Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

Nis30

2020 Nisan Ayının En Önemli 10 Arkeoloji Haberi

Irak’taki Girsu bölgesinde Mezopotamya savaşçı tanrısı Ningirsu’ya adanmış ateşli ziyafetler, hayvan kurbanları ve ritüel alayları düzenlenen 5.000 yıllık bir kült alanı ortaya çıkarıldı.

Burada görülen kutsal meydan Girsu’nun kalbinde yer alıyordu. Girişinin yakınında 300’den fazla kırık tören nesnesi olan bir kült alan ortaya çıkarıldı. C: S. Rey/Tello/Girsu Project

Uruku (kutsal şehir) olarak da bilinen Girsu’nun bir bölgesinde, çok sayıda hayvan kemiği ile birlikte 300’den fazla kırık tören kupası, kaseler, kavanozlar ve akıtacaklı kaplar bulundu. Arkeologların bulduğu en çarpıcı objelerden biri, ördek şeklinde, gözleri deniz kabuğundan yapılmış bronz bir heykelcikti. Arkeologlara göre söz konusu obje, su, bataklıklar ve su kuşlarıyla ilişkili bir tanrıça olan Nanshe’ye adanmış olabilir.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

9- İnsan Atası Homo erectus, Sanılandan Daha Eski Çıktı

Bulunan kafatası, doğrudan atamız olan Homo erectus’un tahmin edilenden 200.000 yıl daha öncesinde var olduğunu gösteriyor.

Homo erectus’un bilinen en eski kafatası, Güney Afrika’da ortaya çıkarıldı. C: La Trobe Üniversitesi

Homo erectus’a ait bilinen en eski kafatası ortaya çıkarıldı. Araştırmacılar fosili iki milyon yıl öncesine tarihledi. Bu da atalarımızın ilkinin düşünülenden 200.000 yıl daha öncesine kadar var olduğunu gösteriyor. Kafatası, Güney Afrika’daki Johannesburg’un 40 kilometre kuzeyinde yer alan Drimolen Ocağında bulundu ve 150’den fazla parçadan bir araya getirildi. Kafatasının ait olduğu birey, öldüğünde muhtemelen iki ila üç yaş arasındaydı.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

8- Antik Mısır Papirüsünde Erotik Bağlama Büyüsü Çıktı

Deşifre edilen 1.800 yıllık Mısır papirüsü, Taromeway adlı kadının bir adama “erotik bağlama büyüsü” yaptığını ortaya koydu.

Kephalas, büyümüş bir penis ve testisler ile çıplak olarak tasvir edilmiş. Anubis’in çektiği okun, Kephalas’ı Taromeway adlı bir kadın için şehvetlendirmesi gerekiyordu. C: University of Michigan

1.800 yıllık bir Antik Mısır papirüsünü deşifre eden araştırmacılar, Taromeway adındaki bir kadının, Kephalas adındaki bir adamı etkilemek için “erotik bağlama büyüsü” yaptığını ortaya çıkardı. Papirüsün üzerinde bir çizimde, Mısır’ın çakal başlı tanrısı Anubis, çıplak tasvir edilen Kephalas’a bir ok atarken tasvir edilmiş. Anubis’in attığı ok, Kephalas adlı erkeğin Taromeway’e karşı şehvetini alevlendirmek için tasarlanmış.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

7- Bilinen En Eski “F*ck” Kelimesi Veba Sırasında Yazılmış

COVID-19 salgını, dünya üzerindeki insan nüfusunun büyük bir bölümünü eve kapattı ve birçok insanı kötü sözler söyleyebilecek bir ruh durumuna soktu.

Bannatyne El Yazması. C: British Library

Yaklaşık 500 yıl önce Koronavirüs salgınına benzer bir durumda, veba nedeniyle tecrit edilmiş bir kişi, can sıkıntısı içinde bilinen en eski “F*ck” kelimesini yazdı. F*ck kelimesinin en erken yazılı kullanımının Bannatyne El Yazması olarak bilinen, neredeyse 500 yıllık bir kompozisyona kadar uzandığı anlaşıldı. İngiliz Kütüphanesi‘ne göre, 1568 yılına dayanan belge, Ortaçağ İskoç edebiyatının tarihindeki en önemli elyazmalarından biri ve çok sayıda metnin hayatta kalan tek kopyalarını içeriyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

6- Amazonlarda 10.000 Yıl Önce Bitki Yetiştiriliyordu

Balta girmemiş bir vahşi doğa olmaktan ziyade, Amazon’un bazı bölgeleri 10.000 yıl önce insanlar tarafından kökten değiştirilmişti.

Amazonia’nın bu bölgesindeki 4.700 orman adasından biri. C: Umberto Lombardo

Uluslararası bir ekip, bu dönemde, mahsüllerin günümüzde kuzey Bolivya’da bulunan uzak bir yerde yetiştirildiğini buldu. Bilim insan burada yaşayan insanların kabak, manyok ve mısır ektiğine inanıyorlar. 10.000 yıl önce insanlar ayrıca ormanda binlerce yapay ada yaratmıştı.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

5- Yunan Adasında Antik Beyin Ameliyatı İzleri Keşfedildi

Yunanistan’ın Taşoz adasında 4. ila 7. yüzyıllar arasında gömülmüş bireylerde karmaşık beyin ameliyatının izleri bulundu.

Palaeopatolojik modelin kafatasının dıştan görünümü: a) kırmızı ok, mastoid çıkıntısındaki açıklığı, b) kafatasını delme işleminde tıbbi hazırlıklar için kullanılan ölçüleri gösteriyor. C: Anagnostis P. Agelarakis

Doğu Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olarak, anıtsal bir kilisenin yakınındaki ayrıntılı mezarlara gömülmüş insanlar, binici ve mızraklı bir grubun parçasıydı. Anlaşıldığına göre bulunan tüm bireyler fiziksel olarak zorlu yaşamlara sahipti ve hem erkekler hem de kadınlar, belki de askeri bir doktor tarafından büyük bir özenle tedavi edilen travmalara maruz kalmıştı. Bir erkek, belki de bir enfeksiyondan muzdarip olduğu için baş, boyun ve beyin ameliyatı geçirmişti. Adamın ameliyat sırasında veya kısa bir süre sonra öldüğü düşünülüyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

4- Norveç’te Eriyen Buzlardan Viking Eserleri Çıkıyor

Norveç’te iklim değişikliği nedeniyle eriyen buzullardan Viking dönemine ait dağ geçidi ve mükemmel korunmuş eserler ortaya çıktı.

Lendbreen’de 2019 saha çalışması sırasında bir at kar nalı bulundu. C: Espen Finstad

Norveç’in dağlık bölgesindeki Lendbreen’de yer alan dağ geçidi, 2011 yılında MS 3. veya 4. yüzyıla tarihlenen yünlü bir tunik keşfedildikten sonra yerel arkeologların dikkatini çekti. Buzullar o zamandan beri önemli ölçüde geri çekildi, örme eldivenler, deri ayakkabılar ve hala üzerinde yapışmış tüyleri duran okları içeren zengin eserler ortaya koydu.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

3- Neandertal Ailesinde Baba Anneden Gençti

Neandertal genleri üzerine yapılan kapsamlı çalışmaya göre, Neandertal çocukların modern insanlara kıyasla daha büyük anneleri ve daha küçük babaları vardı.

Genomumuzdaki hangi kısımların Neandertal DNA’sı içerdiğini ve bunun modern insan üzerinde nasıl bir rol oynadığını kavramak için 27.566 İzlandalı’dan elde edilen veriler kullanılarak bügüne kadarki en kapsamlı araştırma gerçekleştirildi. Araştırmacılar, “Neandertal DNA parçalarındaki genetik mutasyonları modern insan DNA parçalarındaki karşılıklarıyla mukayese ettiğimizde, ortalama olarak, Neandertallerin, annelerinin modern insana kıyasla babalarından daha yaşlı olduğunu saptadık.” diyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

2- Çatalhöyük Sakinleri Kendi Yaşadıkları Evlere Gömülüyordu

Yapılan araştırmaya göre, Çatalhöyük’te 8.000 yıl önce yaşayan sakinler, kendi yaşadıkları evlere gömülmüş olabilir.

C: Jason Quinlan

Çatalhöyük’te ölüler bir gelenek olarak hanelere gömülüyordu. Ancak şimdiye kadar kalıntıların aynı evlerde yaşayan insanların olup olmadığı veya yakındaki evlerin yerel sakinleri için mezar yerleri olarak özel olarak tasarlanmış evler olup olmadığı belirsizdi. Şimdi ise araştırmacılar, 35 ila 50 yaşlarında ölen bir kadının kalıntılarında organik is izleri tespit etti. Bu, kadının yaşamı boyunca ocaktan duman soluduğunu gösteriyordu. Buna ek olarak iskeletin keşfedildiği evde ocak iyi havalandırmayı önleyen bir yerdeydi. Bu nedenle ölen kişinin kendi evine gömüldüğünü gösterebilir.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

1- En Eski İp, 50.000 yıl Önce Neandertaller Tarafından Yapıldı

Fransa’daki bir mağarada bulunan Neandertaller tarafından yapılmış 50.000 yıllık ip, şimdiye kadar keşfedilen en eski ip oldu. Keşif, Neandertallerin ip yapmak için lifleri nasıl bükeceklerini bildiklerini ve dolayısıyla halatlar, giysiler, çantalar ve ağlar üretebileceklerini gösteriyor.

50.000 yıllık ip son derece ince, ancak mikroskop altında görülebilir. C: M-H Moncel

Araştırma ekibi, Neandertallerin uzun süre boyunca yaşadığı Güneydoğu Fransa’daki Abri du Maras mağaralarını kazıyor. Günümüz yüzeyinin üç metre altında, 52.000 ila 41.000 yaşları arasındaki bir katmanda, taş alet olarak kullanılan keskin bir kaya parçası olan taş yonga bulundu.

Yonganın mikroskop altında incelenmesi, sadece 6 milimetre uzunluğunda ve 0,5 milimetre genişliğinde küçük bir ip parçasının yonganın alt tarafına yapıştığını ortaya koydu.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

BONUS

Defineciler Şile’de Tarihi Yapıyı Yok Etti

Kaynak:Arkeofili.com

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için