Blog
Homininler 800.000 Yıl Önce Belirli Kaynakları Seçiyordu
Mevcut çalışma başka bir konuya odaklanıyor: Gesher Benot Ya’aqov homininleri, bu üretim dizisinde kullanılan bazaltı nereden ediniyordu?
www.arkeofili.com
800.000 yıl önce yaşayan homininler, alet üretiminin farklı aşamaları için herhangi bir taş yerine belirli bazalt kaynaklarını seçiyordu.

Alan çevresindeki bazalt akıntılarından alınan örnekler. C: N. Goren-Inbar
Taş aletlerin jeokimyasal “parmak izlerini” hem yüzeyde görünen hem de bugün gömülü olan bazalt akıntılarına kadar süren araştırmacılar, bu homininlerin ayrıntılı çevre bilgisine, ileri planlama becerilerine ve kuşaklar boyunca sürdürülüp yinelenen uzun erimli teknolojik geleneklere sahip olduğunu gösterdi.
Yeni bir çalışma, Aşölyen (Acheulian) dönemine ait Gesher Benot Ya’aqov alanındaki erken Orta Pleistosen homininlerinin teknolojik davranışlarına ve hammadde tedarik stratejilerine dair yeni bakış açıları sunuyor. Çalışma; bazalt eserlerin ve yakındaki bazalt kaynaklarının jeokimyasal analizlerini kullanarak alet üretiminde kullanılan hammaddenin nereden geldiğinin izini sürüyor ve erken homininlerin zaman içinde belirgin biçimde değişen bir manzara içinde taşı nasıl seçtiklerini yeniden kurguluyor.
Yaklaşık 780.000 yıl öncesine tarihlenen Gesher Benot Ya’aqov, Aşölyen homininlerin paleo-Hula Gölü kıyılarındaki yinelenen iskanlarını koruyor. Prof. Goren-Inbar’ın yönettiği kazılar; çakmaktaşı, kireçtaşı ve bazalttan yapılmış taş aletler ile ateş kullanımı, bitki kullanımı, hayvan işleme ve balık tüketimine dair kanıtları da içeren zengin bir arkeolojik kayıt ortaya çıkardı.
Bazalt; el baltası ve satır gibi büyük kesim aletlerinin üretimi için özellikle önemli bir hammaddeydi. Önceki çalışmalar, bu aletlerin karmaşık bir indirgeme dizisiyle üretildiğini gösteriyordu: Homininler büyük bazalt levhalar seçiyor, bunları dev çekirdeklere dönüştürüyor, büyük yongalar koparıyor ve ardından bu yongaları iki yüzlü aletlere şekillendiriyordu. Bu süreç; planlama, teknik beceri ve bazaltın özelliklerine dair ayrıntılı bilgi gerektiriyordu.

Gesher Benot Ya’aqov’dan gömülü bazaltın mikroskobik görünümü. C: N. Goren-Inbar
Bazaltın izini kaynağa kadar sürmek
Mevcut çalışma başka bir konuya odaklanıyor: Gesher Benot Ya’aqov homininleri, bu üretim dizisinde kullanılan bazaltı nereden ediniyordu?
Bu soruyu yanıtlamak için araştırmacılar, çeşitli arkeolojik düzeylerden gelen bazalt eserlerinin kimyasal bileşimini analiz etti ve bunları alanın çevresindeki bazalt akıntılarından gelen jeolojik örneklerle karşılaştırdı. Ayrıca Gesher Benot Ya’aqov’da açılan ve bugün yüzeyin altında gömülü bazalt birimlerine erişim sağlayan Eshel Ya’aqov sondaj kuyusundan alınan bazaltı da analiz ettiler. Analizler; ana element, iz element, nadir toprak elementi ve çok değişkenli istatistiksel yöntemleri kapsadı, böylece eserlerin ve olası kaynakların jeokimyasal “parmak izlerini” karşılaştırmak mümkün hale geldi.
Sonuçlar, pek çok bazalt eserin alana son derece yakın, bazı durumlarda yaklaşık 1 kilometre içindeki kaynaklarla eşleştiğini gösteriyor. Bazı eserler ise bugün Gesher Benot Ya’aqov’un altında gömülü olan ve artık yüzeyde görünmeyen bazalt birimleriyle de eşleşiyor.
Araştırmacılar; jeokimyasal parmak izini alanın altındaki derin sondaj kuyularından gelen kanıtlarla birleştirerek bugün artık var olmayan eski bir manzaranın bölümlerini yeniden kurgulayabildi. Bu yaklaşım onlara 780.000 yıl önce homininler için ulaşılabilir olan fakat Şeria Vadisi manzarası tektonik etkinlikle değiştikçe daha sonra gömülmüş ya da aşınmış bazalt akıntılarını saptama olanağı sağladı.

C: N. Goren-Inbar
Alet seçimleri ne ortaya koyuyor?
Bu durum özellikle önemli, çünkü Gesher Benot Ya’aqov, Ölü Deniz Transform Fayı boyunca tektonik olarak etkin bir bölgede yer alıyor. Fay hareketi, çökme, aşınma ve tortu gömülmesi yerel manzarayı zaman içinde yeniden biçimlendirdi. Bir zamanlar homininler için ulaşılabilir olan bazalt akıntıları daha sonra gömülmüş, aşınmış ya da görünen yüzeyden uzaklaşmış olabilir.
Jeokimyasal sonuçlar alet türleri arasındaki farklılıkları da ortaya koyuyor. Dev çekirdekler yakındaki ve gömülü yerel bazalt kaynaklarıyla yakından bağlantılıyken, bazı satırların örneklenen yüzey kaynakları arasında temsil edilmeyen kaynaklardan edinildiği görülüyor. Bu durum, homininlerin elde olan herhangi bir bazaltı toplamadığını; aksine levha boyutu, biçimi, iç yapısı ya da satır üretimine uygunluğu gibi teknolojik gereksinimlere göre belirli kaynakları seçtiğine işaret ediyor.
Çalışma alet türleri arasındaki farklılıkları da vurguluyor. Bazı satırların, el baltalarının ve dev çekirdeklerin çoğu için kullanılan kaynaklardan farklı bazalt kaynaklarından yapıldığı görülüyor. Bu durum özellikle anlamlı, çünkü Gesher Benot Ya’aqov’da yapılan önceki araştırmalar, satır üretiminin özellikle ileri düzeyde planlama ve teknik uzmanlık gerektirdiğini göstermişti.
Bulgular, homininlerin belirli aletlere uygun, özgül niteliklere sahip bazaltı bilinçli olarak aradığına işaret ediyor.
Aynı hammadde seçim stratejileri pek çok arkeolojik tabakada yinelenerek karşımıza çıkıyor. Bu da on binlerce yıl boyunca süren uzun erimli bir teknolojik geleneğe işaret ediyor. Sonuçlar, Gesher Benot Ya’aqov’daki Aşölyen homininlerinin kuşaklar boyunca sürdürülen ve aktarılan ayrıntılı çevre bilgisine sahip olduğunu gösteriyor.
Çalışma; arkeolojiyi, jeolojiyi ve jeokimyayı birleştirerek Gesher Benot Ya’aqov’daki hammadde seçiminin zaman içinde yapılandırılmış ve yinelenmiş olduğunu gösteriyor ve Aşölyen homininlerinin 800.000 yıl öncesinin değişen bir manzarası içinde jeolojik kaynakları planlama, seçme ve kullanma becerisini öne çıkarıyor.
Bulgular, bu Aşölyen homininlerinin “doğru zamanda doğru alet için doğru kayayı” nasıl tanımlayacaklarını bildiklerini gösteriyor ve karmaşık planlamayı ve çevreleriyle derin tanışıklığı ortaya koyuyor.
Makale: Golan, T., Ben Dor, Y. & Goren-Inbar, N. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >