Blog
Antik Sabina Mühendisliği: Casoni Villası Su Sistemi
Yapılan çalışmalar, antik Sabina bölgesinin en görkemli malikanelerinden biri olan Casoni Villası’ndaki yaşamın en hayati unsurunu, yani su ikmal sistemini gün yüzüne çıkardı.
Begüm Bozoğlu - www.arkeofili.com
İtalya’nın Rieti şehrindeki Sabina bölgesinde keşfedilen antik su sistemi, Casoni Villası’nın Roma öncesi kökenlerine dair ipuçları sunuyor.

Keşfedilen tünellerden birinde inceleme yapan speleoloji (mağara bilimi) ekibi üyesi. C: Cristiano Ranieri / Roma Metropol Alanı ve Rieti Vilayeti ABAP Müfettişliği
Yapılan çalışmalar, antik Sabina bölgesinin en görkemli malikanelerinden biri olan Casoni Villası’ndaki yaşamın en hayati unsurunu, yani su ikmal sistemini gün yüzüne çıkardı.
Kültürel mirası koruma otoritesi koordinasyonunda yürütülen titiz araştırmalar, Montopoli di Sabina sınırları içinde yer alan ve “I Casoni” adıyla bilinen Roma villasının su ihtiyacını karşılayan antik su yolu ve su kaynaklarının yerini tam olarak tespit ederek belgelemeyi başardı.
Bu keşif, sadece 18. yüzyılın sonlarından bu yana literatürde tartışılan tarihsel bir muammayı çözmekle kalmıyor; aynı zamanda bölgenin tam anlamıyla “Romalılaşmasından” önceki dönemlere ait hidrolik mühendisliği ve arazi kullanım pratikleri hakkında da kritik veriler sunuyor.
Roma Cumhuriyet dönemine tarihlenen villa, arazi eğimine uyumlu şekilde aşağı doğru inen iki teras üzerine inşa edilmişti. Alt teras, bir nymphaeum (anıtsal çeşme) ve dairesel bir havuzla taçlandırılmış görkemli bir bahçeye ev sahipliği yapıyordu. Üst teras ise bir kriptoportikus (yeraltı geçidi), cubiculum’lar (odalar) ve tablinum (ana salon) etrafında kurgulanmış konut alanlarını barındırıyordu. Bölgede karmaşık bir hidrolik yapının varlığı iki yüzyıldır tahmin edilse de fiziksel kanıtlar şimdiye dek yetersizdi.
1790 yılında tarihçi Sperandio, yazılarında bölgedeki antik su yollarına ve “Fonte Varrone” adlı bir kaynağa zaten dikkat çekmişti. 19. yüzyıl boyunca Marocco, Guattani ve Nardi gibi diğer yazarlar da bu bilgileri genişletmiş; yüzyılın sonunda Nardi, villanın görünür yapılarına dair detaylı bir envanter sunmuştu. 20. yüzyılın arkeologlarından Lugli de bu su sistemlerinden bahsetmiş olsa da, yapıların tam konumu ve birbirine entegre işleyiş biçimi bugüne kadar karanlıkta kalmıştı.
Başarının anahtarı, derinlemesine topografik araştırmaların birbirini takip eden saha araştırmalarıyla birleştirilmesi oldu. Bu metodik çalışma, ekibi sadece Fonte Varrone kaynağının yeniden keşfine götürmekle kalmadı; aynı zamanda toprağın altına gizlenmiş tünel hatlarının izinin sürülmesini ve tüm yerleşim kompleksine su sağlayan ana şebekenin tespit edilmesini sağladı.

Casoni’deki Roma villasının ikinci terasından genel bir görünüm. C: İtalya Kültür Bakanlığı
Araştırma faaliyetlerinde mağara uzmanlarına rehberlik eden arkeolog Dr. Nadia Fagiani’ye göre bu antik su yolunun konumunun saptanması, Sabina bölgesindeki en önemli villa komplekslerinden birinin su ikmal sistemini ve mühendislik dehasını anlamak adına bizlere istisnai bir fırsat sunuyor.
Yetkililer, LiDAR teknolojisi sayesinde yeraltı hidrolik sisteminin tamamını kapsayan üç boyutlu bir haritalama yapılacağını duyurdu. Bu ileri teknoloji tarama, yeraltı kanallarının yüzeydeki villa odaları ve duvar yapılarıyla olan mimari ilişkisini kesin olarak saptamamıza olanak tanıyacak.
Söz konusu hidrolik düzeneğin antik kökenleri, keşfin önemini sadece Roma dönemiyle sınırlı kalmayacak şekilde genişletiyor. Fagiani’nin ifadesiyle bu sistemin incelenmesi, bölgenin ele geçirilmesinden ve tam anlamıyla Roma’ya entegre edilmesinden önce burada yaşayan ve vici olarak adlandırılan Sabin yerleşimleri hakkındaki bilgilerimizi kökten değiştirebilir. Sistemin Roma öncesi bir kökene sahip olduğuna dair bu hipotez, mağara araştırmaları sırasında elde edilen fiziksel verilerle de güçlü bir şekilde destekleniyor.
Vespertilio Grubu başkanı Cristiano Ranieri, keşfedilen kompleksi, doğal konglomera (çakılkaya) içine tamamen elle kazılmış, bir drenaj ve su toplama sistemi oluşturan birbirine bağlı bir tünel ağı olarak tanımlıyor. Bu sistem, Casoni Villası’ndan yaklaşık üç yüz metre uzaklıkta yer alıyor.
Ranieri’nin detaylandırdığı sisteme göre, birkaç on yıl öncesine kadar “Fonte Varrone” adıyla bilinen bir su oluğunu beslemeye devam eden kaynak suları, cuniculus (yeraltı su kanalları) aracılığıyla geniş bir sarnıca iletiliyordu. Bu sarnıç aynı zamanda bir piscina limaria (çökeltme havuzu) işlevi görerek suyun içindeki tortu ve yabancı maddelerin dibe çökmesini sağlıyordu. Temizlenen su, daha sonra villanın hamamlarına, süs havuzlarına, nymphaeum (anıtsal çeşme) yapısına ve evsel ihtiyaç noktalarına dağıtılıyordu.

Gün yüzüne çıkarılan su yolunun iç yapısından bir kesit. C: Roma Metropol Alanı ve Rieti Vilayeti ABAP Müfettişliği
Yapı tipolojisi ve sistemin tasarımı, yapının işletmeye alınışının Sabina’nın Romalılaşmasından daha önce gerçekleşmiş olması gerektiğini gösteriyor. Ranieri’ye göre bu durum, su yolunun Cumhuriyet dönemi villasından önce bölgede var olan antik bir yerleşime veya bir vicus’a bağlı olduğunu kanıtlıyor.
Bu önemli keşfe yol açan araştırmaların ilk aşamasında mağara bilimciler ve araştırmacılar; Giorgio Pintus, Fabrizio Marincola, Riccardo Bertoldi, Vincenzo Ridolfi, Giulia Petroni, Maria Piro, Arianna Armeni ve bizzat Cristiano Ranieri görev aldı. Kurumlar, yeraltı su yolu hattının nihai konumunun belirlenmesinde belirleyici katkıları olan Paola Massardi’nin iş birliğini özellikle vurguluyor.
Bu proje; kültürel miras yönetimi, uzmanlaşmış yeraltı araştırma grupları ve yerel bilgi birikimi arasındaki ortaklığın ne kadar etkin sonuçlar verebileceğini kanıtlıyor. Sabina bölgesinin antik tarihini yeniden inşa eden bu model, somut veriler sunmaya devam edecek gibi görünüyor.
LBV Magazine. 4 Şubat 2026.


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >