Blog

Şuu9

Orkney’e Yapılan Tunç Çağı Göçüne Kadınlar Öncülük Etmiş

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik DNAGöçGenetikNeolitikOrkneyTunç Çağı



Orkney’e Yapılan Tunç Çağı Göçüne Kadınlar Öncülük Etmiş

Orkney’e Yapılan Tunç Çağı Göçüne Kadınlar Öncülük Etmiş

 

Erman Ertuğrul - www.arkeofili.com

 

Tunç Çağı’nda Orkney’e gelenler çoğunlukla kadınlardı, orijinal Neolitik popülasyondan kalan erkek soylar en az bin yıl daha hayatta kalmıştı.


Araştırmacılar, Orkney adalarının tarihini yeniden yazmak için antik DNA’yı kullandı. C: Graeme Wilson

Uluslararası bir ekip, Orkney adalarının tarihini yeniden yazmak için antik DNA’yı kullandı ve Orkney’in, Erken Tunç Çağı’nda, yerel nüfusun çoğunun yerini alan büyük ölçekli bir göç aldığını ortaya koydu.

Proje, Profesör Martin Richards ve Dr. Ceiridwen Edwards tarafından yönetilen, Huddersfield ve Edinburgh’daki genetik araştırmacılar ile Orkney’de çalışan arkeologlar arasında yakın bir işbirliği sonucu gerçekleşti.

Orkney, arkeolojik mirasıyla dünyaca ünlü. Yaklaşık 5.000 yıl önce, bölgede çiftçiliğin ilk başladığı Neolitik dönemde, son derece etkili bir kültür merkeziydi. Çok iyi korunmuş taş evleri, tapınakları, megalitik anıtları ve Britanya ile İrlanda’ya yayılmış gibi görünen bir çömlek stiliyle, “Britanya’nın eski başkenti” olarak bile anılıyor.

Bununla birlikte, takip eden bin yıl boyunca, Avrupa Tunç Çağ’na girerken, Orkney’in bir şekilde geride kaldığı yaygın olarak görüldü. Etkisi azaldı ve adalar daha izole kaldı. Ancak incelenecek daha az arkeolojik kalıntı olduğu için, bu sefer hakkında çok daha az şey biliniyordu.

Araştırmacılar, arkeolojiyi, kuzeydeki uzak Westray adasında yer alan Links of Noltland bölgesinden Tunç Çağı insan kalıntılarından elde edilen antik DNA çalışmasıyla birleştirerek, şimdi bu dönem hakkında her zamankinden çok daha fazla şey biliyor. Elde edilen sonuçlar, hem genetikçiler hem de arkeologlar için büyük bir sürpriz oldu.

İlk olarak, varsayılan izole kalmışlığa rağmen, ekip Orkney’de Erken Tunç Çağı’nda yerel nüfusun çoğunun yerini alan büyük ölçekli göçler aldığını gösterdi. Yeni gelenler, muhtemelen Hint-Avrupa dillerini ilk konuşanlardı ve kısmen Karadeniz’in kuzeyindeki bozkır topraklarında yaşayan pastoralistlerden türetilen genetik ataları taşıyorlardı.


Orkney’deki kazıların havadan görünümü.

Bu, MÖ üçüncü binyılda İngiltere ve Avrupa’nın geri kalanında olanları yansıtıyordu. Ancak araştırmacılar, Orkney’i oldukça farklı kılan büyüleyici bir fark buldular.

Avrupa’nın çoğunda, Tunç Çağı arifesinde pastoralistlerin yayılımı tipik olarak erkekler tarafından yönetildi ve kadınlar yerel çiftçi gruplarından genişleyen nüfusa çekildi. Ancak Orkney’de araştırmacılar tam tersini buldular. Tunç Çağı’nda buraya yeni gelenler çoğunlukla kadınlardı, orijinal Neolitik popülasyondan kalan erkek soylar en az bin yıl daha hayatta kalmıştı – bu başka hiçbir yerde görülmeyen bir şey.

Bununla birlikte, bu Neolitik soylar, Demir Çağı’ndan itibaren değişti ve günümüzde yok denecek kadar nadir.

Peki Orkney neden bu kadar farklıydı? Links of Noltland’da kazı yapan Orkney merkezli EASE Archaeology’den Dr. Graeme Wilson ve Hazel Moore, cevabın Orkney’deki çiftlik çiftliklerinin uzun vadeli istikrarında ve kendi kendine yeterliliğinde yatabileceğini iddia ediyor; genetik veriler, Neolitik’in zirvesinin zaten erkek egemenliğinde olduğunu gösteriyor.

Neolitik Çağ’ın sonlarına doğru Avrupa çapında bir durgunluk yaşandığında, daha zorlu zamanları atlatmak ve yeni gelenler arttıkça nüfus üzerindeki kontrollerini sürdürmek için benzersiz bir şekilde buraya yerleştirilmiş olabilirler.

Bu, Orkney’in uzun zamandır varsayıldığından çok daha az izole kalmış olduğunu ve yerli erkekler ile güneyden yeni gelenler arasında birçok nesil boyunca uzun bir müzakere dönemi olduğunu ima ediyor.

Huddersfield Üniversitesi’nden projenin önde gelen araştırmacılarından biri olan Dr. George Foody, “Bu, Avrupa çapında MÖ üçüncü binyıldaki genişlemenin tek parça bir süreç olmadığını, daha karmaşık ve bir yerden bir yere değişken olduğunu gösteriyor.” diyor.

Sonuçlar, ekipteki hem arkeologlar hem de genetikçiler için farklı nedenlerle şaşırtıcı oldu: arkeologlar bu kadar büyük ölçekli bir göç beklemiyorlardı. Genetikçiler ise Neolitik erkek soylarının bu kadar süre hayatta kalmasını öngöremediler.

Üniversitenin Evrimsel Genomik Araştırma Merkezi Direktörü Profesör Martin Richards, “Bu araştırma, Avrupa tarih öncesindeki en önemli olaylardan biri olan Neolitik Çağ’ın nasıl sona erdiği hakkında hâlâ ne kadar çok şey öğrenmemiz gerektiğini gösteriyor.” diyor.


University of Huddersfield. 7 Şubat 2022.

Makale: Katharina Dulias et al. 2022.

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için