Blog

Nis11

Ngogo’daki Ünlü Şempanze İmparatorluğunda ‘İç Savaş’ Çıktı

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  ÇatışmaNgogoPrimatŞempanze Şiddet



Ngogo’daki Ünlü Şempanze İmparatorluğunda ‘İç Savaş’ Çıktı

Birçok primat türünde büyük grupların, kaynak rekabetini azaltmak için küçük topluluklara bölünmesi olağan bir durum.

 

Begüm Bozoğlu - www.arkeofili.com

 

Ngogo şempanze topluluğunda yaşanan tarihi bölünme, eski dostların birer düşmana dönüştüğü ölümcül bir şiddet sarmalını gün yüzüne çıkarıyor.

 

Uganda’nın Kibale Ulusal Parkı’ndaki Ngogo bölgesinde gözlemlenen bir vahşi şempanze. (Fotoğraf: Pixabay/CC0 Public Domain)

Bilim dünyası tarafından bilinen en büyük vahşi şempanze topluluğu kalıcı olarak ikiye ayrıldı. Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma; araştırmacıların, vahşi şempanzelerde ilk kez açıkça belgelediği kalıcı bir bölünmeyi ve bu sürecin ardından patlak veren grup içi şiddet sarmalını konu alıyor.

Bulgular, Uganda’daki Kibale Ulusal Parkı’nda yaşayan ve popüler Netflix belgesel dizisi Şempanze İmparatorluğu’na (Chimp Empire) da konu olan Ngogo şempanzeleri üzerindeki otuz yıllık saha gözlemlerine dayanıyor.

Bölünme şiddete ve ölüme dönüşüyor

Ngogo topluluğu, araştırmanın ilk yirmi yılında oldukça bütünleşik bir yapı sergiliyordu. Bireyler, şempanzelere özgü “bölünme-birleşme” dinamiği gereği esnek alt gruplar veya kümeler arasında hareket ediyor, ama topluluğun genel sosyal bağlarını koparmıyorlardı. Yani bireyler geçici olarak ayrılıyor ve yeniden bir araya geliyorlardı.

Ancak 2015 yılından itibaren ekip, Batı ve Merkez kümelerinin birbirinden giderek kaçındığı bir kutuplaşma sürecine tanık oldu. Bu keskin ayrışma, erkeklerin baskınlık hiyerarşisindeki değişimle aynı zamana denk gelmişti. Üstelik bu, daha büyük topluluğu bir arada tutan “köprü” bireyler konumundaki bazı yetişkin erkeklerin ölümünden sadece bir yıl sonra gerçekleşmişti.


Ngogo şempanze topluluğundaki bölünmenin ardından, yeni kurulan Batı ve Merkez grupları arasında sistematik ve ölümcül saldırılar gerçekleşiyor. (Fotoğraf: The New York Times)

2018 yılına gelindiğinde, bölünme artık tamamlanmıştı. Şempanzeler, kendilerine ait bölgeleri olan iki farklı gruba ayrılmıştı. Bu ayrılığı, Batı grubunun Merkez grubu üyelerine yönelik sistematik ve ölümcül saldırıları izledi. Araştırmacılar, 2018 ile 2024 yılları arasında yetişkin erkeklere yönelik yedi, yavrulara yönelik ise 17 saldırıyı kaydetti.

Teksas Üniversitesi’nde antropoloji doçenti ve çalışmanın başyazarı olan Aaron Sandel’e göre, özellikle dikkat çekici olan şey, şempanzelerin eski grup üyelerini öldürüyor olması. Sandel, yeni grup kimliklerinin, yıllardır süregelen iş birliğine dayalı ilişkilerin önüne geçmiş durumda olduğunu belirtiyor.

Şempanze davranışları ve insan çatışmaları üzerine yeniden düşünmek

Birçok primat türünde büyük grupların, kaynak rekabetini azaltmak için küçük topluluklara bölünmesi olağan bir durum.

Ancak şempanzelerde bu tür kalıcı bölünmeler son derece nadir; genetik kanıtlar bunun yaklaşık her 500 yılda bir gerçekleştiğini gösteriyor. Ngogo’daki durum, Jane Goodall’ın 1970’lerde Tanzanya Gombe’de gözlemlediği olaydan sonra kaydedilen ilk net vaka. Gombe vakası, şempanzelerin insanlar tarafından beslenmesi nedeniyle tartışmalı kalmış olsa da Ngogo’da müdahale edilmemiş doğal bir süreç söz konusu.

Bunu bir iç savaş olarak tanımlamak konusunda temkinli davranan Sandel, Ngogo’da tanık olduğumuz toplumsal kutuplaşma ve kolektif şiddetin, kendi türümüze dair önemli ipuçları sunabileceğini belirtiyor.

Çalışmanın yazarları, bu bulguların insan savaşlarının yalnızca etnik veya dini kimlik gibi kültürel farklılıklarla tetiklendiği hipotezine meydan okuduğu görüşünde. Sandel’e göre; dil, etnik köken veya ideoloji olmaksızın sadece ilişkisel dinamikler böylesine bir kutuplaşmaya yol açabiliyorsa, insandaki kültürel belirteçler bu temel biyolojik dürtünün yanında ikincil kalıyor olabilir.

Çalışma, kişisel yaşamlarımızda toplumsal çatışmaları azaltma potansiyeline sahip olabileceğimize dair dikkat çekici bir notla sona eriyor: “Eğer çatışmanın kökeni bu kadar derindeyse, çözümü de bireyler arasındaki küçük, gündelik uzlaşma ve birleşme eylemlerinde aramalıyız.”


Austin Teksas Üniversitesi. 9 Nisan 2026.

Makale 1: Sandel, A. A., He, Y., Ren, J., et al. (2026). 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için