Blog

Eki10

Amazon, Kolomb Öncesi 10.000’den Fazla Yapıyı Saklıyor Olabilir

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  AmazonKolomb ÖncesiLidar



Amazon, Kolomb Öncesi 10.000’den Fazla Yapıyı Saklıyor Olabilir

Amazon, Brezilya, Bolivya, Peru, Ekvador, Kolombiya, Venezüella, Guyana ve Surinam’da yaklaşık 5,5 milyon kilometrekarelik devasa bir alanı kaplıyor.

 

Erman Ertuğrul - www.arkeofili.com

 

Arkeologlar, bir hava araştırması ve modelleme çalışmasına dayanarak, Amazon’daki toprak yapıların en az yüzde 90’ının tespit edilemediğini keşfetti.

 

 

Araştırmacılar şimdiye kadar Amazon yağmur ormanlarındaki Kolomb öncesi toprak yapıların yalnızca küçük bir kısmını keşfedebildi. C: Mauricio de Paiva

Yeni araştırmaya göre, 10.000’den fazla keşfedilmemiş Kolomb öncesi yapı (23.000 kadar olabilir) muhtemelen Güney Amerika’daki Amazon yağmur ormanlarının yoğun bitki örtüsünün altında gizli.

Amazon, Brezilya, Bolivya, Peru, Ekvador, Kolombiya, Venezüella, Guyana ve Surinam’da yaklaşık 5,5 milyon kilometrekarelik devasa bir alanı kaplıyor. Yerli toplumlar 12.000 yıldan fazla bir süredir geniş yağmur ormanlarında yaşıyor. Ancak arkeologlar şimdiye kadar kalıcı yerleşim yerlerinin, tören alanlarının ve altyapılarının yalnızca küçük bir kısmını ortaya çıkarabildi.

Şimdi ise Science dergisinde yayımlanan yeni bir makalede araştırmacılar, bu alanların yaklaşık yüzde 90’ının henüz bulunamadığını söylüyor.

Araştırmacılar, beş yıllık bir hava araştırmasında, Amazon’un yaklaşık 5.000 kilometrekarelik bir alanını, manzaranın son derece ayrıntılı, üç boyutlu görüntülerini üretebilen bir uzaktan algılama teknolojisi olan lidar kullanarak inceledi.

Arazide kasıtlı olarak oluşturulmuş yükseklik değişiklikleri olan, daha önce bilinmeyen 24 Kolomb öncesi toprak yapıyı ortaya çıkardılar. Makaleye göre kuyular, göletler, halka hendekler veya jeoglifler içerebilen bu alanlar törensel, sosyal veya savunma amaçlı kullanılmış olabilir.

İncelenen alan tüm Amazon’un yalnızca yüzde 0,08’ini temsil ediyor. Ekip, yeni buluntulara ve daha önce keşfedilen 937 toprak yapıya dayanarak, yağmur ormanlarında hâlâ kaç alanın gizlenmiş olabileceğini tahmin etmek için bir bilgisayar modeli geliştirdi.

 

Amazon coğrafyasında Kolomb öncesi bir toprak yapı C: Diego Lourenço Gurgel

Model sadece toprak yapılar için gerekli arazi özelliklerini dikkate almakla kalmadı, aynı zamanda belirli bir bölgede insanların hayatta kalmasını sağlayacak faktörleri de hesaba kattı. Bunlar arasında en yakın su kaynağına olan mesafe, yağış miktarı, sıcaklık ve toprak yapısı da yer alıyordu.

Bu faktörlere dayanarak model, 10.272 ile 23.648 arasında toprak yapının keşfedilmeden kaldığını ve bunların büyük çoğunluğunun yağmur ormanlarının güneybatı bölgesinde yer aldığını öne sürüyor.

Lidar’ın Amazon’un yoğun ağaçlarının arasından aşağıdaki yüzeyi “görme” yeteneği olmasaydı bu tahminler mümkün olmazdı. Geçmişte araştırmacılar Amazon’daki toprak yapıları yüksek çözünürlüklü uydu verilerini kullanarak tespit ediyordu ancak bu yalnızca ağaçların temizlendiği alanlarda işe yarayabiliyordu. Lidar ile artık altında ne olduğunu bilmek için ormanı kesmeye gerek yok.

Keşfedilmemiş arkeolojik alanlara ilişkin yeni tahmin, Amazon’da gelecekteki saha çalışmalarının yolunu açıyor. Ancak bu aynı zamanda bölgede yerlilerin toprak haklarına ilişkin süregelen tartışmaları da etkileyebilir.

Araştırmacılar makalede, kazıların ve diğer arkeolojik alanların, yerlilerin atalarının iskanının, yaşam tarzının ve ormanla olan ilişkilerinin somut bir kanıtı olduğunu yazıyor.

Projede yer almayan Arizona Üniversitesi’nden arkeolog Takeshi Inomata, çalışmanın aynı zamanda Amazon’un yalnızca doğal güçler tarafından şekillendirilen geniş, vahşi bir alan olduğu efsanesini de ortadan kaldırdığını söylüyor. Araştırma, tam tersine, insanların çevre üzerinde silinmez bir iz bıraktığını gösteriyor.

Araştırmada yer almayan Florida Üniversitesi’nden antropolog Michael Heckenberger’in de aralarında bulunduğu diğer arkeologlar da bu düşünceyi yineliyor. “Batı düşüncesinde her zaman Amazon’un insan toplumuna düşman olan ilkel bir toplum olan Cennet Bahçesi gibi olduğu yönünde bir önyargı vardı. Şimdi sadece 500 yıl önce önemli derecede insan müdahalesi ve çeşitliliğinin olduğunu görüyoruz.”

Örneğin ekip, toprak yapı alanlarının yakınında yüksek konsantrasyonlarda 53 evcilleştirilmiş ağaç türü keşfetti. Bunlara kakao, Brezilya cevizi, ekmek cevizi ve Pará kauçuk ağaçları ve düzinelerce başka ağaç dahildi. Bu durum, bölge sakinlerinin doğal manzarayı, muhtemelen istikrarlı bir gıda ve faydalı malzeme kaynağına sahip olmak için nasıl değiştirdiklerini gösteriyor.


Smithsonian Magazine. 6 Ekim 2023.

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için