Blog
Danimarka’ya Tarım Geldiğinde Bile Balıkçılık Devam Etmiş
Yeni bir çalışmaya göre, tarım güney Danimarka kıyısına yaklaşık MÖ 4.000 yıllarında ulaştı, fakat bu tarihöncesi İskandinavlar balık yakalamayı ve avcılığı sürdürdü.
Zeynep Şoray - www.arkeofili.com
Tarihöncesinde Danimarka’da yaşayan insanlar, tarımın başlamasından sonra bile balık yemeye ve avlanmaya devam etmiş.

Taş Devri’ne ait bir balık ağının kazısı. Bu yapıların çok sayıda buluntusu, Neolitik dönemde Syltholm Fiyordu’ndaki insanlar için su kaynaklarının önemini vurguluyor. C: Museum Lolland-Falster.
Yeni bir çalışmaya göre, tarım güney Danimarka kıyısına yaklaşık MÖ 4.000 yıllarında ulaştı, fakat bu tarihöncesi İskandinavlar balık yakalamayı ve avcılığı sürdürdü.
Güney Danimarka kıyısı, binlerce yıla yayılan zengin bir insan iskânı tarihini ortaya koyan arkeolojik alanlara sahip.
Tarihöncesi çağlar boyunca beslenmenin izini sürmek
Yeni çalışmada araştırma ekibi, Lolland adasındaki Syltholm Fiyortu’ndan gelen su ve kara hayvanı kalıntılarını analiz etti. Bunların arasında Mezolitik dönemden Erken Neolitik döneme geçişe (kabaca MÖ 4.500 ila 3.500), Orta Neolitik döneme (MÖ 3.500 ila 2.800), Geç Neolitik döneme (MÖ 2.800 ila 1.800) ve MÖ 1.800 ila 800 arasındaki Tunç Çağı’na tarihlenen örnekler yer alıyordu. Örnekler, bölgeye tarımın girişini, yani yaklaşık MÖ 4.000’i kapsıyordu.
Sığır gibi evcil hayvanlara ait kalıntılar bu çağların hepsinde bulundu ve bu durum tarımsal faaliyetlerin başladığını gösteriyor. Ancak balık kalıntıları da bütün dönemlerde düzenli olarak tespit edildi. Bu da balığın, söz konusu dönemlerin tamamında insanların beslenmesinin önemli bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.
Pisi balığı gibi yassı balıklar, tüm çağlardan gelen balık kalıntılarının büyük bir bölümünü oluşturuyordu. Aynı şey, bölgedeki yerleşim etkinliğinin daha düşük olmuş olabileceği Geç Neolitik dışındaki tüm çağlarda yaygın olarak bulunan yılan balıkları için de geçerliydi.
Araştırmacılar, buradaki balıkçıların binlerce yıl boyunca aynı türleri hedef aldığını ve balıkçılık uygulamalarının nesiller boyunca sürdürülebilir olmuş olabileceğini öne sürüyor.
Kara Hayvanlarında ve Tür Çeşitliliğinde Değişimler
Kara hayvanlarının bileşimi biraz daha fazla değişiklik göstermişti. Örneğin geyik kalıntıları yaklaşık MÖ 3.000’den itibaren daha yaygın hale geldi. Bunun nedeni, bu sıralarda Danimarka’daki kültürel değişimler ortasında avcılığın yeniden canlanması olabilir. Araştırmacılar ayrıca, tür çeşitliliğinin yaklaşık MÖ 4.000 ile 3.000 arasında, muhtemelen ekosistem üzerindeki insan baskısının artmasının bir sonucu olarak azaldığını, ardından ise dengeye oturduğunu belirtiyor.
Araştırmacılar, bulgularının, Neolitik’te evcil hayvan yemeye ani bir geçiş yaşandığı fikrine meydan okuduğuna; bunun yerine, binlerce yıl boyunca tarımsal uygulamaların yanı sıra balıkçılığı ve avcılığı da bütünleştiren, daha çeşitli bir beslenme stratejisini gözler önüne serdiğine inanıyor.
Neolitik Geçişe Yeniden Bakış
Dr. Daniel Groß, “İnsanlar binlerce yıl boyunca fiyortta balık avlamış olsa da, çevre üzerindeki etkileri açıkça izlenebilir değildi. Bu araştırma, Neolitik balıkçılığın bir dereceye kadar sürdürülebilir olduğunu gösteriyor” diyor.
“Evcil hayvanların bir geçim stratejisine katılması çoğu zaman önemli bir değişim olarak görülür; oysa besin üretiminin diğer alanlarında önemli bir değişiklik görmüyoruz. Balık, önemli bir besin kaynağı olmayı sürdürmüş.”
“Syltholm Fiyortu’nda Neolitik geleneklerin girişi, besinin bileşimini daha önce sanıldığı kadar değiştirmedi. Buna karşılık değişen doğal çevre, arkeolojik verilerde açıkça görülebiliyor.”
“Analizimiz, geçmişi yeniden kurgularken farklı bakış açılarını ve farklı nitelikteki veri kümelerini işin içine katmanın önemli olduğunu gösteriyor.”
Public Library of Science. 13 Mayıs 2026.
Makale: Groß, D., Hellerøe, S. F., Koivisto, S., & Schmölcke, U. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >