch Borralie cesetlerinin sıçanlar ya da köpekler tarafından kemirildiğini öne sürüyordu. Ancak Antiquity dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, kemiklerin bir kısmının önemli bir atanın yüceltilmesini, hatta yamyamlığı da içermiş olabilecek bir cenaze ritüeli kapsamında bilinçli olarak insanlar tarafından üzerinde işlem yapıldığını ortaya koyuyor.
Araştırmacılar; “Birey 1” olarak adlandırılan yetişkin iskeletin, öldüğünde 30 yaşını aşmış bir kadına ait olduğunu buldu. Kadının kafatasının tabanında sıra dışı bir kırık vardı ve kafatasının iç yüzeyinde keskin bir aletle yapılmış kesikler bulunuyordu.
Araştırmacılar, “Bütün bunlar bir arada düşünüldüğünde, kafatası tabanındaki kırılma ve içerideki kesik izleri, bu bireyin ölümünden kısa süre sonra beyninin bilinçli olarak çıkarıldığına işaret ediyor” diyor. Beynin çıkarılmasının yamyamlıkla ilişkili olabileceği gibi, kafatasının sergilenmek üzere temizlenip korunmaya çalışılmasının da bir sonucu olabileceğini belirtiyorlar.

Kol ve bacak kemiklerinden bazıları alet haline getirilmiş ve daha sonra mezarda anatomik pozisyonlarına geri yerleştirilmiş. C: Castells Navarro et al. 2026.
Arkeologlar ayrıca kadının dört kemiğinin (üç kol kemiği ve bir bacak kemiği) hasar görmüş olduğunu fakat hayvanlar tarafından kemirilmediğini de fark etti. Araştırmacılar, “Kemiklerin iç katmanları yontulmuş, keskin bir kenar ve tek bir sivri uç oluşturacak biçimde işlenmiş” diyor.
Kemiklerin kadının ölümünden sonra üzerinde işlem yapıldığı açık olsa da birisi onları doğru anatomik konumlarda mezara geri yerleştirmeye özen göstermişti.
Çalışmanın baş yazarı arkeolog Laura Castells Navarro, “Birey 1’in iskelet kalıntılarının kapsamlı manipülasyonunun ardındaki motivasyonu yorumlamak son derece güç. Ancak yeniden bir araya getirilip tümülüse yerleştirilirken gösterilen özen, topluluğunda belirli düzeyde saygı ve hürmet uyandırmış olabileceğini düşündürüyor” diyor.
Tümülüsteki diğer iskelet olan “Birey 2”, öldüğünde yaklaşık 15 yaşında bir erkek çocuğa aitti. Kafatasında ve kemiklerinde herhangi bir manipülasyon izi yoktu. Ancak her iki iskeletten alınan antik DNA analizi, bireylerin ikinci derece kuzen (bir çift büyük-büyükanne ve büyük-büyükbabayı paylaşan akrabalar) olabileceğini gösterdi.
DNA analizi ayrıca iki Loch Borralie iskeleti ile uzak Orkney Adaları da dahil olmak üzere İskoçya’nın diğer tarihöncesi alanlarına gömülmüş insanlar arasında uzaktan genetik bağlantılara da işaret etti. Britanya’nın bu bölgesi bugün seyrek nüfuslu olsa da neredeyse dört binyıla yayılan tarihöncesi mezarların bolluğu, eski İskoçya’daki insanların uzun mesafeler boyunca sürdürdükleri karmaşık toplumsal ağlara sahip olduğuna işaret ediyor.
Castells Navarro, “Daha geniş bir bakışla, araştırmamız tarihöncesi denizci toplulukların İskoçya’nın kuzey kıyısı ve Kuzey Adaları çevresinde, büyük olasılıkla küçük gruplar halinde, dönem dönem hareket ettiğini gösteriyor” diyor.
Live Science. 9 Haziran 2026.
Makale: Castells Navarro, L., Metz, S., Bleasdale, M., Evans, J., Legge, M., Büster, L., … Armit, I. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >