Blog
Fiji Kıyılarındaki Adayı 1.200 Yıl Önce İnsanlar Oluşturmuş
2017’de Vanua Levu kıyılarında jeoarkeolojik araştırma yürüten araştırmacılar, mangrovlarla çevrili, alçakta yer alan 3.000 metrekarelik küçük bir adayla karşılaştı.
www.arkeofili.com
Adanın bir tsunami birikintisinin sonucu oluştuğu düşünülüyordu ama yeni çalışma, adanın insanlar tarafından oluşturulduğu sonucuna vardı.

Ada, resimde görüldüğü gibi Fiji’nin Vanua Levu Adası açıklarında bulundu. C: John Game/Flickr
Araştırmacılar, Fiji’deki kuzey Vanua Levu Adası’nın Culasawani kıyılarındaki büyük ve yoğun kabuklu deniz canlısı kalıntılarından oluşan bir adanın, daha önce varsayıldığı gibi bir tsunaminin sonucu olmadığı sonucuna vardı. Bunun yerine ada, büyük olasılıkla yaklaşık 1.200 yıl önce bölgedeki insan faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkmıştı.
2017’de Vanua Levu kıyılarında jeoarkeolojik araştırma yürüten araştırmacılar, mangrovlarla çevrili, alçakta yer alan 3.000 metrekarelik küçük bir adayla karşılaştı. Daha yakından incelendiğinde, bu kara kütlesinin neredeyse tamamen yenilebilir kabuklu deniz canlısı kalıntılarından ve kumlu kilden oluştuğu görüldü.
Ekip makalelerinde şöyle açıklıyor: “Bunlar yalnızca yüzeyde değildi. Pek çok yerde, tünel kazan yengeçler (Scylla serrata) 30-50 santimetre derinlikten yüzey altı malzemeleri yüzeye taşımıştı. Bu da kabuklu deniz canlısı kalıntılarının bunların büyük bölümünü oluşturduğunu gösteriyordu.”
O zamandan bu yana iki ekip, en yüksek noktalarında ortalama yüksek gelgit seviyesinin yaklaşık 60 santimetre üzerinde yer alan adayı araştırmaya geldi. Peki bu kabuklu deniz canlısı adası nasıl oluştu?
Araştırılmaya değer birkaç hipotez vardı. Başlangıçta tercih edilen bir hipotez, adanın dalga mekaniğiyle oluştuğu, okyanusun kabuklu canlıları şimdi sudan göründükleri yere biriktirdiği yönündeydi.
Ekip, “Yaklaşık günümüzden 1190 yıl önce (MS 760) ± 99 civarındaki dar yaş yoğunlaşması, bu birikintinin büyük bir dalganın (tsunami?) bölgeyi bir keresinde büyük güçle süpürmesiyle oluştuğuna işaret edebilir. Belki de bu dalga, adanın batısındaki deniz tabanındaki bir kabuk yatağına, hatta eski bir çöplüğe çarparak onu parçaladı ve kalıntıları kara içlerine taşıdı.”
Ancak bu senaryo bölgede bulunan kabuk türleriyle çelişiyordu. Neredeyse tamamı yenilebilir türlere ait olduğundan ekip, daha olası açıklamanın bunların erken dönem yerleşimciler tarafından biriktirildiği yönünde olduğuna inanıyor. Ekip, erken dönem yerleşimcilerin burada büyük miktarda kabuklu deniz canlısını işlemiş ve karbon tarihlendirmeyle tutarlı biçimde birkaç yüz yıl boyunca kabukları atmış olabileceğini öne sürüyor.
Bir ada bu şekilde atılmış kabuklardan ya da hayvan kemikleri gibi diğer atıklardan oluştuğunda buna “midden” (çöp yığını) deniyor.
Çöp yığını adaları, kabuklu deniz canlılarının eski halkların diyetinde büyük bir yüzde oluşturduğu düşük enlemli Pasifik adaları çevresinde keşfedildi. Bazen insanlar farkında olmadan kendi ayaklarının altında bir ada bile oluşturdular.
Ekip şöyle açıklıyor: “Erken dönem insan yerleşimi sırasında deniz seviyesinin düştüğü batı Pasifik adalarında, kabuklu deniz canlılarının uzun vadeli tüketimi ve yenilemeyen kalıntılarının atılması bazen insan yerleşimine uygun, kabuk yoğunluklu karanın ortaya çıkmasına yol açtı.”
“Bu bölgedeki birçok erken dönem kıyı alanında, en eski yerleşimler, yüksek gelgit sırasında su altında kalan sığ kıyı/resif düzlükleri üzerine inşa edilmiş kazık platformlar üzerindeydi. Deniz tabanında biriken atık yığınları ve deniz seviyesinin düşmesiyle birlikte, kazık platform yerleşimlerinin yerini, muhtemelen yerinde toprak oluşumunun bir sonucu olarak, karadaki yerleşimler aldı.”
Ekip, alanda bulunan çömlek parçalarıyla birlikte adanın insan birikintisi olduğu açıklamasını tercih ediyor. Ancak sonuç hâlâ kesin değil. Örneğin bölgede henüz aletler bulunmadı. Yine de insanların bu iş için taş alet kullanmamış olmaları da mümkün.
Ekip, adanın doğal yollarla oluşmuş olma olasılığını tamamen elemiyor ve tsunami belirtileri aramak için daha geniş bir alanda araştırma yapmayı planlıyor. Bu kapsamda yakınlarda benzer birikintiler aramak ve yerel halkı eski büyük dalgalara dair hikâyeleri olup olmadığı konusunda sorgulamak da yer alıyor. Daha önceki araştırmalar, aşırı olaylara dair anıların sözlü tarihlerde 2.000 yıldan fazla süre boyunca aktarılabildiğini göstermişti.
İleriki çalışmalar adanın bir çöp yığını olduğunu doğrularsa bu, Papua Yeni Gine’nin batısında Güney Pasifik’te bulunan ilk çöp yığını adası olacak.
IFL Science. 3 Nisan 2026.
Makale: Nunn, P. D., Thomas, F. R., Fong-Lomavatu, M., McKeown, M., Camailakeba, M., Nakoro, E., … & Kumar, R. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >