Blog

Şuu25

Alaska’da 14.000 Yıllık Mamut Dişi Aletler Bulundu

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  AlaskaAmerikaya GöçClovisHolzman



Alaska’da 14.000 Yıllık Mamut Dişi Aletler Bulundu

Alaska’da gün yüzüne çıkarılan eski eserler, Asya’dan gelen göçmenlerin Amerika’ya kıyıdan değil, iç kesimler üzerinden gelmiş olabileceğini ortaya koyuyor.

 

www.arkeofili.com

 

Alaska’da bulunan 14.000 yıllık mamut dişi aletler, Clovis kültürü insanlarının Yeni Dünya’ya ilk nasıl ulaştığına dair ipuçları veriyor.

Holzman bölgesinde 13.700 yıllık bir mamut dişi işleme alanı kazısı. C: B. Wygal

Alaska’da gün yüzüne çıkarılan eski eserler, Asya’dan gelen göçmenlerin Amerika’ya kıyıdan değil, iç kesimler üzerinden gelmiş olabileceğini ortaya koyuyor.

Kırmızı renkli ve çoğu zaman törenlerde kullanılan bir mineral olan aşı boyası ve taş alet yapımıyla ilişkili parçaları da içeren bu buluntular, New Mexico ve başka yerlerde daha güneyde yaşamış Clovis insanlarının benzer buluntularından yaklaşık 600 yıl daha eski.

Bu benzerlikler, Alaska’daki eserleri kullanan insanların Clovis’in ataları olduğunu düşündürüyor. Bu da, Clovis’in atalarının son yıllarda öne sürüldüğü gibi kıyıdan ilerleyen bir rota yerine, bir zamanlar Asya ile Amerika’yı birbirine bağlayan kara köprüsünden yürüyerek geçmiş olabileceğine işaret ediyor.

20. yüzyılın büyük bölümünde arkeologlar, yaşı 13.400 yıla kadar giden taş buluntulara dayanarak, “Clovis” adı verilen tarihöncesi kültürün atalarının Asya’dan Amerika’ya göç eden ilk gruplar arasında olduğunu ileri sürmüştü. Araştırmacılar, Great Plains ve Rocky Mountains boyunca, kendine özgü sivri taş uçlar gibi Clovis buluntuları keşfetti. (Ancak son birkaç on yıldaki araştırmalar, Clovis’in Amerika’ya ulaşan ilk insanlar olmaktan çok uzak olduğunu gösterdi.)

Clovis’in öncüllerinin Yeni Dünya’ya nasıl ulaştığı hâlâ belirsizliğini koruyor. Uzun süre boyunca, son buzul çağında (2,6 milyon ila 11.700 yıl önce) deniz seviyeleri düşünce ortaya çıkan Bering Kara Köprüsü üzerinden Kuzey Amerika’ya geldikleri düşünülmüştü. Bu göçmenler bu kara parçasını geçip daha sonra buzsuz bir koridordan güneye ilerleyerek Clovis kültürünü ortaya çıkarmış olabilirlerdi.

Ne var ki başka çalışmalar, bugün Kanada olan bölgedeki bu koridorun, Clovis atalarının geçebileceği dönemde gerçekten buzsuz olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Bu nedenle rakip bir görüş, Asya kıyıları, Bering Kara Köprüsü ve Amerika kıyıları boyunca su araçlarıyla ilerlemek gibi başka güzergâhlar üzerinden Yeni Dünya’ya göç edildiğini ileri sürüyor.


Holzman bölgesindeki 14.000 yıllık bir alandan çıkarılan, dişi mamuta ait eksiksiz bir diş. C: B. Wygal

Alaska arkeolojisi

Bu gizemi araştırmak için bilim insanları, Alaska’nın orta kesimindeki Tanana Vadisi’nden elde edilen buluntuları analiz etti. Orada kırk yılı aşkın süredir yapılan kazılarda, yünlü mamutlar ve diğer “megafauna” (dev hayvanlar) avlayan erken dönem Alaska avcılarına ait eserler ortaya çıkarılıyordu.

Araştırmacılar, Orta Tanana Vadisi’ndeki Holzman alanında yakın zamanda yapılan keşiflere odaklandı. Burada yaklaşık 14.000 yıl öncesine tarihlenen taş ve mamut dişinden alet üretimine dair kanıtlar bulundu: Örneğin üretim için hammadde olabilecek neredeyse tam bir mamut dişi ve taş alet yapımında kullanılan bir çekiçtaşı. Bu bulgular, bu “Clovis öncesi” alanı Amerika’daki bilinen en eski insan yerleşimlerinden biri haline getiriyor.

Çalışmanın ortak yazarlarından, New York’taki Adelphi Üniversitesi’nde arkeolog olan Kathryn Krasinski, “Bu alanı istisnai kılan şey olağanüstü korunmuş olması” diyor. “Alt katmanlar yılın büyük bölümünde donmuş halde kaldığı için, antik bitki DNA’sı ve hatta 13.600 yıllık bir bizon kılı bile elde ettik. Bu tür organik materyalin korunması oldukça nadir.”

Bilim insanları, Tanana Vadisi’nin Bering Kara Köprüsü ile buzsuz koridor arasında yer aldığını belirtiyor. Ayrıca Holzman’daki mamut dişi aletler ve bunların üretim süreci, daha güneyde bulunan Clovis buluntularında görülenlerle benzerlik taşıyor.

Adelphi Üniversitesi’nden arkeolog Brian Wygal, “Clovis teknolojisi daha güneyde ortaya çıkmadan yaklaşık 1.000 yıl önce Alaska’nın iç kesimlerinde insanlar yaşıyor ve gelişiyordu” diyor. “İç Alaska’dan gelen artan kanıtların, orta kıtasal Kuzey Amerika’ya insanların ilk gelişinin en olası senaryosu olarak buzsuz bir koridor üzerinden iç rotayı doğruladığını savunuyoruz.”

Yani Clovis’in ataları önce Asya’dan Alaska’ya Bering Kara Köprüsü üzerinden geçmiş, ardından buzsuz bir koridor boyunca güneye ilerleyerek Clovis kültürünü ortaya çıkarmış olabilir.

Çalışmaya katılmayan Wyoming Üniversitesi antropoloji profesörü Todd Surovell, Holzman ve aynı bölgedeki diğer alanlardan gelen kanıtların “ABD’nin kıtasal kesimlerine iç rotadan göç” fikriyle uyumlu olduğunu söylüyor. “Mamut dişi işçiliğine dair kanıtlar, daha güneydeki Clovis geleneğiyle güzel bir kültürel bağ kuruyor” diye ekliyor.

Kesin konuşmak zor

Ancak bu araştırmaya dahil olmayan Alberta Üniversitesi’nden emekli antropoloji profesörü Jack Ives, Amerika’ya göçmenlerin muhtemelen geldiği antik Kuzeydoğu Asya topluluklarının; mezarlarda aşı boyasının sembolik kullanımı ve benzer taş eserler gibi birçok ortak özelliği paylaştığını hatırlatıyor. Bu da Holzman ve başka yerlerde görülen mamut dişi buluntuların Clovis’le doğrudan bağlantılı olup olmadığı, yoksa “Batı Yarımküre’ye giren çeşitli nüfuslar için daha geniş bir fikirler paketinin parçası mı olduğu” sorusunu gündeme getiriyor.

Ives ayrıca, Amerika’ya göçün iç rota ve kıyı rotası senaryolarının çoğu zaman “ya biri ya diğeri bütün hikâyeyi anlatıyormuş gibi” rekabet halinde sunulduğunu belirtiyor. Oysa ona göre daha iyi yaklaşım, “bu erken döneme dair kapsamlı bir tablo istiyorsak, hem kıyı dünyasında hem de buzsuz koridor dünyasında neler olduğunu anlamamız gerektiğini” kabul etmek. Genetikçilerin, Yeni Dünya’nın yerleşiminin küçük kurucu soyların ardışık dalgalarıyla gerçekleştiğini sıkça öne sürdüğünü de ekleyen Ives, hem iç hem de kıyı senaryolarının rol oynamış olabileceğini söylüyor.

Wygal ve ekibi, ilk Alaskalıların yünlü mamutlar ve çevreleriyle nasıl etkileşim kurduğunu daha iyi anlamak için Tanana Vadisi’ndeki kazılara devam etmeyi hedefliyor. Surovell ise gelecekte “buzsuz koridorun kendisinin” de araştırılması gerektiğini vurguluyor: “Kıyı bölgelerinde epey araştırma yapıldı; ama buzsuz koridor buna kıyasla büyük ölçüde ihmal edildi.”


Live Science. 24 Şubat 2026.

Makale: Wygal, B. T., Krasinski, K. E., Barber, L., Holmes, C. E., & Crass, B. A. (2026). 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için