Blog

Tem1

Paleolitik Dönem İnsanları da Bizim Gibi Yas Tutuyordu

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Arene CandideÖlü GömmePaleolitikYas



Paleolitik Dönem İnsanları da Bizim Gibi Yas Tutuyordu

Uzun süreler boyunca yaşanabilir kabul edilmeyen bu mağara sistemi, belirlenmiş bir mezar alanı olarak görünüyor.

 

www.arkeofili.com

 

Yas ritüellerine dair bilinen en eski kanıt, Paleolitik dönemde yaşamış toplulukların da bizim gibi yas tuttuklarını ortaya koyuyor.

 

İtalya’nın Pegli kentindeki arkeoloji müzesinde bulunan Arene Candide’deki ‘Prens’in kalıntıları. Birini kaybetmek gibi karmaşık duyguları işlemek için sembolik materyaller kullanma yeteneğimiz en az 27.500 yıl öncesine dayanıyor. C: Wikimedia Commons

Yaklaşık 27.500 yıl önce 15 yaşında bir erkek çocuk, bugünkü İtalya’nın Liguria bölgesinde yer alan Arene Candide’de bir ayı tarafından vahşice parçalandı. Saldırı, çocuğun çenesini, boynunu ve sol omzunu yaraladı. Ölüyordu, fakat son anlarında yalnız değildi.

Topluluğu onu bir mağaraya taşıdı, yaralarını sardı ve ölene kadar günlerce yanında kaldı. Ardından onu kırmızı aşı boyasından (doğal bir kil pigmenti) bir yatağın üzerine yatırdı ve gömdü.

Arkeologlar Mayıs 1942’de kalıntılarını gün yüzüne çıkardığında, onu yüzlerce delinmiş deniz kabuğu ve başının çevresinde bir başlık oluşturan geyik dişleriyle, mamut dişi takılarla, dört bezeli geyik boynuzu bastonu ve sağ elinde hâlâ sıkıca tuttuğu bir çakmaktaşı bıçakla bezenmiş halde buldu. Ona “Prens” anlamına gelen “il Principe” lakabını verdiler. Görkemli mezar eşyaları, onun ya yüksek bir statüye sahip olduğuna ya da ona derin bir saygı duyulduğuna işaret ediyordu.

Buzul Çağı yaşamına dair acımasız, izole, “en güçlünün hayatta kalması” üzerine kurulu olan yaygın algı ölüm söz konusu olduğunda bakım ve yasa pek yer bırakmıyor. Ancak “Prens”in mezarı, insanların sevdiklerini anmak için nesneleri ve ritüelleri ne kadar uzun süredir kullandığını gösteriyor.

Ölüler için ayrılmış bir mağara

Arene Candide arkeolojik alanı bu davranışın mükemmel bir örneği. Bu üslupta pek çok mezara ev sahipliği yapıyor ve mağara kullanımı 34.400 yıl önceki Üst Paleolitik dönemden MÖ 6. yüzyıl civarındaki Neolitik döneme kadar uzanıyor.

Uzun süreler boyunca yaşanabilir kabul edilmeyen bu mağara sistemi, belirlenmiş bir mezaer alanı olarak görünüyor. Bu durum, toplulukların aile gruplarının üyelerini hazırlamak ve gömmek için Arene Candide’ye gitmek üzere zaman ayırdığına işaret ediyor.
Topluluk yanlarında aşı boyası getirmiş olmalı. Öğütülmüş ya da bütün halde kullanılan aşı boyasının; tarihöncesinde bakım ve ölüm pratiğinde hem tıbbi hem de simgesel roller üstlendiği düşünülüyor.

Aşı boyası deriye, kemiğe ve taşa bağlanabilir; böylece yıllar boyunca hayatta kalan ve görünür kalan, gösterilen bakımın dayanıklı izlerini bırakır.


İtalya’nın Liguria bölgesindeki Arene Candide Mağarası. Uzun süre yaşanabilir olarak kabul edilmeyen bu mağara sistemi, bir mezarlık alanı olarak benimsenmiş gibi görünüyor. C: Wikimedia Commons

Ölmek üzere olana bakım

Buzul Çağı prensinin maruz kaldığı yaralanmalar ağırdı. İskeleti; boynunda, sol omzunda ve çenesinde hasarı, çene kemiği ve sol köprücük kemiğinin de parçalarının eksikliğini gösteriyor.

Arkeologlar kazı yaparken, olası bir yarayı yakarak kapatan madde olarak bu yaralara yerleştirilmiş aşı boyası parçaları fark etti. Saldırı sırasında topluluğun diğer üyeleri de büyük olasılıkla orada bulunuyordu; aşı boyası gencin hayatını kurtarma girişimi olarak uygulanmış olmalı.

Aynı pigmenti hem bakım hem cenaze töreninde kullanmak; tarihöncesi yaşamın yeni bir yönünü ortaya koyuyor ve bu erken toplulukların bakıma ve ölülerini onurlandırmaya ne kadar derinden değer verdiğini gösteriyor. Bu durum, sevdiklerini hem ölümden önce hem de sonra el üstünde tutma arzusuna işaret ediyor. Hayatta kalmakla tüketilmiş olarak tasavvur etme eğiliminde olduğumuz bir toplum için bu önemli.

Ölüleri bilinçli gömmek

Arene Candide’deki bu ölü gömme hikayesi tek değil. Aynı alanda, “il Principe”nin oraya gömülmesinden yaklaşık 15.000 yıl sonra; uygulamanın sürdüğünü gösteren büyük bir toplu mezar bulunuyor.

İki ayrı olaya bölünen birikim, yine kırmızı aşı boyasıyla lekelenmiş mezarlara gömülmüş bireyleri gösteriyor. Bu kez yanlarında aşı boyasıyla işlemler yapılmış 29’dan fazla yarım çakıl bulundu.

Bu uzunlamasına yassı çakıllar; hepsi benzer biçimde şekillenmiş, bir kumsaldan alınmış ve mezarlarda bulunan aynı aşı boyasıyla değişen düzeylerde lekelenmiş. Bunların, cenaze ritüellerinde pigment uygulayıcısı olarak işlev gördükleri düşünülüyor.

Arkeologların yaptığı deneyler, bu çakılların kazara ya da alet yapımının bir yan ürünü olarak kırılmadığını belirledi. Temiz ve eşit yarımlar; bir yarısı gömülen bireylerin yanında bırakılmış olan kasıtlı bir kırılmaya işaret ediyor.

Kişinin ölümüne yönelik bir mecaz olarak kırıldığı düşünülen çakılların; bedenlerin yanında bırakılmayan diğer yarımları hiç bulunmadı. Olası bir açıklama; topluluğun, tıpkı bir hatıra eşyası gibi, ölülerini anmanın bir yolu olarak diğer yarımları yanlarında tuttuğu.

Bu mezarlar bize yas hakkında ne anlatıyor?

Bu mezarlar; insanların uzun süredir ölümün gerçekliğini kabul etme ve ondan sonra bağları canlı tutma yollarını bulduğunu gösteriyor.

Aşı boyası kullanımının 15.000 yıl boyunca yinelenmesi; bedenler ve ölüm hakkında derin, kültürel olarak yerleşik bir düşünme biçimine işaret ediyor. Her ölüm farklı bir olay olsa da bireysel hikayeler, başkalarının tanıyabileceği ve katılabileceği ritüel pratiklerle iç içe geçiyor.

Bu tür bir yas, toplulukları ortak bir sürecin etrafında bir araya getiriyor.

Birini kaybetmek gibi karmaşık duygularla başa çıkmak için sembolik materyalleri kullanma yeteneğimiz en az 27.500 yıl geriye uzanıyor. Bugün bu uygulamalar aynı görünmüyor olabilir fakat kaybı somut ve dayanılır kılma gibi aynı temel amaca hizmet eden birçok uygulama yapıyoruz.


The Conversation. Layla Tiseo.  22 Haziran 2026.

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için