Blog

Haz28

Bulunan Devasa Tekstil Üretim Alanı, Viking Klişesini Sarsıyor

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  AarhusDanimarkaTekstilViking



Bulunan Devasa Tekstil Üretim Alanı, Viking Klişesini Sarsıyor

Araştırmacılar gelecekte; karbon tarihleme ve polen analizi gibi ek incelemelerin, orada ne tür bir tekstil üretiminin yapıldığı da dahil olmak üzere alana daha da fazla ışık tutabileceğini umuyor.

 

www.arkeofili.com

 

Vikingler gerçekten uygarlıktan yoksun barbarlar mıydı? Danimarka’da bulunan devasa bir tekstil üretim alanı bu klişeye meydan okuyor.

Arkeologlar, insanların yaşadığı ve çalıştığı yer olduğunu düşündükleri 82 çukur ev buldu. C: Moesgaard Museum

1 milyon metrekareyi aşan devasa yerleşim, büyük olasılıkla MS 600 ile 950 yılları arasındaki Geç Demir Çağı ya da erken Viking Çağı’na tarihleniyor.

Vikingler sıklıkla, Avrupa boyunca gerçekleştirdikleri baskınlar sırasında yollarına çıkan her şeyi yıkmaya istekli korkunç akıncılar olarak betimlenir. Ancak Danimarka’da yapılan yeni bir arkeolojik keşif, bu denizci İskandinavlara dair daha ayrıntılı bir tablo çiziyor. 

Antikkent gezileri

Araştırmacılar Jutland yarımadasında, Danimarka’nın ikinci en büyük kenti Aarhus yakınlarındaki Søften adlı küçük bir kasabada, gelişmiş bir tekstil üretim alanının kalıntılarını gün yüzüne çıkardı.

Keşif, bölge sakinlerinin geniş bir uluslararası ticaret ağının parçası olduğuna işaret ediyor. Moesgaard Müzesi’nden tarihçi Kasper Andersen’e göre, bu da Vikinglerin “Avrupa’da öylece dolaşan basit, uygarlıktan yoksun, barbar sürüleri” olmadığını doğruluyor.

Andersen, “Søften gibi bir yere sahip olmak için son derece iyi örgütlenmiş, bir üretim hattı olan bir topluma ihtiyacınız var. Üretimin gerçekleşmesi için de bir pazara ihtiyacınız var. Søften’in tekstilleri yalnızca yerel bir bölgeden ziyade daha geniş bir pazara giriyor” diyor.


Araştırmacılar bu eserin tekstil üretiminde kullanılmış olabileceğinden şüpheleniyor. C: Moesgaard Museum

Söz konusu tekstil üretim alanı çok büyük; 1 milyon metrekareden fazla bir alana yayılıyor. Arkeologlar alanın en az 1.000 yaşında olduğunu, büyük olasılıkla MS 600 ile 950 arasındaki Geç Demir Çağı ya da erken Viking Çağı’na tarihlendiğini söylüyor. 

Alanda; ketenden yapılan tekstillerde sıkça kullanılan doğal bir bitki lifi olan keten işleme için bir bölgenin yanı sıra insanların yaşayıp çalıştığından şüphelenilen 82 yarı gömük kulübe yer alıyor. Aynı zamanda tek bir konut ev de bulundu. Bu da alanın kaynakları ve üretimi denetleyen merkezi bir aktör tarafından yönetildiğine işaret ediyor.

Ağustos 2025’te başlayan kazı sırasında arkeologlar; ham lifleri ipliğe dönüştürmek için kullanılan ağırşakları ve dokuma sırasında iplikleri gergin tutmaya yarayan dokuma tezgahı ağırlıklarını da buldu. Ayrıca gümüş sikkeler, inciler, boncuklar, çanak çömlek, bir makas, bir bıçak ve bir anahtar da gün yüzüne çıkardılar.

Araştırmacılar gelecekte; karbon tarihleme ve polen analizi gibi ek incelemelerin, orada ne tür bir tekstil üretiminin yapıldığı da dahil olmak üzere alana daha da fazla ışık tutabileceğini umuyor.


Kazı alanında bulunan diğer eserler arasında bir makas, bir bıçak ve bir anahtar yer alıyor. C: Moesgaard Museum

MS 793’ten 1066’ya uzanan Viking Çağı boyunca Aarhus (o dönemde “Aros” olarak adlandırılıyordu) kraliyet ve ticaret merkeziydi. Sakinleri İskandinavya’nın diğer bölgeleriyle ve ötesiyle birbirine bağlıyordu. Arkeologlar; Søften de dahil olmak üzere Aarhus çevresindeki köy ve yerleşimlerde yaşayan insanların mallarını uzak pazarlara ulaştırabilmek için kasabaya getirdiğinden şüpheleniyor. 

Andersen, “Bu ölçekte bir üretim alanına sahip olduğunuzda, bu yalnızca yerel bir bölge ile ilişkili olamaz. Daha geniş bir ağın, çok daha büyük bir uluslararası perspektifin parçası olarak anlaşılması gerekiyor” diyor.

Aarhus çevresindeki bölge zengin arkeolojik kanıtlar sağladı. Geçen yıl araştırmacılar; hem Aarhus’a hem de yeni keşfedilen tekstil üretim alanına birkaç km uzaklıktaki Lisbjerg köyünde, büyük bir Viking Çağı mezar alanını gün yüzüne çıkardı. Bunların arasında seramik, sikke, inci, altın iplik ve makas gibi değerli mezar eşyaları içerenlerin de bulunduğu 30 mezar buldular. Bu da oraya gömülenlerin yüksek statüde olduğuna işaret ediyor. Ancak daha basit mezarlar da buldular. Bu mezarların ise köleleştirilmiş bireylerin kalıntılarını içerebileceğinden şüpheleniyorlar.

Araştırmacılar mezar alanının; 1980’lerin sonlarında Lisbjerg’de keşfedilen ve büyük olasılıkla MS 958 ile 985 yılları arasında Danimarka ile Norveç’in bir bölümünün kralı olan I. Harald’ın altında görev yapan bir kont ya da kahyaya, büyük olasılıkla soylu bir kişiye ait büyük bir mülkle bağı olduğunu düşünüyor. Moesgaard Müzesi’nden arkeolog Liv Stidsing Reher-Langberg’e göre mülkün sahibi büyük olasılıkla “ekonomik, siyasi, dini ve toplumsal açıdan muazzam bir güce” sahipti.

2024’te bir metal dedektörü kullanan arkeoloji öğrencisi, yakındaki Elsted köyünde araştırmacıların daha sonra MS 9. yüzyıl civarına tarihlediği yedi gümüş bilezik keşfetti. Bilezikler takı olarak takılmış olabilir fakat bir ödeme biçimi olarak da kullanılmış olabilir.


Smithsonian Magazine. 24 Haziran 2026.

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için