Blog

Tem2

İki Medici Kardeşin Gizemli Ölümleri 500 Yıl Sonra Çözüldü

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik DNAHastalıkMediciRönesansSıtmaZehir



İki Medici Kardeşin Gizemli Ölümleri 500 Yıl Sonra Çözüldü

Zengin ve güçlü Medici ailesinden iki kardeşin, bir söylentinin öne sürdüğü gibi zehirlenmediği; sıtmadan öldüğü, kardeşlerin iskeletlerine yapılan bir DNA analizine dayanarak doğrulandı.

 

www.arkeofili.com

 

Rönesans dönemi Medici ailesinin iki üyesinin kemikleri üzerinde yapılan bir antik DNA analizi, öldüklerinde sıtma taşıdıklarını doğruladı.

 

Araştırmacılar, Giovanni ve Francesco de’ Medici kardeşlerin kalıntılarını sıtma belirtileri açısından inceledi. C: University of Pisa

Zengin ve güçlü Medici ailesinden iki kardeşin, bir söylentinin öne sürdüğü gibi zehirlenmediği; sıtmadan öldüğü, kardeşlerin iskeletlerine yapılan bir DNA analizine dayanarak doğrulandı. Analiz ayrıca; Avrupa’da hastalığın evrimini anlamanın anahtarını taşıyabilecek benzersiz, mutasyona uğramış bir sıtma suşunu da ortaya koydu.

Medici ailesi 15. yüzyılda Avrupa’nın en büyük bankasını kurarak büyük bir güç elde etti. Aile; olağanüstü servetini Rönesans sanatçılarını finanse etmek ve sonunda çok sayıda dük, dört papa ve iki Fransa kraliçesini içeren bir siyasi hanedan kurmak için kullandı.

16. yüzyılda I. Cosimo, büyük dük olarak tüm Toskana’yı ele geçirdi. Ancak 25 yıllık bir süre içinde en az beş aile üyesi yüksek ateşten öldü. Bu durum; çoğu insan sıtmadan öldüklerine inanmasına karşın, bazılarının bir başka aile üyesi tarafından arsenikle zehirlendiğine dair bir söylentiye yol açtı.

Araştırmacılar, 1562’de 19 yaşında, annesi ve küçük kardeşi Garzia ile aynı ayda ölen Kardinal Giovanni’nin ve 1587’de 46 yaşında karısıyla birlikte ölen Büyük Dük I. Francesco’nun kemiklerinden antik DNA çıkardılar.

Büyük Dük I. Francesco’nun ve eşinin neredeyse aynı anda ölmesi nedeniyle, başka bir kardeşin uzun süredir devam eden bir husumet nedeniyle onları zehirlediğine dair bir söylenti dolaştı. Ancak Medicilerin, sıtmanın 20. yüzyıla kadar yaygın olduğu Toskana’nın bataklık ve sazlık bölgelerindeki aile villalarına sıkça uğradığı biliniyordu.

Araştırmacılar her iki Medici kardeşin kemiklerinde de P. falciparum kanıtı buldu. Bu, o dönemin saray hekimlerinin kardeşleri her üç günde bir tekrar eden bir tür yüksek ateş olan ve sıtmanın belirgin bir özelliği olan “tersiyan ateşi” ile hasta olarak tanımlayan raporlarını doğruluyor. Tıbbi raporlar ayrıca kardeşlerin kan alma yoluyla tedavi edildiğini de ortaya koydu.

Çalışmanın ortak yazarı, Pisa Üniversitesi’nden tıp tarihçisi Valentina Giuffra, “Artık bilimsel kesinlikle söyleyebiliriz ki Büyük Dük Francesco de Medici’yi öldüren zehir değil, sıtmaydı” diyor.


1587’de sıtmadan ölen Büyük Dük Francesco de’ Medici’nin mezarından çıkan isim levhası. C: University of Pisa

Ancak antik DNA çalışması iki ek sürpriz daha barındırıyordu.

Büyük Dük’ün kemikleri yalnızca P. falciparum için değil, aynı zamanda insanlarda da sıtmaya yol açan farklı bir parazit türü olan Plasmodium malariae için de pozitifti. Bu da her iki türün de onu ve eşini öldüren şiddetli hastalığa katkıda bulunduğuna işaret ediyor.

Kardinal Giovanni ise yalnızca P. falciparum taşıyordu, fakat onu enfekte eden spesifik suş daha önce bilinmiyordu. Araştırmacılar çalışmada; suşun, antik ve erken modern Avrupa’da bulunanlara benzediğini ama daha önce hiç görmedikleri iki mutasyon taşıdığını yazıyor.

Çalışmanın baş yazarı, Yale Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Alexander Ochoa, “Antik DNA çalışması bize yalnızca geçmişteki bireylerin kalıntılarında sıtma teşhisi koyma olanağı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu durumda Plasmodium falciparum olmak üzere sıtma türlerinin evrimini anlamak için de bir pencere sunuyor. Bu da bilim insanlarının patojenin zaman içinde nasıl uyum sağladığını daha iyi anlamasına yardımcı olabilir” diyor.

Araştırmacılar çalışmada, kardeşlerin taşıdığı sıtma suşları arasındaki evrimsel ilişkiyi belirlemek için kemiklerinin daha fazla analiz edilmesi gerektiğini yazıyor.


Live Science. 1 Temmuz 2026.

Makale: Ochoa, A., Miller, S. L., Reilly, P. F., Fornaciari, G., Fornaciari, A., Riccomi, G., … & Tucci, S. (2026).

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için