Blog

Haz9

Notre Dame Katedrali Kazılarında Hangi Eserler Bulundu?

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  KatedralNotre DameParis



Notre Dame Katedrali Kazılarında Hangi Eserler Bulundu?

İkonik Gotik yapının çevresinde planlanan yenileme çalışmaları öncesinde araştırmacılar, Orta Çağ ve Roma dönemine ait tabakalardan geçerek kentin geçmişini titizlikle inceliyor.

 

Begüm Bozoğlu - www.arkeofili.com

 

Paris’teki Notre Dame Katedrali kazılarında Roma sikkeleri, Orta Çağ seramikleri ve kurşun tabutlar gibi yüzlerce eser bulundu.

 

 

 

Arkeologlar, Notre Dame Katedrali’nin ön avlusunda kazı çalışmaları yürütüyor. C: Jean-Baptiste Gurliat / Paris Belediyesi

İkonik Gotik yapının çevresinde planlanan yenileme çalışmaları öncesinde araştırmacılar, Orta Çağ ve Roma dönemine ait tabakalardan geçerek kentin geçmişini titizlikle inceliyor.

Paris’in tam kalbinde yer alan dünyaca ünlü katedral, 2019’daki büyük yangında aldığı ağır hasarın ardından 2024’ün sonlarında kapılarını yeniden ziyarete açmıştı. Şimdilerde ise yetkililer, katedralin çevresine 160 yeni ağaç dikmeyi ve yeraltı otoparkını modern bir ziyaretçi merkezine dönüştürmeyi planlıyor.

Ancak bu adımların atılabilmesi için öncelikle arkeologların yeraltında korunan kent tarihinin kalıntılarını incelemesi ve koruma altına alması gerekiyor. Şehrin arkeoloji departmanından yapılan açıklamaya göre, Ocak ayında başlayan kurtarma kazılarının yaklaşık sekiz ay sürmesi bekleniyor.

Araştırmacılar şu ana kadar, her gün ziyaretçilerin içeri girmek için uzun kuyruklar oluşturduğu bu ikonik Gotik yapının hemen yanı başında, yüzeyin yaklaşık 4 metre derinliğine kadar inmeyi başardılar. Ekip, şimdiden farklı dönemlere ait yüzlerce nesneye ulaştı; bunların arasında yaklaşık 2.000 yıl önceki Roma işgali dönemine tarihlenen buluntular da yer alıyor.

İngiltere’nin Manchester kentinden iki çocuğuyla birlikte katedrali ziyarete gelen 34 yaşındaki Emily Carter, “Bu keşifler Notre Dame Katedrali’nin yeniden nefes aldığını hissettiriyor. Buraya katedrali görmeye geliyorsunuz ama ayaklarınızın altında bambaşka bir şehrin yattığını fark ediyorsunuz. Bu gerçekten çok sarsıcı ve büyüleyici bir duygu” diye belirtiyor.

Notre Dame Katedrali, Seine Nehri’nin ortasında yer alan doğal ve küçük bir ada olan Île de la Cité üzerinde yükseliyor. Katedralin inşası 1163 yılında başlamış ve büyük ölçüde 14. yüzyılın ortalarında tamamlanmıştı. Ancak katedralin o meşhur kulesi göğe yükselmeden çok önce de bu alan köklü bir tarihe ev sahipliği yapıyordu.

Alan, MS 4. ve 5. yüzyıllarda bir Roma yerleşimiydi; 6. yüzyıldan 10. yüzyıla kadar olan süreçte ise Merovenj ve Karolenj dönemlerine ait tahıl ambarı çukurlarına ev sahipliği yaptı. Orta Çağ boyunca ise burası, tek bir sokakla birbirinden ayrılan Orta Çağ evleriyle doluydu. Araştırmacılar bu evlerin mahzenlerinin yanı sıra, o dönemde evsel atıkların ve çöplerin toplandığı lağım çukurlarını da gün yüzüne çıkardılar.


Yürütülen kazılarda, hiç bozulmadan günümüze ulaşmış bir sürahi de dahil olmak üzere çok sayıda eser ortaya çıkarıldı. C: Jeanne Petitbon / Paris Belediyesi

Yürütülen kazılarda; üzerinde kırmızımsı işaretler bulunan Orta Çağ seramik parçaları ve Roma İmparatoru Konstantin’in portresini taşıyan sikkeler de dahil olmak üzere çok sayıda eser ortaya çıkarıldı. Ayrıca hayvan kemikleri, metal parçaları ile hiç bozulmadan günümüze ulaşmış sürahiler ve kupalar da buluntular arasında yer alıyor.

Arkeologlar çıkardıkları her bir nesneyi büyük bir titizlikle temizledikten sonra, ileri düzeyde koruma ve inceleme çalışmaları için kentin arkeoloji laboratuvarına gönderiyorlar. Oradaki uzmanlar eserleri temizliyor, karbon tarihleme yöntemiyle yaşlarını belirliyor ve gerekirse parça parça olmuş buluntuları laboratuvar ortamında yeniden birleştiriyorlar.

Paris arkeoloji biriminde konservatör (koruma uzmanı) olarak görev yapan Lucie Altenburg, “Paris tarihine somut olarak katkı sağlayacak ve fark yaratacak bir proje üzerinde çalışmak bizim için gerçekten çok nadir bir fırsat” ifadelerini kullanıyor.

Yüzlerce koruma uzmanı ve zanaatkar, yangında hasar gören bu tarihi yapıyı restore etmek ve onarmak için beş yılı aşkın bir süre harcadı. Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) Dominique Garcia’nın 2022 yılında belirttiği gibi, bu süreçte uzmanlar “Notre Dame Katedrali şantiyesinin o inanılmaz süreci” sayesinde katedralin mimari özelliklerine ve iç işleyişine dair benzeri görülmemiş bir bakış açısı kazandılar.

Örneğin, üst duvarlardaki, nefe açılan yan geçitlerdeki ve tribünlerdeki taş blokları birbirine bağlayan 800 yıllık büyük demir kenetler (bağlantı elemanları) keşfettiler; bu kenetler, katedralin o zarif ve narin görünümünün ardında aslında ne kadar sağlam ve dirençli bir mühendislik yapısının yattığını gösteriyor.

Kilisenin ana nef zemininde kazı yapan arkeologlar, kurşundan yapılmış iki tabutla da karşılaştılar. Bu tabutlardan biri, 1710 yılında ölen 83 yaşındaki baş rahip Antoine de la Porte’a aitti; diğerinin ise 1560 yılında hayatını kaybeden ünlü Fransız Rönesans şairi Joachim du Bellay olabileceği düşünülüyor.

Ayrıca araştırmacılar, katedralin orijinal 13. yüzyıl mimarisine ait olan ve koro bölümünü neften ayıran dekoratif bir bölme duvarı olan lektorium parçalarını da buldular. Bu parçaların bazılarında orijinal boya izleri hâlâ seçilebiliyor. Yeraltında boyalı heykellerin yanı sıra, 19. yüzyıldan kalma tuğla borulu bir alttan ısıtma sisteminin kalıntıları da gün yüzüne çıkarılan diğer detaylar arasında.


Smithsonian magazine. 3 Haziran 2026.

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için