Blog

Tem3

Meksika’da Bulunan Stelde Bir Sıvı İçen İki Figür Var

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Campo ViejoCoatepecMeksikaStelVeracruz



Meksika’da Bulunan Stelde Bir Sıvı İçen İki Figür Var

 Bölge; Mayaların yaklaşık MS 250 ile 900 arasındaki Klasik dönem sırasındaki başlıca topraklarının, yani Yucatán Yarımadası’nın ötesinde.

 

www.arkeofili.com

 

Arkeologların Meksika’da ortaya çıkardığı bu antik monolit, bir ritüelde “kutsal sıvı” alan insanları betimliyor olabilir.

 

 

Kazı alanının en önemli noktalarından biri, büyük ve üzerine oymalar işlenmiş stel. C: INAH

Söz konusu stel, Veracruz eyaletinde büyük, süslü bir platform ve sunu kalıntılarıyla birlikte bulundu.

Meksika’daki arkeologlar, yaklaşık 1.400 yıl öncesine tarihlenen gizemli bir yerleşim keşfetti. Arkeologlar Veracruz’da yaptıkları kazılarda; devasa bir taş platformun kalıntılarını, sıra dışı bir steli ve yanmış mısır gibi ritüel sunular buldular.

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nün (INAH) açıklamasına göre bu alan, Meksika’nın doğu kıyısı yakınındaki Coatepec’te yer alıyor. Bölge; Mayaların yaklaşık MS 250 ile 900 arasındaki Klasik dönem sırasındaki başlıca topraklarının, yani Yucatán Yarımadası’nın ötesinde. Ancak araştırmacılar, yeni keşfedilen eserlerin Maya kültürünü andırdığını söylüyor.

INAH arkeologu Lino Espinoza Garcia, “Bu, benzersiz, daha önce görülmemiş bir buluş” diyor.

Yakınlarda yaklaşık 2.000 yıl önce inşa edilmiş tören platformlarından oluşan büyük meydan gruplarını içeren arkeolojik alan Campo Viejo yer alıyor.


Stel, yapıların altında, yüzü aşağıya dönük olarak bulundu. C: INAH

Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi’nden arkeolog Annick Daneels, “Campo Viejo; bugünkü Xalapa çevresindeki yoğun nüfuslu bir bölgede, döneminin başlıca yerleşimiydi ve net bir yerleşim hiyerarşisi vardı. Körfez Kıyısı ile Orta Yüksek Yaylalar’ı birbirine bağlayan ve Klasik öncesi dönemden itibaren etkileşim eksenleri olarak işlev gören güzergahlardan birinin yakınında yer alıyor” diyor.

Yeni keşfedilen platform yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 12 metre genişliğinde; kaldırım taşları ile inşaatçıların ısıttığı levha taşlarından ve alçı benzeri kireç taşından oluşuyor. Açıklamaya göre, platform çizgiler ve kare şekillerin yanı sıra iki dairesel taşla süslenmiş.

INAH arkeologu Alberto Vázquez Domínguez, “Bu, çok kendine özgü bir yapı. Şimdiye dek diğer antik alanlarla bir bağlantı gösteren herhangi bir kaydımız yok” diyor.

Yükseltilmiş platformun yakınında araştırmacılar; yaklaşık 1,80 metre yüksekliğinde, 1,50 metre genişliğinde ve 25 santimetre kalınlığında oyulmuş bir plaka buldu. Bu tür eserler; hiyerogliflerle ve elitlerin gerçek boyutta portreleriyle oyulmuş bir anıt olan stel olarak biliniyor. INAH arkeologu Mireya Moreno Aguirre, “Stel yüz üstü yerleştirilmişti ve üzerine yapılar inşa edilmişti” diyor.


Stelin üzerindeki oymaların bir çizimi. C: Lino Espinoza Garcia / INAH

Stel bir ritüeli betimliyor olabilir ve özenle giyinmiş iki figürü içeriyor. Espinoza Garcia, “Bir kaseleri var ve bir şey alıyorlar; bunun bir sıvı olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda bu açıkça kutsal bir sıvı; bunun su olduğunu düşünüyoruz” diyor. Oyma, bir kuraklık dönemini anıyor olabilir.

Figürler ne yapıyor olursa olsun, oyma başlı başına bölgede benzersiz. Daneels, “Orta Veracruz için sıra dışı olan şey, karşılıklı oturmuş iki figür içeren bir kompozisyon” diyor.

Araştırmacılar alanda ayrıca; yüksek güçlere sunu olarak bırakılmış olabilecek yanmış mısır parçalarının yanı sıra, gömülü kaplar ve kırık yeşil taş bir boncuk da buldu. Açıklamaya göre her bir parça laboratuvarda analiz edilecek.

Araştırmacılar alanı tam olarak kimin iskan ettiğinden emin değil. Nispeten yakınlarda Totonac topraklarının olduğu; fakat Totonacların Coatepec’te yaşadığına dair kanıt bulunmadığı biliniyor. Uzmanlar; yeni keşfedilen platformun, diğer antik kıyı gruplarına benzer özelliklere sahip, Totonac ve Mayalardan ayrı yerel bir kültüre ait olduğunu öne sürüyor.

Meksika Kültür Bakanı Claudia Curiel de Icaza açıklamada; Meksika’da arkeolojik araştırmalarla gün yüzüne çıkarılan her yapının ve nesnenin, ülkenin derin ve çeşitli kültürel mirasının bir hatırlatıcısı olduğunu söylüyor. Bakan, yakın zamandaki keşfin Meksika’nın geçmişine ışık tuttuğunu ve tarihini korumanın önemini doğruladığını da ekliyor.


Smithsonian Magazine. 1 Temmuz 2026.

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için