Blog
İlahi Figürlerle Bezeli 3.500 Yıllık Elam Miğferi
Bu benzersiz miğfer, bugün İran olan topraklarda yaklaşık üç bin yıl boyunca gelişmiş eski bir uygarlık olan Elam kültürüne ait.
www.arkeofili.com
Bir savaşçı kralın, altın kaplama bir yırtıcı kuş ve tanrıları betimleyen 3.500 yıllık bronz zırhı: Elam miğferi.

Altın varakla süslenmiş bu bronz miğfer, günümüz İran’ında yüksek rütbeli bir savaşçı tarafından giyilmiş olmalı. C: Metropolitan Museum of Art
Bu bronz miğfer, Pers İmparatorluğu bugün İran olan bölgeyi ele geçirmeden önce burada gelişmiş bir uygarlığın eski tanrılarıyla süslenmiş.
Bu benzersiz miğfer, bugün İran olan topraklarda yaklaşık üç bin yıl boyunca gelişmiş eski bir uygarlık olan Elam kültürüne ait. Büyük olasılıkla 3.000 yıldan uzun bir süre önce bir savaşçı kral tarafından takılan miğfer, üç ilahi figürün üzerine doğru süzülen büyük bir yırtıcı kuşla bezenmiş.
Kubbe biçimli bronz miğfer, yaklaşık 21,6 santimetre çapında ve ön kısmında, takan kişinin kaşlarının üzerine gelecek, ince ve oyulmuş bir bölüm var. Özgün halinde, kaşların arasından aşağıya doğru uzanan küçük bir çıkıntı, takan kişinin burnunu örtüyordu. Miğferin kenarını altın kaplı gümüş çiviler çevreliyor. Arkasındaki bronz bir boru ise büyük olasılıkla bir zamanlar bir tüy ya da saç sorgucunu tutuyordu.
Metropolitan Sanat Müzesi’nin koleksiyonunda bulunan miğfer, eski Yakın Doğu’nun en erken uygarlıklarından biri olan Elam kültürünün usta bir zanaatkârı tarafından yapılmıştı. Elamlılar, bugün İran’ın güneybatısı olan topraklarda, Pers Körfezi’nin doğu kıyısı boyunca, kabaca MÖ 2.700’den, MÖ 539’da Pers İmparatorluğu tarafından fethedilene dek varlığını sürdürdü. Elam, Ur ve Babil de dahil olmak üzere komşu Mezopotamya kentleriyle sık sık savaş halindeydi ve arkeologlar, bu kültürün özenle işlenmiş silah ve zırhlarının çok sayıda örneğini buldular.
Met’in koleksiyonundaki eski Yakın Doğu bronz ve demir eserleri üzerine 1988 tarihli bir kitapta arkeolog Oscar White Muscarella, “Ancak özellikle bu miğfer, eski Yakın Doğu’nun betimsel sanatında ya da kazılarda hiçbir benzeri bulunmayan, eski sanatın bir başyapıtı” diye yazıyor. Bu miğferin benzersiz biçimi ve süslemeleri, onu diğer Elam zırhlarından ayırıyor.
Miğferin ön yüzünde altın kaplama üç tanrı var: ikisi kadın, biri erkek. Erkek tanrı, içinden su boşalan bir kap taşıyor. Bu da onun bir Elam su tanrısı olduğunu düşündürüyor. Birbirinin aynısı olan iki tanrıça, boynuzlu başlıklar ve takılar takıyor ve ellerini bir dua jestiyle havaya kaldırıyor. Met’te Yakın Doğu sanatı emeritus küratörü Charles K. Wilkinson’ın, eser üzerine 1965 tarihli bir çalışmasında yazdığına göre, su tanrısının üzerinde dikey konumdaki bir yırtıcı kuş, belki de miğferi takan savaşçı kralın kurbanlarını bekleyen, savaş alanının yırtıcı kuşunu simgeliyor.
Muscarella ve Wilkinson’ın ikisinin de yazdığına göre, miğfer kesinlikle Elam kültüründe yüksek rütbeli biri tarafından takılıyordu ama büyük olasılıkla işlevsel olduğu kadar simgeseldi de. Önemli tanrıların betimleri, büyük olasılıkla eski savaş alanında kötülüğü ve çatışmayı uzak tutmayı amaçlıyordu.
Live Science. 13 Temmuz 2026.


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >