Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Sare

Strabon

Blog

Oca21

ABD ile kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede iş birliği

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  ABD BüyükelçisiKültür Varlıklarını KorumaKültür ve Turizm BakanıPenkalas SikkeleriKültürel MirasKaçakçılıkAnkara

ABD ile kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede iş birliği


Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye'ye ait arkeolojik ve etnolojik eserlerin kaçakçılığının önlenmesi ve Türkiye'nin kültür mirasının korunmasına katkı sağlanması amacıyla iş birliği mutabakat zaptı imzalandı.

 

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde ABD'nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield ile Türkiye'ye ait arkeolojik ve etnolojik eserlerin kaçakçılığının önlenmesi ve Türkiye'nin kültür mirasının korunmasına katkı sağlanması amacıyla iş birliği mutabakat zaptı imzaladı.

İmza töreninde konuşan Satterfield, "Türkiye'den çıkış yapan kültürel nesnelerin yağmalanması, kaçakçılığıyla mücadeleyi ve ABD ile Türkiye arasındaki iş birliğini sağlamlaştıracak bu anlaşmayı imzalamaktan mutluluk duyuyorum." dedi.

Satterfield, imzaladıkları mutabakat zaptının, Türkiye'nin zengin kültürel mirası ve arkeolojik malzemelerinin yağmalanmasına yönelik teşviki azaltmayı amaçladığını belirtti.

Anlaşmanın, halihazırda iyi bir iş birliği içinde olunan yağmalamanın ve antika ticaretinin caydırılması konularına ek olarak, yağmalanmış kaçak eserlerin Türkiye'ye geri iade edilmesini sağlayacağını vurgulayan Satterfield, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana birkaç bin yıl öncesine uzanan eserlerin ve etnografik malzemelerin korunacağını kaydetti.

 


"Kültürel varlık kaçakçılığı, dünyada bir sorundur"

Satterfield, bugünkü anlaşmanın, Türkiye'nin zengin kültürel mirasını korumaya yönelik ortak taahhütlerinin bir kanıtı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Türkiye, her biri ülkeye ve dünya tarihine damgasını vuran çok sayıda medeniyetin bir bağlantı noktası olarak yer edinmiştir. Bununla birlikte geniş ve çeşitli mirasa sahip olduğu göz önüne alındığında, Türkiye'deki arkeolojik ve tarihi alanlara yönelik uzun bir tehdit geçmişi de bulunmaktadır.

Bu tarih ve kültürün herhangi birinin yok edilmesi veya yok olması yıkıcıdır. Bu anlaşma, tehlikede olan alanları ve paha biçilemeyecek antikaları yağmalanmaktan ve kaçakçılıktan korumak için ek adımlar getiriyor. Kültürel varlık kaçakçılığı, sadece Türkiye'de değil tüm dünyada bir sorundur."

Türk hükümetinin kendi mirasını korumak için gösterdiği özenli çabaları ve kapsamlı kaynakları takdir ettiklerini dile getiren Satterfield, uluslararası pazarlarda arkeolojik, eski eserlerin ve diğer kültürel nesnelerin satışının, ulusal sınırları aşan örgütlü suç ve terörist gruplarının gelirlerini artırdığını ifade etti.

Satterfield, "Yüzlerce ve binlerce yıllık miras alanları ve medeniyetin izleri, zaman içinde maddi kazanç için yok ediliyor. Türkiye'yi bu suçla mücadele çabalarında desteklemek için üzerimize düşeni yapmak istiyoruz." diye konuştu.

 

 

 "ABD adına anlaşmayı imzalıyor olmak bana büyük bir onur veriyor"

Yakın ortaklığın ruhu gereği, ABD ve Türkiye'nin uluslararası suç gruplarının bu finansman akışına erişimini engellemeye kararlı olduğuna dikkati çeken Satterfield, ABD'nin, dünya çapındaki kültürel mirası koruma ve muhafaza etme, suç ağlarına katkıda bulunanlara mani olma taahhüdünde tereddüdü bulunmadığını kaydetti.

Satterfield, bu konudaki politikalarının, kültürel mirasın hukuka aykırı olarak tahrip edilmesinin, kültür varlıklarının kaçakçılığının kabul edilemez olduğunun altını çizerek, kültürel mülkiyet anlaşmalarının amacının ilk önce yağma teşvikinin azaltılması ardından ülkelerin kültürel miraslarını korumalarına yardımcı olmak, bilimsel, kültürel ve eğitim amaçlı bilgi alışverişini teşvik ederek, kültürel nesnelere yasal erişimi ve dünya mirası farkındalığını artırmak olduğunu vurguladı.

Bugünkü anlaşmayla ABD ve Türkiye'nin, gelecek nesillerin bu harika müze gibi yerlerde Türkiye'nin mirasının korunmasını ve erişilebilir olmasını sağlamaya yönelik ortak taahhütlerini ortaya koyduklarını belirten Satterfield, "Kültürel miras, tüm Türk vatandaşları için bir gurur kaynağıdır. Bu anlaşmayla ABD, Türkiye'nin kültürel kaynaklarını herkesin yararına korumak için üzerine düşeni yapacak." dedi.

Satterfield, anlaşmayı hayata geçirdikleri için Bakan Ersoy'a, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekibine, Dışişleri Bakanlığı yetkililerine ve bu anlaşmayı gerçeğe dönüştürmek için kendileriyle yakın çalışan Türk uzmanlara teşekkürlerini iletti.

ABD Dışişleri Bakanlığını, Bakanlığın Eğitim İşleri Bürosunu ve özellikle Bakan Yardımcısı Marie Royce'un anlaşmadaki katkılarının önemine işaret eden Satterfield, "Bugün burada Sayın Bakan Ersoy'a eşlik ederek, ABD adına bu anlaşmayı imzalıyor olmak bana büyük bir onur veriyor." ifadesini kullandı.

 

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültürel mirasını korumak için ABD ile imzalanan mutabakat zaptına ilişkin, "Çok büyük maliyetlerle, yıllarca süren hukuk mücadeleleri çok kısa sürede ve düşük maliyetlerle sonuçlandırılabilecek. Bu da elimizdeki en büyük caydırıcılıktır." dedi.

İmza töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmelere uygun olarak, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında önleyici tedbirler, uluslararası yardımlaşma ve eser iadesi olmak üzere üçlü bir stratejiyle hareket edildiğini söyledi. Ersoy, anlaşmanın iki ülke arasında çok kıymetli bir iş birliğini tesis ederken, getirdiği hukuki düzenlemeler açısından da önleyici tedbir, sonuçları bakımından ise eser iadesine zemin oluşturan büyük bir adım olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin rakipsiz medeniyet mirası sebebiyle kültür varlıklarına yönelik yasa dışı faaliyetlere karşı en yoğun mücadeleyi veren ülke olduğunu anımsatan Ersoy, mutabakat zaptına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Mutabakat zaptımız, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ülkemizden yasa dışı yollarla çıkarılarak, ABD'ye götürülen eserlere el konulacak ve Türkiye'ye iadesi sağlanacaktır. ABD kolluk birimlerinin operasyonlarına da hukuki zemin teşkil edecek olan bu önemli belge, aktif sonuçlar getirecektir. Özetle çok büyük maliyetlerle yıllarca süren hukuk mücadeleleri, çok kısa sürede ve düşük maliyetlerle sonuçlandırılabilecek. Bu da elimizdeki en büyük caydırıcılıktır."

Bakanlık tarafından yapılan müzakereler neticesinde mutabakat zaptının alanındaki en geniş kapsamlı örneklerden biri olduğunu vurgulayan Ersoy, "1 milyon 200 bin yıl öncesinden başlayarak, 1923 yılına kadar olan kültür varlıklarını, Kurtuluş Savaşı dönemine ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e ait eşyaları içermektedir. Ayrıca bu anlaşma çerçevesinde karşılıklı sergiler, kültürel aktiviteler ve entelektüel etkileşimi sağlayacak her türlü ortak etkinliği de gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. İnşallah Türkiye ve Amerika arasında kültürel diplomasinin daha güçlü işlediğini göreceğiz." ifadelerini kullandı.
 

"ABD'nin ortaya koyduğu net tavrı memnuniyetle görüyoruz"

Bu noktada, yakın dönemdeki çalışmalara bakıldığında, ABD'nin ortaya koyduğu net tavrı memnuniyetle gördüklerini dile getiren Ersoy, bu olumlu yaklaşım ve karşılıklı iş birliği sayesinde Zeugma Mozaikleri, Lidya dönemine ait mezar stelleri ve son olarak geçen ay Kybele Heykeli'nin Türkiye'ye iade edildiğini söyledi.

Amerikalı uzmanlarca yönetilen, aralarında Gordion, Aphrodisias, Sardis gibi önemli antik kentlerin bulunduğu kazılardaki çalışmalar ile Manisa'daki Kaymakçı Yerleşimi kazısında yürütülen belgelendirme ve üç boyutlu kayıt faaliyetlerinin önemine değinen Ersoy, şunları kaydetti:

"Kütahya'da Aizonai Antik Kenti'nde gerçekleştirilen bilimsel faaliyetler kapsamında, Penkalas Çayı Projesi Uygulama Çalışmasında gün yüzüne çıkarılan 651 gümüş sikkenin Anadolu Medeniyetleri Müzemizde sergilenmeye başlandığının haberini vermek isterim. Roma Cumhuriyet döneminin son yüzyılının bir albümü niteliğinde olan sikkelerin yanında, Augustus dönemine ait olanlar da bulunmuştur. Bu arkeolojik buluntuları, bilim dünyamıza kazandıran çalışma arkadaşlarımızı kutluyorum."
 

- Anlaşmaya konu her türlü arkeolojik ve etnolojik eserin ABD'ye girmesine izin verilmeyecek
 

Anlaşmayla Türkiye'ye ait tarihi eserlerin kaçakçılığının önlenmesi amacıyla özel izine tabi durumlar hariç, anlaşmaya konu her türlü arkeolojik ve etnolojik eserin, Amerika Birleşik Devletleri'ne girmesine izin verilmeyecek.

Türkiye'nin kültürel mirasını korumaya yönelik bu anlaşma, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile ABD Ankara Büyükelçiliği ve ABD Eğitim ve Kültürel İlişkiler Bürosunun iş birliği ve çalışmalarıyla hayata geçecek.

Konuşmaların ardından mutabakat zaptını imzalayan Satterfield ve Ersoy, ABD'den iadesi sağlanan Lidya stelleri ile Aizanaoi Antik Kenti kazılarında bulunan Penkalas sikkelerini inceledi.

AA Gökhan Varan

 

www.arkeolojkhaber.com

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için