Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Sare

Strabon

Blog

Tem24

Gabon’da Yüz Modifikasyonları Olan Kafatasları Bulundu

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  GabonIroungouKafatasıModifikasyonÖlü Gömme

Mezardaki yüzlerce değerli metal eşya, buraya gömülen bireylerin ne kadar zengin olduğuna ve statüsel önemine dair ipuçları veriyor.

 

Yazar: İpek Kırömeroğlu 

Afrika’daki bir mağarada keşfedilen iyi korunmuş 500 yıllık kafatasları, kasıtlı yüz modifikasyonlarının kanıtlarını taşıyor.

 

Bir kafatası (a) ve bireylerin üst kesici dişlerinin nasıl çıkarıldığını gösteren kafatasının fotogrametrisi (b). C: C. Gerin ve P. Mora /Antiquity Publications Ltd.


 

Gabon’un Ngounié eyaletindeki Iroungou mağarasında metal objelerle birlikte gömülmüş bireylere ait 500 yıllık bir mezar alanı ortaya çıkarıldı.

Mezardaki yüzlerce değerli metal eşya, buraya gömülen bireylerin ne kadar zengin olduğuna ve statüsel önemine dair ipuçları veriyor.

Arkeologlar, tavanındaki bir delikten ancak iple ulaşılabilen bir mağarada, yerin derinliklerinde yüzlerce yıllık değiştirilmiş kafataslarını buldular. Eski kafatasları, 500 yıl önce Batı Orta Afrika’da yaşayan erkek ve kadınların ön dişlerini çıkararak görünüşlerini çarpıcı biçimde değiştirdiğini gösteriyor.

Araştırmacılar 25 metrelik dikey bir taramada en az 24 yetişkin (15 yaş ve üzeri kadın ve erkek) ve farklı noktalarda saptanan dört çocuğa ait binlerce kemik kalıntısı tespit etti. Bölgede çıkarılan demirden ve ithal bakırdan yapılmış yüzlerce metal eser – takı, silah ve çapalar – orada gömülü olan insanların zenginliğini ve statüsünü gösterir bir biçimde yanlarına gömülü olarak bulundu.

Paris’teki Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nden (CNRS) arkeolog Richard Oslisly, 1992’de Gabon’un Ngounié eyaletindeki Iroungou mağarasını keşfetti. Oslisly, mağarayı ilk kez 2018’de inceledi. Mağaranın yer altı tabanına erişim o kadar zordu ki arkeologlar mağaranın derinliklerine sadece dört keşif gezisi düzenleyebildi.

 

Mağarada bulunan bazı insan kalıntıları ve objeler. C: C. Gerin ve P. Mora /Antiquity Publications Ltd.

 

Makalenin baş yazarı ve CNRS’de araştırmacı olan Sébastien Villette, “Bu bölge için arkeolojik insan kalıntılarına sahip çok az arkeolojik alan var. Çocukların, gençlerin, yetişkin erkek ve kadınların, 500’den fazla eserle buraya gömülmüş olması oldukça şaşırtıcıydı.” diyor.

Bilim insanları, mağarayı ve içindekileri üç boyutlu olarak yeniden inşa edebilmek için mağaranın içini ve mezar alanlarını fotoğrafladı ve lazer taraması yaptı. Radyokarbon tarihleme (radyoaktif karbon izotop oranlarını karşılaştırarak organik bir nesnenin yaşını belirlemek) için bacak kemiklerinden örnekler topladılar ancak tüm insan kalıntılarını yine bulundukları yerlere geri bıraktılar.

Mağara dört arkeolojik tabakadan oluşuyordu ve hepsinde de 14. ve 15. yüzyıllara tarihlenen kemikler bulunmuştu. Bilim insanları, kemik kalıntılarının birbirine karışmış olmasına rağmen, tüm iskeletlerin eksiksiz olduğunu belirterek kemiklerden ziyade kadavraların ya yukarıdan atıldığını ya da mağaraya indirildiğini öne sürdüler.

İskelet kalıntılarının yanında bilezik, yüzük, balta, bıçak, 100’den fazla deniz kabuğu ve onlarca delinmiş etobur dişi gibi çok sayıda obje de vardı.

Kasıtlı çekme işlemi

Bulunan antik kafa taslarında yapılan incelemeler, üst çeneye ait dişlerin kasıtlı olarak çekilmiş olduğunu gösteriyor.

Mağarada bulunan insan kalıntıları arasından özellikle kafatasları araştırmacıların ilgisini çekti, çünkü sağlam üst çenelerin hepsinde belirli dişler eksikti: örneğin, en önde bulunan dört dişten merkezi ve yan kalıcı kesici dişler. Tüm boş diş yuvalarında alveolar rezorpsiyon olarak bilinen, diş çekimlerinden sonra oluşan iyileşme belirtileri saptandı; bu, dişlerin bireyler hala hayattayken çıkarıldığını ve ölmeden önce iyileşmesi için yeterli zamanlarının olduklarını gösteriyor.

2016 yılında, başka bir grup arkeolog, Brezilya’nın Lapa do Santo mağarasında benzer şekilde değiştirilmiş kafatasları buldu ve ön dişleri de eksikti. Ancak, yaklaşık 9.000 yıl öncesine tarihlenen Brezilya kalıntıları göz önünde bulundurulduğunda, dişler bireylerin ölümünden sonra cenaze törenlerinde çıkarıldı.

Villotte, diş modifikasyonunun dünya çapında “özellikle Afrika’da” iyi belgelenmiş bir gelenek olduğunu belirtiyor. Villotte, “Diş çekimini uygulayan insanlar bu eylem için birçok farklı neden savunuyor.” diye ekliyor. Bazen, bu nedenler arasında yüzün şeklini veya görünümünü değiştirmek için dişlerin çekilmesi yer alıyor.

 

Mağarada bulunan bazı insan kalıntıları ve objeler. C: C. Gerin ve P. Mora /Antiquity Publications Ltd.

 

Villotte, diş etlerinin iyileştiği göz önüne alındığında, Iroungou’da bulunan kafataslarının bir cenaze töreninin parçası olarak açıkça değiştirilmediğini söylüyor. Gabon mağarasında bulunan kemiklerdeki izler, diş çekimlerinin simetrik olarak gerçekleştirildiğini gösteriyor. Tüm iskeletlerin çenelerinde aynı dişler bulunduğu için de, çalışmada yer alan bilim insanları buradaki dişlerin muhtemelen “kültürel uygulamalar bağlamında” çıkarıldıklarını belirtiyor.

Araştırmacılar, ön dişlerin çoğunun çekilmesinin telaffuzu etkileyebileceğini ve ağız ve yüzün şeklini “son derece görünür” bir şekilde değiştireceğini belirtiyor. Bu da dişleri çekilen bireylerin hepsinin belirli bir gruba ait olmuş olabileceğini gösteriyor.

Araştırma, en üstteki dört kesici dişin çıkarılması her ne kadar olağandışı bir uygulama olsa da dişi çekme, ufalama ve törpüleme gibi diş üzerinde yapılan eylemler uzun zamandır Afrika’da gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, bu uygulamanın pek çok örneğinin Batı Orta Afrika’daki insan gruplarının üyeleri arasında gerçekleştirildiğini ve bölgedeki vücut modifikasyonu geleneklerinin uzun geçmişini ve olası sürekliliğini hakkında bir fikir verdiğini de belirtiyor.

Villotte, “Bu arkeolojik alan istisnai olduğundan ve sömürge öncesi Gabon’a dair cenaze törenleri neredeyse bilinmediğinden, bu keşif yapbozun ilk parçası olarak düşünülebilir. Ve bu yapboz tamamlanması çok zor olanlarından gibi görünüyor.”

 

Makale: Villotte, S., Kacki, S., Mounier, A., Mora, P., Espinasse, L., Dempano, J. Z., … & Oslisly, R. (2021). Mortuary behaviour and cultural practices in pre-colonial West Central Africa: new data from the Iroungou burial cave, Gabon. Antiquity, 1-7.

 

www.arkeofili.com

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için