Arşiv

Çocuk Kitaplarımız

Sare

Strabon

Blog

Tem22

Ölüler Kitabı’nın Farklı Yerlerdeki Parçaları Bir Araya Getirildi

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik MısırHiyeroglifMumyaÖlüler KitabıParşömen

Eski Mısır’ın Ölüler Kitabı’ndaki hiyerogliflerle kaplanmış 2.300 yıllık bir mumya sargısı, uzun süredir kayıp parçasıyla dijital olarak birleştirildi.

 

Yazar: İrem Ersoylu 

Eski Mısır’ın Ölüler Kitabı’ndaki hiyerogliflerle kaplanmış 2.300 yıllık bir mumya sargısı, uzun süredir kayıp parçasıyla dijital olarak birleştirildi.

 

Ölüler Kitabı bölümüne ait bir detay İtalya-Torino’daki Mısır Müzesi’nde bulunuyor. Kitabın bu nüshasındaki sahneler Yeni Zelanda ve Los Angeles’taki parçalarda görülenlere benziyor. C: Art Images via Getty Images

 

Bir bölümün dijital görüntüsü Yeni Zelanda-Canterbury Üniversitesi’ndeki Teece Klasik Eserler Müzesi tarafından online açık kaynaklı veritaban üzerinde kataloglandıktan sonra iki keten parçası bir araya getirildi. Los Angeles-Getty Araştırma Enstitüsü’nden görüntüyü gören tarihçiler, enstitüye ait tıpkı bir yapboz parçası gibi Yeni Zelanda’da yer alan bölümle birbirine uyan bir sargı parçası olduğunu hemen fark ettiler. 

Mısır sanatı uzmanı ve Canterbury Üniversitesi’nde klasikler bölümünde doçent Alison Griffith, “İki parça arasında küçük bir fark var. Ancak sahne ve büyülü sözler anlam taşıyor ve metin bunu tamamen doğru yapıyor.” diyor. “Parçaları uzaktan bir araya getirmek muhteşem.” 

Parçaların her ikisi de, ölülere ölümden sonraki yaşamda rehberlik ettiği düşünülen eski bir Mısır el yazması olan Ölüler Kitabı’ndan sahneleri ve büyüleri betimleyen hiyerogliflerin yanı sıra  hiyeratik ve el yazısı hiyerogliflerini kapsıyor.

“Mısır inancı, ölülerin sonraki yaşamda ve oraya yolculuklarında dünyevi şeylere ihtiyaç duyduğuydu. Bu yüzden piramitler ve mezarlardaki sanat, kendi başına bir sanat değildir. Diğer tarafta ihtiyacınız olan adak, erzak, hizmetçi ve diğer şeyler hakkındaki sahnelerdir.” diyor Griffith.

 

Getty Araştırma Enstitüsü’nde bulunan Ölüler Kitabı’na ait keten parça. C: Dijital görüntü Getty’s Open Content Program

 

Ölüler Kitabı’nın nüshaları mezardan mezara çeşitlilik gösteriyor. Araştırmaya dahil olmayan Mısır’daki Amerikan Araştırma Merkezi’ne (ARCE) göre, kitabın en ünlü görüntülerinden biri ölünün kalbinin bir tüyle tartılması. Cenaze törenlerine “Ölüler Kitabı”nı dahil etme geleneği Piramit Metinleri olarak bilinen yazıtlarla başladı. Bu metinler Eski Krallık döneminin sonlarında doğrudan mezar taşlarına yazıldı. En başında yalnızca Sakkara’ya gömülen kraliyet ailesine sunuluyordu. Britannica Ansiklopedisi’ne göre bilinen en erken Piramit Metni beşinci hanedanın son firavunu Unas’ın (MÖ 2465 ila MÖ 2325 arasında yaşamış) mezarında bulundu.

Ancak inançların ve dini pratiklerin değişmesiyle Mısırlılar, Tabut Metinleri olarak bilinen  sonradan uyarlanmış nüshaları da dahil etmeye başladılar. ARCE’ye göre bu metinler zengin elit sınıf da dahil olmak üzere kraliyet ailesinden olmayan insanların tabutlarına yazılıydı.

ARCE ve Canterbury Üniversitesi’nin açıklamasına göre, Yeni Krallık dönemine kadar (yaklaşık MÖ 1539) ölümden sonraki yaşamın kendine ait Ölüler Kitabı’na gücü yeten herkes için ulaşılabilir olduğu zannediliyordu. Papirüs ve mumyalanmış bedenleri saran keten bezler üstüne yazılıydı.

 

Getty Araştırma Enstitüsü’ndeki Ölüler Kitabı’na ait parçanın büyütülmüş görüntüsü. Yeni Zelanda’daki parça alt köşedeki yırtık kısma uyuyor. C: Dijital görüntü Getty’s Open Content Program

 

Ancak mumya sargılarının üstüne yazmak kolay bir iş değildi. 

Griffith, Canterbury’deki keten parçasından, “Malzemenin üstüne yazmak zor. Bir tüy kaleme ve sabit bir ele ihtiyacınız var ve bu kişi harika bir iş çıkarmış.” diye bahsediyor. Açıklamaya göre resimler sonraki yaşama dair hazırlık sahnelerini gösteriyor; kurban adamak için öküz kesenler; sonraki yaşam için ev eşyası taşıyan adamlar; şahin, aynak kuşu ve çakal dahil olmak üzere nom (Mısır’da idari bölgeler) belirteciyle dört tabut taşıyıcı; her iki yanında tanrıça kardeşler Isis ve Neftis’in bulunduğu cenaze teknesi; ölülerin çakal suratlı tanrısı Anubis’in tasviriyle kızak çeken bir adam. Bu sahnelerden bazıları şu anda İtalya’nın Torino kentindeki Mısır Müzesi’nde bulunan Torino Papirüsü’ndeki ünlü “Ölüler Kitabı” nüshasında mevcut. 

Canterbury’deki keten parçası uzun olsa da, özellikle Getty Araştırma Enstitüsü’ndeki parçayla (dijital olarak) birleştirildiğinde, mumyalanmış bir adamın vücudunu sarmak için kullanılan birçok parçadan sadece biriydi.

Chicago Üniversitesi Doğu Enstitüsü araştırma arşivleri başkanı Foy Scalf  açıklamasında, “Keten parçanız Petosiris adında bir adamın (annesi Tetosiris olan) kalıntılarından koparılan bir dizi bandajın sadece küçük bir kısmı.” diyor.  “Bu parçalara ait bölümler artık hem kurumsal hem de özel koleksiyonlarda tüm dünyaya yayılıyor.”

Scalf, “Cenazesi için böylesine özen gösterip masraf eden Petosiris için bu talihsiz bir kader.” diye devam ediyor. “Ve elbette, bu koleksiyonların ve devam eden koleksiyon uygulamalarımızın kökenleri hakkında her türlü etik sorununu  ortaya çıkarıyor.”

Eserlerin elde edilişinin tarihçesi, parçaların nasıl toplandığı, satıldığı ve dünyada dolaştığına dair ilginin artmasıyla birlikte şimdi, önceki yıllara göre daha fazla inceleme altında. Griffith, aslında daha önce birleştirilen ayrılmış eserlerin izini sürmenin artık müze çalışmalarının bir alt alanı olduğunu söyledi. Canterbury Üniversitesi’ndeki parçanın kökenine dikkat çekti:  

1846’dan 1853’e kadar Mısır’da İngiliz başkonsolosu olan Charles Augustus Murray’in eline geçti ve daha sonra kıdemli bir İngiliz devlet memuru olan Sir Thomas Phillips’in koleksiyonunun bir parçası oldu. Daha sonra 1972’de Londra’daki bir Sotheby’s açık artırmasında üniversite adına satın alındı. 

Ancak Griffith, Canterbury ve Getty parçalarının nasıl ayrıldığının  bir gizem olduğunu söylüyor.

 

www.arkeofili.com

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için