Blog

ޞu5

Afyon’daki Bizans Kentinde Nadir Bizans Kılıçları Bulundu

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  AfyonAmorium Antik KentiBizansKılıçOrta Çağ

Afyon’daki Bizans Kentinde Nadir Bizans Kılıçları Bulundu

Afyon’daki Bizans Kentinde Nadir Bizans Kılıçları Bulundu

 

Erman Ertuğrul - www.arkeofili.com

 

Afyonkarahisar’da yer alan Amorium Antik Kenti’nde, Bizans İmparatorluğu’na ait iki nadir kılıç keşfedildi. Bir kilisede bulunan kılıçlardan biri, oraya adak olarak yerleştirilmiş olabilir.

 

Parçalanmış ve aşınmış olan bu demir kılıç, 1993 yılında Bizans şehri Amorium’da keşfedildi. Halka kulplu kabzası benzersiz. C: : Amorium Kazı Projesi

Her iki demir silah da halka kulplu kılıçlardandı, yani kabzanın ucu bir halka şeklinde bitiyor. Halka kulplu kılıçlar Bizans’ta nadir bulunuyordu, ancak bu kılıçlar başka bir nedenden dolayı da benzersiz: Kılıçlardaki ilgi çekici özellikler, onları yakındaki medeniyetlerin halka kulplu kılıçlarından ayırıyor.

Araştırmacılar, kılıçların çok benzersiz olduğunu, yaklaşık 1.000 yıl önce onları hangi etnik köken veya paralı asker grubunun kullandığını belirlemenin zor olduğunu söylüyor.

Arkeologlar söz konusu kılıçları, imparatorluğun başkenti Konstantinopolis ile Nicaea (İznik) ve Ancyra (Ankara) gibi diğer büyük şehirler arasında önemli bir kavşakta yer alan Bizans şehri Amorium’da keşfettiler. Amorium kenti, günümüzde Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde yer alıyor.

Araştırmacılar, Amorium’un geçici olarak askeri bir sıcak nokta olduğunu ve MS 838’de Arapların Amorium’u fethi de dahil olmak üzere Arap istilalarına karşı bölgenin ilk savunma hattı olarak hizmet eden bir kale haline geldiğini söylüyor.

Araştırmacılar, 1988’den beri Amorium’da sistematik kazıları sürdürüyor ve bu kazılar sırasında iki halka kulplu kılıç bulundu: İlk kılıcı, 1993 yılında bir kilisenin avlusunda, parçalanmış ve aşınmış olarak ortaya çıkardılar. İkinci kılıcı 2001 yılında şehrin aşağı kısmında buldular. Her iki kılıç da orta Bizans döneminde (MS 843 ila 1204) 10. ve 11. yüzyıllara tarihleniyor.

Çalışmanın baş araştırmacısı Errikos Maniotis, kilisedeki kılıcın keşfinin, o zamanlar kutsal yerlere silah bırakmak adet olduğu için normal kabul edilebileceğini söylüyor. Bununla birlikte, kılıcın kiliseye şiddet amacıyla değil, bir adak sunusu olarak getirilmiş olması mümkün. Yani tanrılar, dini liderler veya kurumlar için bilerek bırakılan özel bir nesne görevi görmüştü.

Maniotis, “Tarihi kaynaklardan silahların kiliselerde adak olarak saklandığı biliniyor.” diyor.


Bizans İmparatorluğu’nun büyük bir şehri olan Amorium’un alt bölgelerinde bulunan halka kulplu kılıç. C: Amorium Kazı Projesi

Maniotis, “Örneğin, MS 913’ten 959’a kadar Bizans imparatoru olan Constantine VII Porphyrogennetos, Aziz Theodore Teron’un kalkanının, onu onurlandıran bir Bizans kilisesinin kubbesinin altına bir emanet olarak asıldığını yazmıştı.” diyor.

“Kiliselere yerleştirilen silahlar genellikle savaşçı azizlerle bağlantılı kutsal emanetlerle ilişkilendirilir. Ayrıca, Yunanistan’daki Athos Dağı manastırlarında, Iveron Manastırı’nda depolanan zincir zırh gibi silah depoları var. Yani bu kılıç, belki de sahibi tarafından diğer nesnelerle birlikte kiliseye sunulan bir adak görevi görmüş olabilir.”

Maniotis ve çalışmanın ortak araştırmacısı Zeliha Demirel-Gökalp’ın makalede belirttiğine göre, aşağı şehirde bulunan ikinci kılıç, 14 santimetrelik bir sapa ve en az 61 santimetre uzunluğunda iki ucu keskin bir bıçağa sahipti.

Zeliha Demirel-Gökalp, Amorium’daki kazıların direktörü ve Anadolu Üniversitesi’nde Bizans sanatı konusunda uzman olarak Sanat Tarihi Bölümü’nde profesör.

Araştırmacılara göre, bu kılıcın boyutları, Bizans ordusundaki bir askerin onu savaş sırasında ikincil, isteğe bağlı bir kılıç olarak kullanmış olabileceğini düşündürüyor.

Bizans İmparatorluğu’nda nadir olmasına rağmen, diğer kültürlerde halka kulplu kılıçların varlığı biliniyor. Araştırmacılar, bilinen en eski halka kulplu kılıcın, Çin’in Han Hanedanlığı’na (MÖ 206 – MS 220) kadar uzanabileceğini ve uygulamanın göçebe İskitler ve Hunlara kadar yayıldığını söylüyor. Orta Asya’da yaşamış Sarmatlar ve bu uygulamayı Sarmat paralı askerlerinden almış olabilecek Romalılar da dahil olmak üzere diğer kültürlerde de halka kulplu kılıçlar görülüyordu.

Bununla birlikte, kilisede bulunan kılıç, daha önce keşfedilen kılıçlardan farklı olarak, sapın ucundaki bıçağa dik duran bir metal parçası olan çapraz kola benzeyen bir yapıya sahip.

Araştırmacılar, kabza siperlerinin genellikle eski kılıçları tanımlamak için kullanıldığını ve bunun “çapraz kolluya” benzediğini söylüyor. Bu özelliğin de diğerlerinde olduğu gibi halka kulplu kılıçlarda daha önce hiç görülmemiş olması bu örneği benzersiz kılıyor.

Kılıçlar o kadar sıra dışı ki, araştırmacılar tasarımlarına yeni bir isim vermeyi önerdiler: hibrit bir Bizans halka kulplu kılıç tipolojisi.

Amorium’da yan yana bulundukları göz önüne alındığında, belki de şehirde bu tür halka kulplu kılıçları üreten belirli bir cephanelik vardı. Ya da bu sadece bir tesadüf olabilir.

Bizans’ın önemli bir kalesi ve imparatorluğun önemli şehirlerinden biri olan Amorium kazılarında ele geçen söz konusu özel tipteki kılıç buluntuları, Bizans arkeolojisinde silah ve zırh araştırmaları açısından büyük önem taşıyor.


Live Science. 5 Şubat 2022.

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için