Blog

Tem4

2.500 Yıl Önce Göçebe İskitleri Seçkin Aileler Yönetiyormuş

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik DNAElitEşitsizlikİskitKadın



2.500 Yıl Önce Göçebe İskitleri Seçkin Aileler Yönetiyormuş

Yeni bir DNA çalışması, savaştaki vahşetleriyle tanınan, çeşitli göçebe kabilelerden oluşan gizemli İskitlerin, 2.500 yıldan uzun bir süre önce güçlü erkek ve kadınlardan oluşan seçkin hanedanlar etrafında örgütlendiğini ortaya koyuyor.

 

www.arkeofili.com

 

Geniş çaplı genetik analiz, Avrasya bozkırındaki göçebelerin, kadınların da dahil olduğu seçkin aileler tarafından yönetildiğini gösteriyor.

Kazakistan’ın doğusundaki Eleke Sazy elit mezarlığından çıkarılan eserler. C: Zainolla Samashev

Yeni bir DNA çalışması, savaştaki vahşetleriyle tanınan, çeşitli göçebe kabilelerden oluşan gizemli İskitlerin, 2.500 yıldan uzun bir süre önce güçlü erkek ve kadınlardan oluşan seçkin hanedanlar etrafında örgütlendiğini ortaya koyuyor. Sonuçlar, bu göçebe gruplar içinde toplumsal eşitsizliğin Demir Çağı’nda, yaklaşık MÖ 900’de ortaya çıktığını gösteriyor. 

Arkeologların İskitler hakkında bildiklerinin çoğu, bu usta binicilere dair antik Yunan ve Roma anlatılarından ve Avrasya bozkır çayırlarına yayılmış, kurgan adı verilen büyük, höyük biçimli mezarlarından geliyor. İskitlerin dövmeli mumyaları ve hayvan temalı, ince işçilikli takıları, Amazonlar efsanesine ilham vermiş olabilecek kadın savaşçıları kadar antik dünyada iyi biliniyordu. Ancak İskitler kendilerine ait hiçbir yazılı kayıt bırakmadı ve MÖ 200 civarında birkaç askeri yenilgi yaşadıktan sonra büyük olasılıkla diğer kültürel gruplar tarafından yutuldu.

Yeni bir çalışmada araştırmacılar, coğrafi olarak dağınık bu grupların birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu ve toplumlarının siyasi olarak nasıl yapılandığını daha iyi anlamak için 85 Demir Çağı İskitinin DNA’sını dizinledi. Araştırmacılar, bu göçebe grupları, merkezi konumlardan seçkin aile hanedanlarının yönettiğini keşfettiler. Bu da İskitler arasındaki toplumsal eşitsizliğin kökenini ortaya koyuyor.


Çalışmada DNA’sı dizilenen “Altın Adam”ın rekonstrüksiyonu. C: Gulmira Mukhtarova

Araştırmacılar DNA’ya dayanarak, seçkin bireylerin birbirleriyle akraba olma olasılığının, seçkin olmayan bireylerle akraba olma olasılığından 11 kat daha yüksek olduğunu keşfetti. Bu da bozkır göçebelerini yöneten güçlü, geniş bir aile grubunun var olduğuna işaret ediyor.

Seçkinler arasında iki çift öz kardeş, bir erkek kardeş ile bir kız kardeş ve bir ebeveyn ile çocuğu buldular. Bir örnekte, iki erkek kardeş birbirinden hayli uzaktaki farklı bölgelere gömülmüştü. Ayrıca farklı mezarlıklara gömülmüş seçkin iki dede ve torununu buldular. Yine de seçkin bireyler, seçkin olmayanlara kıyasla birbirlerine daha yakın gömülmüştü.

Çalışmanın ortak yazarı, genetik antropolog Ainash Childebayeva, “Bu, seçkin mezarların ortalama olarak birbirine daha yakın olması bakımından belli bir coğrafi merkezileşmeye işaret ediyor olabilir. Örneğin Sibirya’da ‘Krallar Vadisi’ olarak bilinen ve büyük olasılıkla çalışmamızdakine benzer bir döneme ait seçkinlere ait pek çok büyük kurgan içeren bir alan var” diyor.

Araştırmacılar ayrıca, Herodotos gibi antik yazarların, kadınların yüksek statülü konumlarda bulunduğuna dair tarihsel iddiasını da inceledi.

Çalışmanın ilk yazarı, arkeogenetikçi Ayshin Ghalichi, “Çalışmamızdaki önemli bir gözlem, seçkin kadınların dikkat çekici varlığıydı. Veri kümemizdeki seçkin bireylerin neredeyse yarısı kadındı. Bu da Demir Çağı İskit toplumunda kadınların yüksek toplumsal statüye sahip olduğunu gösteriyor” diyor. 


Kazı öncesinde kurgan adı verilen mezarlardan biri. C: Rinat Zhumatayev

Gizemli “Altın Adam”

DNA kanıtları, “Altın Adam”la ilgili uzun süredir devam eden bir soruyu da çözdü. 1969’da Kazakistan’da bir kurganda keşfedilen bu genç iskelet, 4.000’den fazla altın süs eşyası ve hiç çözülememiş bir yazıt taşıyan gümüş bir kaseyle birlikte bulunmuştu. İskeletin cinsiyeti kemiklerinden belirlenememiş olsa da, kadınlar İskitler arasında neredeyse eşit güce sahip olduğu halde uzmanlar bu kişinin güçlü bir erkek savaşçı olduğunu varsaymıştı.

Childebayeva, “Üretebildiğimiz veriler düşük kapsamlı olsa da, bireyin genetik olarak kadın olmaktan çok erkek olma olasılığının yüksek olduğunu bulduk, fakat Altın Adam için herhangi bir akrabalık ilişkisi belirleyemedik” diyor.

Childebayeva, Altın Adam’ın kemiklerine göre 17 olan genç yaşının ve seçkin mezar statüsünün, seçkin hanedan yönetimine dair açık bir kanıt sunduğunu belirtiyor. “Daha da çarpıcı” bir başka örneğin, ikisi de seçkin kurganlara gömülmüş bir dede ile onun 1 yaşındaki torununun eşleşmesinden geldiğini söylüyor. Seçkin çocuklara ait bu mezarlar, Demir Çağı bozkır göçebelerinin toplumsal statülerini miras aldığı sonucunu pekiştiriyor. 


Antik DNA, Demir Çağı Avrasya bozkır göçebeleri arasında elit hanedanlık yönetimini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar çalışmada, “Burada sunulan sonuçlar, eski Avrasya göçebe grupları arasında toplumsal eşitsizlik ve farklılaşmanın yükselişine dair anlayışımızı ilerletiyor ve MÖ birinci binyılda Orta Avrasya’nın en erken göçebe gruplarının uygulamalarına ışık tutuyor” diyor.


Live Science. 3 Haziran 2026.

Makale: Ayshin Ghalichi et al. (2026). 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için